Kadınlara üzülmek mi, kızlara doğru mesaj vermek mi?

Bugün Dünya Kadınlar Günü ya, bir sürü medya kuruluşu, kadınların iş ve sosyal hayatta uğradığı ayrımcılığa dair haberler yapacak.

“İş dünyası erkeklere ait gibi algılanıyor. Doğru değil bu. Çünkü ben elimden gelenin en iyisini yaparsam, hayatta başaramayacağım hiçbir şeyin olmadığı öğretisiyle yetiştirildim. Bir kadın olarak hiçbir zaman hayata dezavantajlı başladığım inancıyla hareket etmedim.”

Bunu söyleyen kadının adı Demet İkiler.

Türkiye’de başarılarla dolu geçen yıllardan sonra GroupM Avrupa, Ortadoğu ve Afrika CEO’luğuna atandı 10 gün önce.

27 ülkenin yöneticiliğini üstlenecek, 16 bin çalışandan sorumlu olacak, 18 milyar dolarlık bir portföyü yönetecek.

Bir isim, geneli göstermez diyenler çıkacaktır.

Serpil Timuray, Vodafone Grubu Dünya İcra Kurulu Üyesi uzun zamandır.

İki örnek yetmez diyene, Güler Sabancı diyeceğim, ona da bir kulp bulacak anlamak istemeyen.

Kadınların uğradığı ayrımcılıktan söz ederek, istatistiki bilgiler paylaşarak sorunun sadece farkına varabiliriz.

Oysa sorunu çözmenin yolu, kız çocuklarını büyütürken onlara doğru mesajları vermekten ve en az bir erkek çocuk kadar donanımlı yetişmesini sağlamaktan geçiyor.

Kadınlara üzülmek mi, kızlara doğru mesaj vermek mi


A Milli Takım Roma’ya gidecek mi?


12 Haziran’da Avrupa Futbol Şampiyonası açılış maçını oynayacağız İtalya ile.

Maç, Roma Olimpiyat Stadyumu’nda oynanacak.

İtalya’nın kuzeyinde başlayan koronavirüs salgını Roma’ya ulaştı.

Kamptı, antrenman süreciydi derken, hem bizim Milli Takımımız hem de diğer ülkelerin milli takımları büyük risk altına girecek.

Avrupa Şampiyonası gibi büyük bir organizasyonda maçlar seyircisiz oynanmaz.

Ya şampiyona iptal edilecek ya da ev sahibi 12 ülkeden, koronavirüs görülmeyen kalırsa, tüm organizasyon oraya kaydırılacak.

Nereden bakarsanız bakın, dünya hiç alışık olmadığı bir dönem yaşıyor 2020’de.

Futbol da bu durumdan payını alıyor ve görünen o ki daha da alacak bu gidişle...

Rakamlarla koronavirüs...

290 milyon:290 milyon:13 ülkede, okula gidemeyen öğrenci sayısı.1.1 trilyon dolar:Oxford Economics’e göre salgının dünya ekonomisine toplam zararı.63-113 milyar dolar:Havacılık sektörünün uğrayacağı kayıp rakamı...

Eksi 15.4:Alman otomotiv sektörünün ihracat beklentisi7 milyar dolar:Çin’den Türkiye’ye kayması beklenen siparişlerin toplam tutarı.Eksi 0.5:Avrupa’da koronavirüs salgını merkezi olan İtalya’da 2020 için revize edilen büyüme oranı.820 bin:OPEC’in petrol fiyatlarındaki düşüşü durdurmak için azalttığı varil üretim sayısı.Globalleşmenin gözü kapalı savunucuları, o “global köy” dediğiniz dünya ne kadar savunmasızmış, değil mi?

Diploma fetişizmine ilaç niyetine...

Bitirdiği üniversitenin adını beğenmediği için yurt dışında ünlü üniversitelerde iki üç haftalık kursa giden ve o üniversitenin adını CV’sine yazan çok insan gördüm.

Anadolu Üniversitesi mezunu bir adam var hayatımızda, adı Bülent Yar.

İş dünyasının CV’sinin süslü olmasıyla değil, yaptıkları ve yapamadıklarıyla ilgileneceğini çok erken fark etti.

Sonra, çok çalışarak, işine odaklanarak, Z Kuşağı dahil çalıştığı ve birlikte iş yaptığı herkesi anlamayı görev edinerek kariyer basamaklarının zirvesine tırmandı.

Hani ustalar, kalfalarından mutlaka bir sır saklarlar ya, aksine “Kader Gayrete Aşıktır” diye kitap yazdı Bülent Yar, insanlara ve özellikle de gençlere tecrübelerini aktardı.

Şimdi Türkiye’de, reklam sektörü dendiğinde, akla gelen ilk isimlerden biri olan Bülent Yar’ın varlığı, kâğıda değil, insanın içindeki cevhere bakma gerekliliğini
hatırlatıyor bize...