Özay Şendir

Özay Şendir

ozay.sendir@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Pazar günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yunanistan Başbakanı ile buluştuğu saatlerde,

Yunanistan’ın ana muhalefet partisi Siriza açıklama yaptı, Türkiye ile diyalog kanallarının açık olmasına destek verdi.

Anketlerde 3. sırada çıkan PASOK’un yeni Genel Başkanı Nikos Androulakis, “Türkiye uluslararası hukuka saygı duysun ve Mavi Vatan hikâyesinden vazgeçsin” dedi, Yunanistan Komünist Partisi de buluşmaya NATO pazarı açısından baktı, Mavi Vatan söylemlerinin sürdüğüne dikkat çekti,

Ana muhalefet partisi CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’ndan pazar günü ajanslara düşen bir açıklama olmadı.

Haberin Devamı

İyi Parti’den açıklama gelmedi, İsrail’le ilişkilerle ilgili olarak açıklama yapan Vatan Partisi’nden de ses çıkmadı.

Eski Dışişleri Bakanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu o gün İzmir’de konuştu, Millet İttifakı’nın yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.

2023 seçimlerine geldiğimizde Türkiye ile Yunanistan’ın sorunları çözülmüş mü olacak? Atina’nın kara sularını 12 mile çıkarma kararını “savaş sebebi” sayan TBMM kararı ortadan kalkmış mı olacak?

Geçmişte Kemal Bey’den Mavi Vatan teziyle ilgili olarak “Sosyalist Enternasyonal”deki üye partilerin başkanlarına, “Türkiye’nin Ege’deki haklarından vazgeçmeyeceğiz” diye mektup yazmasını rica etmiştim.

Kemal Bey, Mavi Vatan tezini beğenir ya da eleştirebilir ama ilgisiz kalma lüksüne sahip değil.

Yunanistan’ın iktidara gelme şansı olmayan partileri bile Türkiye ile ilişkilere dair cümleler kurarken, Türkiye’de iktidar arayışında olan partilerin sessizliği anlaşılır bir durum değil.

Ucuz pazarlamacı Musk, şair Süreya

1989 yılında, Cemal Süreya, Başbakan Özal’ı, Kadıköy eski iskele önünde birlikte intihar etmeye davet etmişti.

Muzaffer Buyrukçu ve kendi adına yazdığı intihar davetini “Ülkemiz sizden kurtulsun, biz de bir işe yaramış olalım” diye bitirmişti ünlü şair. 2022 yılında global pazarlamacı Musk, Rusya Devlet Başkanı Putin’i sosyal medya üzerinden teke tek dövüşe çağırdı.

Altına da bahisler Ukrayna için diye yazdı.

Süreya gibi şairler ülkeleri için canlarını ortaya koyarlar, Musk gibi global pazarlamacılar, olsa da olmasa da reklam yapmalarını sağlayan önerilerde bulunurlar.

Haberin Devamı

Şairlerin giderek azaldığı, global pazarlamacıların arttığı bir dünyada yaşamak ne kötü...

Bu saçmalığın bir açıklaması var mı?

11 Mart Cuma gecesi İzmir’de Can Bonomo ve Mabel Matiz konserleri vardı.

Yine aynı gece Amy Winehouse’u ölüme götüren olayları anlatan müzikal oyun “Bana Amy de” oyunu sergilendi.

12 Mart Cumartesi gündüz saatlerinde, İzmir’de tam 37 amatör küme futbol karşılaşması oynandı.

Yine aynı gece İzmir’de Mor ve Ötesi konseri vardı.

Bunlar aklımızda dursun ve devam edelim, yaşadığı süre boyunca, eşi, Beyoğlu Muzaffer Bey’in “Halide şekerim” diye seslendiği Halide Gençalp 96 yaşında vefat etti.

Üç hafta kadar önce koronavirüsle başlayan hastane mücadelesi 11 Mart günü sona erdi.

Oğullarından biri, son yolculuğunda, İzmir’den Alaçatı’ya kadar annesiyle cenaze aracında gitmek istedi, almadılar.

Kırk yıllık gelini, anne bildiği kadının üzerine bir tas su dökmek istedi, izin vermediler.

Haberin Devamı

Cenazesi onlarca yıl yaşadığı evinin önünden geçemedi, camide namazı kılınamadı.

12 Mart Cumartesi gecesi, İzmir’de ve Alaçatı’da eğlence mekânlarının tıklım tıklım dolduğu saatlerde Halide Gençalp’in evinde, sadece torunları Yasin okuyabildi.

Bu nasıl bir salgın yönetimi ki sahada, eğlence mekânlarında bir şey olmuyor ama cenazelere yasak geliyor?

İzmir İl Müftülüğü, İzmir Valiliği, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, bu saçmalığın, bu garabetin bir açıklaması var mı sizde?

‘Bize de yaptırım uygulayın’

Ukrayna savaşı nedeniyle tüm fast food restoranları ve kahve dükkânları kapanan Rusya’da ister istemez sağlıklı bir nesil yetişeceğine dair espri sosyal medyada çok dolaştı.

Espriye güldük ama kahve bağımlılığı yaşının 11’e düştüğü gerçek.

Çocukları, dışarıya diye AVM’lerin fast food restoranlarına götürdüğümüz ve küçük yaş obezite oranımızın katlanarak arttığı da doğru.

Sofra ekmeğine tuzu azaltmayı akıl edebilen biz, nedense restoranlarda tat verici Çin tuzunu yasaklamayı akıl edemiyoruz bir türlü.

Şaka bir yana, sağlıklı bir nesil yetişmesi için illa bir ülkeyle savaşa girip, yaptırımlarla mı karşılaşmamız lazım?