Teknoloji Bolu’da pişiyor!

9 Aralık 2019

Arçelik'in Bolu'daki pişirici cihaz fabrikasında bir de deneyim mutfağı var. Aşçılarıyla ünlü Bolu'daki bu mutfakta 'pişenler' 5 kıtaya yayılan ürünlerin teknolojisine ilham veriyor

Günümüzde yenilikçi teknolojiler hayatı kolaylaştırarak zamandan kazandırıyor. 14 dakikada çamaşırları yıkamak, 30 dakikada kurutmak mümkün. Bulaşık makineleri akıllı ölçüm teknolojisiyle deterjan miktarını kendi belirleyerek tek dolumla bir aya kadar yıkama imkanı sunuyor. Üstelik elde yıkamaya göre 2 kata kadar enerji, 13 kata kadar su tasarrufu sağlıyor.  Buzdolaplarında sebze ve meyveleri ilk toplandıkları tazelikte muhafaza edebilmek mümkün. Pişirme teknolojileri ise profesyonel şefleri adeta mutfağınıza getiriyor. Otomatik tarif veren akıllı fırınlar pişirmenin her aşamasında kılavuzluk ederken, pişirme deneyiminize uyum sağlayan ocaklar tencere boyutuna göre şekilleniyor. Mutfakta cihazlar birbiriyle konuşuyor, siz toplantıda iken yemeğinizi pişiriyor.

Yenilikçi fikirler

Geçen hafta Arçelik’in Bolu’daki deneyim mutfağı The Kitchen’ı ziyaret ettim. Dijital dönüşümün mutfağa nasıl yansıdığını gözlemleme imkanı sunan mekan ile ilgili bilgileri Arçelik’in Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Yalım Uzun anlattı. The Kitchen’da ortaya çıkan inovatif fikirlerle geleceğin mutfak teknolojilerini şekillendirdiklerini aktaran Yalım sözlerini şöyle açtı: “2018’de kurulan the Kitchen’ı 2 bin kişi ziyaret etti, 100 etkinlik gerçekleştirdik. 3 profesyonel şef ile “Kitchen Talks” programı yaptık. Profesyonel şeflerden ve pişirme deneyimi gerçekleştiren tüm ziyaretçilerden, kullanıcılardan alınan geri bildirimler ve iç görüler marka yol haritası – pişirme sürecinde girdi olarak kullanıldı, yeni ürün fikirleri yaratıldı.”

Lüks değil ihtiyaç

The Kitchen’daki ürünlerin hepsi yüksek teknolojili, yüksek enerji verimliliğine sahipti. Bu tarz ürünlere yönelik olarak çalışılan teşvik ile ilgili görüşlerini ise Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu şöyle anlattı: “Devlet tarafından regüle edilsin ya da edilmesin tüm tüketicilere enerji verimliliği yüksek ürünler sunuyoruz. Türkiye’ye sağladığı katkıyı anlatıyoruz. Enerji verimliliği yüksek ürünlerin ÖTV’den muaf tutulması gerekiyor. Beyaz eşya lüks tüketim değil, hayatın içinde yer alan ürünler.”

5 kıtaya ihracat

Arçelik Bolu Pişirici Cihazlar İşletmesi, 1981’de üretime başladı. 2 bin 500 kişiye iş sağlıyor. Yerel 22 yardımcı sanayi ile çalışılıyor. Dolaylı istihdam ile birlikte, Bolu özel sektör istihdamının yüzde 20’sini oluşturuyor.

Yazının devamı...

İtalyanlar Urfa’nın tadını aldı

2 Aralık 2019

Göbeklitepe yılı vesilesiyle İtalyanlara Şanlıurfa’yı tanıtmayı amaçlayan Yıldız Sarayı Vakfı’nın davetiyle kente gelen yabancı turizmci ve yazarlar Adem’le Havva’nın atmosferini yaşadı

Urfa’da, İstanbul Havalimanı’nı işleten İGA’nın desteği ile gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında; Göbeklitepe’yiziyaret ettik, sergi açılışına katıldık.

Dünyanın en eski yerleşim bölgesi Göbeklitepe’yi ziyaret ettik. Yıldız Sarayı Vakfı’nın davetiyle Urfa’ya gelen İtalyan konukların yanı sıra akademisyen ve iş insanları da eşlik etti gezimize. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Göbeklitepe yılı ilan ettiği 2019 bitmek üzere. Gezi bu anlamda geçen bir yılın bilançosu gibiydi. Göbeklitepe’nin keşfiyle artan farkındalık sayesinde Urfa’ya gelen turist sayısı 2.5 milyona ulaşmış. “Göbeklitepe: İnsanlık Tarihi Yeniden Yazılıyor” adıyla Yıldız Sarayı Vakfı tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği ve Yunus Emre Enstitüsü paydaşlığında yürütülen proje de İtalya İle Türkiye arasında köprü oldu.

Önce Roma

Yıldız Sarayı Vakfı Başkanı Zeynep Karahan Uslu, bizlerle, önce İtalya’da yaptıkları etkinlikleri paylaştı.

Proje kapsamında geçen ay Roma’da uluslararası üne sahip Türk ve İtalyan fotoğraf sanatçıları İzzet Keribar ve Francesco Cicconi’nin Göbeklitepe fotoğraflarından oluşan bir fotoğraf sergisi açıldı, kazılarda çalışan arkeologların yer aldığı paneller, Klasik Batı müziği ve Urfa ezgilerinden oluşan konserler gerçekleşti.

Kitabı da çıktı

Yazının devamı...

İSTANBUL HATIRASI

18 Kasım 2019

MARKA Konferansı, 20'nci yılını, dünyanın en eski markalarından biri olan İstanbul'a adıyor. Amaç, İstanbul markasını klişelerden uzak, çok yönlü yaklaşımla yeniden hatırlatmak

Dünya kurulduğundan beri var olan kaç şehir var? Çağlar boyu bütün hükümdarların “Keşke benim olsa” dediği... Binlerce kilometre ötede, başka bir memlekette sokakta fotoğrafını gösterdiğinizde insanların tanıdığı... Yüzlerce şarkının, şiirin, hikayenin adandığı... Yazının geri kalanını okumadan herkes buna “İstanbul” cevabı verir. Doğru! İşte bu bir şehrin marka olması demek. Şimdi bu markanın daha da güçlenmesi için kollarını sıvayanlar var.

20 yıldır Yürekli Konferansları tarafından düzenlenen ve kendisi de bir sürdürülebilirlik ve marka hikayesi haline gelen, iş ve fikir platformu MARKA Konferansı, Yapı Kredi World ana sponsorluğunda, 18-19 Aralık’ta, Çırağan Palace Kempinski’nin saray binasında büyük bir katılımla gerçekleşecek. 20’nci yılını, Türkiye’nin en değerli markası İstanbul’a adayan MARKA Konferansı’nda bu yıl tüm markalara, iş liderlerine, kanaat önderlerine ve sivil toplum kuruluşlarına İstanbul markasının dünyadaki algısını hak ettiği noktaya yükseltme hamlesi için çağrı var.

Sorumluluğumuz var

Yürekli Yönetim Kurulu Başkanı, MARKA Konferanslarının kurucusu Ayşegül Yürekli Şengör, “İş dünyasının en güçlü platformlarından biri olan MARKA Konferansı’nın 20’nci yılında çok değerli ve anlamlı bir çıktı yaratma sorumluluğumuz olduğuna inanıyorum. Bu yüzden, var olduğu günden beri İstanbul’dan ilham alan, cesur, kozmopolit, dinamik, renkli, yenilikçi, farklı görüş ve inançları kucaklayan karakteriyle İstanbul’a çok benzeyen MARKA Konferansı, bu yıl İstanbul markası için bir sıçrama tahtası olmayı hedefliyor” diyor.

Ayşegül Yürekli Şengör, aynı zamanda dünyada modern lüks halı segmentinde çağdaş halının değerini yükselten Stepevi’nin ve Step Halıcılık’ın kurucu ortağı. Şirketin NewYork, Paris, Londra, Milano, Münih, Dubai deki satış noktalarının ve tüm yurtdışı operasyonunun aktif üst düzey yöneticisi aynı zamanda...

Dişi bir şehir

Yazının devamı...

90 bin kişilik aile plastiği azaltıyor

11 Kasım 2019

Koç Topluluğu, tek kullanımlık plastik tüketimine 2020 sonuna kadar son vermeyi taahhüt etti. Toplam 90 bin kişinin istihdam edildiği topluluğun bu adımının geniş kitlelere yayılması bekleniyor

İklim değişikliği ile birlikte en önemli çevre sorunları arasında gösterilen plastik kullanımı küresel bir meseleye dönüştü. 2016’da plastik üretimi yıllık 396 milyon tona ulaşırken, bu rakam dünya üzerinde her bir insan başına 53 kilogram plastiğe karşılık geliyor. Günümüzde, çevreyi ve insan sağlığını tehdit eden plastik atığın neredeyse yarısından fazlasının tek kullanımlık ve son 20 yılda üretilmiş olması ise dikkat çekiyor.

Koç Holding, ana sponsoru olduğu İstanbul Bienali ile bir kez daha gündeme gelen bu küresel sorunun çözümüne yönelik kararlılığını CEO Levent Çakıroğlu’nun açıkladığı taahhüt ile ortaya koydu. Çakıroğlu, “90 bini aşkın çalışma arkadaşımızın yer aldığı tüm Koç Topluluğu kuruluşlarında 2020 sonuna kadar tek kullanımlık plastik tüketimine son vereceğimizi taahhüt ediyoruz” dedi.

Şeffaf süreç

Koç Holding’in ana sponsorluğunu üstlendiği İstanbul Bienali bu yılki temasını okyanuslarda yüzen devasa atık yığınına bilim çevrelerinin verdiği isim olan “Yedinci Kıta”dan aldı.

Önümüzdeki 1 yıl içinde bu taahhüdü gerçekleştirmeye yönelik bir dizi çalışmayı aynı anda başlatacaklarını belirten Çakıroğlu şöyle devam etti: “Öncelikle tek kullanımlık plastiklerin yerine kullanılabilecek alternatifleri belirleyecek, yeniden kullanımı ve geri dönüşümü artıracağız.”

‘Bu daha başlangıç’

Yazının devamı...

Ev alma zaman al!

4 Kasım 2019

Merkeze uzak müstakil ve büyük evlerden merkezdeki pek çok imkânı bünyesinde barındıran konutlara yönelim olduğunu söyleyen gayrimenkul uzmanı Songül Toprak Özsan, zaman yönetiminin öneminin arttığını vurguluyor

Yaşadığımız çağda gelir düzeyi ne olursa olsun herkesin yoksunluğundan yakındığı tek bir şey var: Zaman! Hele bir de metropolde yaşıyorsanız, trafiğiydi, kalabalığıydı derken en basit faaliyetleri yapmak bile sihirbaz olmayı gerektiriyor. Düşünün, bir şirketin genel müdürüsünüz. Şehrin merkezindeki plazada bulunan ofisinizden çıktınız, arabanıza bindiniz. Planınız 15 kilometre doğudaki spor salonunda bir saat egzersiz yapıp 30 kilometre kuzeydeki evinize gitmek... Normalde bütün bunları iki saat içinde yapıp akşam yemeğine yetişmeniz gerekir. Ancak bir metropolde kimi zaman 15 kilometre ötedeki spor salonuna gitmek bile iki saati bulabilir!

İlk kriter

Her adımdaki ilk kriterimiz zaman artık. Bu da hemen her şeye yön veriyor. Piyasalara bile!.. Bunların başında da gayrimenkul piyasası geliyor. Sektörün önde gelen isimlerinden Songül Toprak Özsan, “Zaman tüm trendlerin belirleyicisi” diyor. Uluslararası gayrimenkul danışmanlığı zinciri Remax’in Türkiye’deki önemli halkalarından birini yöneten Toprak ile sektördeki son gelişmeleri konuştuk.

Sadeleşiyoruz

Emlak piyasasında trendler ne yönde?

Detoks yönünde! Yemek detoksu yaparız ya. Evlerde de artık sadelik, basitlik moda. Günümüz insanının hali kalmadı. Trafik, iş yoğunluğu, stres... Sosyal medya dahi zamanımızın önemli bölümünü almaya başladı. Modern insan zaman yönetimini yapmaya çalışıyor. Yok, zaman kalmıyor çünkü. Evindeki mobilyada da sade renkler istiyor. Beyaz eşyada da öyle davranıyor. Basit, hedefe yönelik ürünler istiyor. Detaylarla yormayacak, işini kolaylaştıracak; az su, elektrik harcayacak eşyalar istiyor. Bir çevre bilinci oluştu insanlarda artık.

Yazının devamı...

Bu destek ‘sayı’ olur

30 Ekim 2019

Yemyeşil bir doğada, sosyalleşerek ve her yaştan insanın bir arada yapabileceği kaç spor var? Tüm bu artıları yıllardır yaşayan iş insanları, gelecek nesillerin de bu yolu izlemesi için golfe desteğini artırıyorHafta sonunda Limak Kemer Golf Cup’ı izledim. Önce sporcularla kahvaltı ettik. Sporcular sahaya geçerken aile üyelerinin bazıları doğada yürüyüş yaparken kimi sosyal tesislerde zaman geçirmeyi tercih etti. İş insanlarının golf sporuna yönelik ilgisi özellikle son yıllarda hızla artıyor. Hemen akla gelen isimler Cemal Kalyoncu, Nihat Özdemir, Fikret Öztürk, Korhan Kurdoğlu, Selim Koray, Mehmet Ziylan... Sosyalleşme, konsantrasyonu artırması, temiz havada soluklanma imkânı yaratması en önemli motivasyonlardan. Nihat Özdemir golf tutkusunu bir adım öteye taşıyıp destek boyutuna ulaştırmış. Limak Kemer Golf Cup’ı Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir ile izledim.
Centilmenlerin oyunu
Limak Yatırım, sanat, müzik, eğitim alanlarında sosyal projeler üretiyor. Golf ise Nihat Özdemir’in kişisel ilgi alanı. Elinden gelse herkesi golfe başlatacak. Kemer Country’deki turnuva öncesinde heyecanını gizlemeyen Nihat Özdemir ile sohbet etme imkânı buldum. Golf sporunun yaygınlaşması için şirketlerin, iş insanlarının desteğinin önemine vurgu yapan Nihat Özdemir, “Genciyle, yetişkiniyle insanların temiz havada vakit geçirdiği golf sporu, hem güzel bir aktivite hem de sosyalleşme imkânı sağlıyor. Yüzlerce insanın centilmen değerlere bağlı olarak yarıştığı Kemer Country’deki turnuvayı desteklemek bizi çok mutlu etti. İnsanlar güzel zaman geçirirken bir yandan da spor yapıyor. Golf bu yönüyle çok önemli bir spor. Hafta sonu şehrin karmaşasından, stresinden uzak iki gün geçirdik. Yarışırken arkadaşlık ettik. Kemer’de, Bodrum’da golf sporuna desteğimiz devam edecek” dedi.




Yazının devamı...