Kolejler, uzaktan eğitim ve formasyon?

Eylülde okullar açılır mı? 

Telafi eğitimi zorunlu mu?

Devlet okullarında sosyal mesafe kurallarına göre düzenleme yapıldı mı? 

Hangi dersler uzaktan eğitimle gerçekleşecek? 

Anadolu liselerinde kontenjanlar artırılacak mı? 

Nakiller ne zaman açılacak? 

Kolej kayıtları neden duraksadı? 

Yeni öğretmen alımı yapılacak mı?

Formasyon yerine yüksek lisans çare olacak mı?..

Yeni öğretim yılı için gün sayılırken, cevap beklenen o kadar soru var ki birine bile net cevap verildiğini söylemek abartılı olur.

Bu durum sadece bizde mi böyle? Hayır! 

Dünyanın pek çok ülkesinde benzer sorulara cevap aranıyor. 

Tek fark, onlar daha şeffaf biz ise daha içe kapanığız...

Cevaplar?

Okullar açılmadan bu sorulara cevap bulabilecek miyiz?

Örneğin, oteller ve tatil yöreleri için getirilen kurallar, okullar için de söz konusu olacak mı?

Hiç yeni okul ve derslik yapılmadan sınıf mevcutları nasıl düşürülecek?

İkili eğitim yapılan okullarda nasıl bir düzenlemeye gidilecek?..

Bakan Selçuk’a göre, her koşula göre, anında uygulanabilecek senaryolar hazır!

Peki, bu senaryoların içeriği nasıl? Bilen, gören yok!..

Yoksa elde senaryo yok mu? Elbette vardır. Ama veli, öğrenci ve öğretmenleri rahatlaması için o senaryoların paylaşılması şart. Çünkü en önemli paydaş onlar!..

Kolejler!..

MEB ve kolejler korona sürecinde daha samimi bir tavır izleyebilirlerdi.

Örneğin, olup biten her şeyi velilerle paylaşıp, yükü birlikte sırtlanmaları istenebilirdi.

Öyle örnekler var ki veliler çileden çıkmış durumda.

Eğitim, öğretim yapılmamasına rağmen hem ücretleri iade edilmiyor hem de devletten kısa çalışma ödeneği alınıyor!..

Bu durumu kabullenebilmiş değiller. Pek çok velinin hâlâ kayıt yenilememesinin bir nedeni de bu!

Okul sahipleri bindikleri dalı kesiyor, farkında bile değiller!

Zor bir dönemden geçiyoruz, eğer en az hasarla atlatmak istiyorsak, taşın altına herkes elini koymalıdır!..

Uzaktan eğitim?

Yeni öğretim yılında ek kapasite yaratılmadığına göre, sosyal mesafe nasıl korunacak?

MEB’in kafa yorduğu senaryolardan biri de üç beş temel ders dışında diğerlerinin uzaktan eğitim şeklinde, televizyondan ya da EBA üzerinden verilmesiymiş!

Peki, o dersler hangileri olacak ve hangi kıstasa göre belirlenecek? Sınavlarda çıkan sorulara göre mi yoksa öğrencilerin ilgi, yetenek ve beklentilerine göre mi ders seçilecek?

Daha da önemlisi, teknolojik altyapı bu kadar yoğun uzaktan eğitim için yeterli mi?

MEB, böyle bir uygulamaya geçmeden önce, keşke Milli Eğitim müdürleri ve okul müdürlerinin yanı sıra, öğretmen ve velilerle de görüşse işte o zaman çok daha sağlıklı kararlar alabilir!..

Bu konuda doğru olan, yapıyor gibi yapmak değil, işe yarayacak şekilde yapmaktır!..

Formasyon kaldırıldı mı?

Formasyon kalktı mı?

Gelen bilgiler bu yönde. 

Kaldırılacağı zaten daha önce de dile getirilmişti.

MEB, önceki gün şöyle bir değerlendirmede bulundu:

“Daha önce sertifika programı olarak uygulanan ‘pedagojik formasyon’ bundan böyle yüksek lisans programı haline getirilerek, Türkiye Öğretmenlik Mesleği Uzmanlık Programı olarak uygulanacak.”

Eğer ciddi anlamda bir yüksek lisans programı uygulanacaksa, doğru bir uygulama ama sulandırılırsa onun da bir yararı olmaz ve bu kez de doktora eğitimi gündeme gelebilir.

Örneğin, yüksek lisansa kimler başvurabilecek, hangi üniversitelerde yapılacak?..

Ve can alıcı soru: Peki ya daha önce formasyon alanlar ya da almaya devam edenler?

Kazanılmış hakları mutlaka korunmalıdır!..

Özetin özeti: Bu zor günlerde öğretmen, öğrenci ve velilere moral verecek, sevindirici haberler mutluluk kaynağı olacaktır...