Abbas GÜÇLÜ
MİLYONLARCA gencin, yıllarca kabusu haline gelen üniversiteye giriş konusunda, her yıl yeni bir skandalla yüzyüze geliyoruz. Geçtiğimiz yıllarda, sahte belge düzenleyenlere, arkadaşını sınava sokanlara, milli sporcu belgesi alarak, onlar için ayrılan kontenjandan yararlananlara, Refah Partililer gibi hiç üniversiteye devam etmeden sahte mezuniyet belgesi düzenleyenlere, soruları el altından sızdırarak parayla satanlara, PKK, tarikat örgütlenmesiyle üniversiteye girenlere, yatay, dikey geçiş cambazlıklarına, çağrı cihazıyla kopya çekenlere rastlamış ve haber yapmıştık.
Ama bu kez, uyanık adayların, daha doğrusu uyanık velilerin, işi büyütüp, uluslararası boyutlara getirdiklerini görüyoruz. İşin sahtecilik yanı bir yana, önemli ahlaki yönleri de var.
"Özel kontenjanlar" ne için konuluyor, kimler kullanıyor?..
Üniversite giriş sınavları, gençlerimizin önündeki en büyük engel. Başarılı olabilmek için yıllarca geceli gündüzlü çalışıyorlar. ÖSYM de, eleştirilecek pek çok yönü olmasına rağmen, mümkün olduğu kadar objektif ve güvenilir bir giriş sistemi uyguladığı için fazla sorun çıkmıyordu. Ama, sistem orasından, burasından delinmeye başladı. Önce Türki öğrenciler, ardından