Para dediğin nedir ki?

Kanser hastasının ilacını kesmekle, memura yüzde 25 zam teklif etmekle bu memleket kurtulmayacak. Tavuk kesme vergisi ise yetersiz kalacak, aklıma gelen şeyler var, örneğin, her gün sokağa çıkanlardan ayakbastı parası alsak, ayrıca bu vergiden kaçırmak için sokağa çıkmayanlar olabileceğini düşünerek balkon veya pencereye çıkanlardan hava aldı parası kessek, ne dersiniz? Nerede görülmüş bedava yol, bedava hava. Bir bizde kaldı. Aslında düşündükçe akla buna benzer mantıklı vergiler de gelmiyor değil. Örneğin, evinin camından sokak görünüyor ise manzara vergisi alınabilir, vergiden kurtulmak isteyen camını siyaha boyasın, sonra akla en yatkın olanı ürogenital sistemlere takılacak bir sayaçla günlük üretilen ve deşarj edilen ürik asit ölçülüp çiş vergisi alınabilir. Bunlar ilk etapta aklıma gelenler. Düşünsem daha neler çıkarırım neler, yeter ki, bu parlak fikirleri değerlendirecek zeki, çalışkan, müteşebbis, ileriyi gören, halkı düşünen yönetici kadrosu olsun. Zaten ülkenin zenginliği vatandaşın elindeki parayla ölçülmüyor ki, vatandaşın parası elinin kiri, önemli olan Maliye'nin elindeki para, Allah bu paraları seve seve harcayacak vatansever yöneticiye zeval vermesin, her şeyimiz onlar için. tamerheper@host.com Bu memleketin kalkınması için elinden geleni yapan, hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan idari kadro ve bürokrata nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Muasır medeniyetler seviyesine ulaşmamız için gecesini gündüzüne katan bu zevata akıllarına gelmediğini sandığım bir teklifim var, iyi değerlendireceklerini umarım.