Yeni öğretim yılına ne kadar hazırız?..

Okullar, bir hafta önce, bir hafta sonra, hep eylül başında açılıyordu. Bu yıl da öyle olacaktı ama ötelendi.

Bu yılın öncekilerden farkı, korona belasının Demokles’in kılıcı gibi ensemizde dolaşmasıydı.

Yani önceki yıllardan çok farklı bir hazırlık süreci gerekiyordu!

Peki, ne yaptık?

Hiçbir şey!

Yüz yüze eğitim ilk ve orta dereceli okullarda 21 Eylül, üniversitelerde de 1 Ekim sonrasına ertelendi.

Aradaki zaman çok önemli, yeni tedbirler için mi değerlendirilecek?

Hiç sanmıyoruz!

Muhtemelen o güne kadar bekleyip, yine bir bahane bulup, yüz yüze eğitime, ötelemeli devam edeceğiz. Ta ki aşı bulununcaya ve Kovid-19 risk olmaktan çıkıncaya kadar…

Keşke bu arada rol model olacak kurumlarımız, kentlerimiz, öğretim kurumlarımız çıksa ve topluma önderlik etse ama ara ki bulasınız!

Kahramanlarımızı hep uzaklarda arıyor ya da küstürüyoruz. Bu da bizi atalete ve yılgınlığa sürüklüyor!

Pandemi sürecinin kahramanı sağlıkçılar bile sokaktaki keyfiliğe isyan etmiş!

Haksızlar mı?..

Bu yüzden, yeni öğretim yılını heba etmek istemiyorsak, bugüne kadarki hazırlıkların ötesinde yeni bir hazırlık dönemi yaşamalıyız!..

Akademik takvim?

Korona nedeniyle her şey gibi eğitim takvimi de altüst oldu!

Peki, yeni duruma göre gerekli önlemler alınıyor mu?

Ötelenmeler, yeni öteleme getirecek mi?

Arada unutulan durumlar söz konusu olursa, ne olacak?

Uygulama birliği sağlanabiliyor mu?..

Olağanüstü bir süreçten geçiyoruz. Bu yüzden her konuda, her an her şey olabilir.

Böylesi durumlarda, önemli olan, kabahatli arama yerine soruna çözüm üretmektir.

Önce soruna çözüm üretelim, sonrasına sonra bakılır, gerekli uyarılar yapılır.

Ama her defasında tam tersini yapıyoruz!..

Sağlık Bakanı Koca ve Bilim Kurulu Üyeleri sabırla, ısrarla ve kararlılıkla, temizlik, maske ve sosyal mesafe kurallarını hatırlatmaya devam ediyor.

Peki, gereğini yerine getiriyor muyuz?

Getirsek böyle olmazdı!

Demek ki bu konuda alınması gereken daha çok uzun bir yol var!

Bu noktada tedbir almayanlara kızıyoruz ama onları yeterince motive ediyor ve alınan ya da alınması gereken tedbirleri yeterince denetleyebiliyor muyuz diye de çuvaldızın en büyüğünü önce kendimize batırmamız gerekmiyor mu?

Takvime dayılı neredeyse tüm organizasyonlar erteleniyor ya da iptal ediliyor!

Bu durum sadece bizde değil, dünya genelinde böyle.

İşte bu noktada asıl önemli olan, öteleme sonrası!

Bu konuda çok dikkatli olunması gerekiyor yoksa işler gerçekten de arapsaçına döner ve çözümü çok daha zor hale gelebilir.

Alınan kararlara rağmen aynı konuda çok farklı uygulamaların söz konusu olması ise kafaları daha da karıştırıyor!

Diğer konularda olduğu gibi bu konularda da sürekli bilgi yağıyor ve ciddiye alınmasında yarar var. İşte onlardan bazıları:

Nakiller?..

Okulların 21 Eylül’de açılması planlanmaktadır. Dolayısıyla Bakanlığımız ikinci kez yapılacak merkezi nakilleri de uzatırsa iyi olur. Çünkü özel okullara geçişler yavaş olduğu için kontenjanlar o tarihe doğru boşalır. Dolayısıyla merkezi nakil bittiği için öğrenci boş kontenjan olduğu halde taban puan uygulamasına takılacağından istediği okula gidemeyecektir!

Yüz yüze eğitim ötelendi. Peki, özel okul ve kurslar ne olacak? Bu hafta yüz yüze eğitime başlanacak!

Özel okulda çalışıyorum sınav grupları için yüz yüze eğitim 6 haftadır yapılıyor. Milli Eğitim’den özel bir izin almışlar. Özel okul çalışanı olarak tatil yapmadık.

Özel okullar, telafi eğitimini yüz yüze yapacak bunu dile getirin lütfen. Bakan yüz yüze eğitim yok dedi ama dinleyen yok!

Biz rehabilitasyon öğretmenleri olarak, 15 Haziran’dan beri bağışıklığı düşük öğrencilere yüz yüze eğitim veriyoruz.

Üniversiteye hazırlık için 12. sınıfların gittiği dershaneler yüz yüze eğitim veriyor!..

Sizden ricam özel okuldaki adaletsizliğe dikkat çekmeniz. Birçok okulda ara branşlar olan resim, teknoloji tasarım (ki genelde iki derse tek öğretmen giriyor, üstelik tek ve asgari maaşla), müzik ve beden eğitimi derslerine online eğitim yaptırmıyorlar ve umursamıyorlar. Bugün Müdür Bey arayıp ya yüz yüze eğitim başlayana kadar bekle, maaş yok, sigorta yok ya da başının çaresine bak dedi. Adalet mi bu, olması gereken mi bu?

Etütlerin hepsi açık ve yüz yüze eğitime çoktan başlandı. Onlar için risk yok mu?

Özetin özeti: Daha iyisini yapabiliriz!..