Sen ‘geber’me sakın...

Sen geberme sakın...

Hani yıllar önce “Yaşlılarla çalışmak, bir süre sona eriyor” diye mutlu olmadığını söylemiştin ya,

Yaşlan ve yaşlılarla çalışmaktan mutlu olan idealist insanların bakımına muhtaç ol, onların her iyi davranışında utan, utanabilirsen...

Sen geberme sakın...

Bir “geber” mesajına milyonlarca ağızdan “Sen geber” dileği çıktı ama sen sakın geberme.

İnsan içine her çıktığında, acaba beni tanırlar mı, acaba yüzüme tüküren biri olur mu, korkusuyla yaşa.

Sen ‘geber’me sakın...



Salgın bitince mutlaka olacaklar

Evde ekmek yapma modası bitecek. Alınan ekmek yapma makineleri ya ikinci el pazarına düşecek ya da dolapların ücra köşelerine kalkacak.

Uzunca bir sürü kimse “Pazartesi sendromu” lafını ağzına almayacak.

Boşanma avukatları ve diyetisyenler, meslek hayatlarının en yoğun dönemini yaşayacaklar.

Evlerde stoklanan, başta ton balığı olmak üzere konserve ürünler ihtiyacı olanlara verilecek.

Diziler mayıs sonu sezon finali yapmayacak.

Bu kadar adamla da sistem yürüyormuş diyen bir grup patron, çok sayıda insanı işten çıkaracak.

Hep ölüme yatırım yaparsan...

1957’de hidrojen bombası yaptılar, bugün 215 nükleer silaha sahipler.

Sen ‘geber’me sakın...


832 savaş uçağı ve iki uçak gemileri var.

Nükleer denizaltı sayıları 11, Kasım 2018’de 2.5 milyar poundluk daha sipariş verdiler.

Üç hemşirenin, malzeme olmadığı için çöp poşeti giyerek koronavirüs hastalarına baktığı İngiltere’ye ait bu tablo.

Sadece İngiltere değil, tüm dünyada silaha ayırılan bütçe sağlığa ayırılanın kat ve kat üzerinde.

İnsanları öldürmek için harcanan paranın insanı yaşatmak için harcanmadığı bir dünyada bize diz çöktüren şey koronavirüs değil aslında...

Avrupa’nın koronavirüsten büyük sorunu

Bir otomobil fabrikasında üretim bir süre durabilir, sonra yeniden başlar, maddi zarar olur ama yaşamı birinci derecede etkilemez.

Oysa tarım sektörü durdu mu, yaşam birinci dereceden etkilenir, kıtlık dahil bir sürü sorun çıkar.

Ne toprağa tohum atma takviminin telafisi olur ne de hasat edilmeyen ürün tarlada bozulmadan durur.

Her sene sadece Bulgaristan’dan 350 bin tarım işçisi İspanya’ya, 600 bin tarım işçisi Almanya ve İngiltere’ye gidiyor.

Yine binlerce işçi de Fransa, İtalya ve Yunanistan’da çalışıyor.

Geçici tarım işçisi pazarı öyle sert bir pazar ki Belçika saatine 9.80 euro ödüyor, bu rakam İtalya’da 8.60, Almanya’da 8.5 euro.

Şimdi işçiler Avrupa’ya geçemiyor ve bir sürü ülke gençlerini ve gönüllülerini tarlalarda çalışmaya davet ediyor.

Tablo sıkıntılı zira ülkelerin koyduğu ihracat yasakları nedeniyle parayı verip, istediğini almak kolay olmayacak bu dönemde.

Türkiye’de, İçişleri Bakanlığı, mevsimlik tarım işçilerini sokağa çıkma yasağından muaf tutarak önemli bir sorunu giderdi.

Ancak düşen et ve süt talebi nedeniyle zor durumda olan hayvancılık sektörü adına da Et ve Süt Kurumu’nun devreye girmesi hatta alım garantileri vermesinde büyük fayda var.

Evden 23 Nisan Şenliği

TRT bu sene mecburen değişik bir 23 Nisan Şenliği hazırlıyor.

Tüm çocuklardan şiirlerini okuyup, şarkılarını söyleyip, gösterilerini yapmalarını, sonra da çektikleri videoyu kurdukları internet sitesine yüklemelerini istiyor.

O çekilen görüntüler 23 Nisan’da TRT Çocuk’ta gün boyu, TRT 1’de de özet olarak yayına gelecekmiş.

Çocukları bayramsız bırakmama fikri çok hoşuma gitti, siz de duyun istedim.