Mucizeler ve bedelleri

DasDas’ın yeni müzikali “Ben Varım”, sahnelenişi, müziği ve oyunculuklarıyla iyi kotarılmış, özenli bir yapım


Tiyatromuzda bir ‘müzikal’ furyasının yaşanacağı geçen yılın gidişatından belliydi. Nitekim 2020 peş peşe perde açan müzikaller ve müzikli oyunlarla başladı ve öyle de devam ediyor. İşin teknik kısmında epey yol kat ettiğimiz kesin, müzikal oyuncusu konusunda da çok sıkıntı çekmiyoruz. Umarım sırada sahnelenen bir işin olmazsa olmazının metin olduğu gerçeğiyle yüzleşmemiz vardır diyerek bu haftanın müzikaline geçiyorum: “Ben Varım”.

Mucizeler  ve bedelleri


DasDas’ta yeni perde açan “Ben Varım”, Alman yazar Peter Lund tarafından 1998 yılında yazılmış ve orijinal adı “Neukölln Mucizesi”. Kahramanımız Janine, Penny adlı bir süpermarkette kasiyer olarak çalışan, son derece mutsuz, gergin, siniri burnunda bir genç kadın. “Eğer bu bandın bir takometresi olsa / Şimdiye kadar üç kez tur atmıştım dünyanın etrafında” diyor ama işte maalesef ömrünü oturduğu yerde tükettiği; “Zaman öldürdüğü için para aldığı” bir işi var. Evde desen, sözde iş arayan ama bulmaya pek niyeti olmayan bir sevgili, hep birden Janine’in eline bakan anne, kardeş ve yatalak babadan oluşan bir aile var. Kendilerinden dinleyeceğimiz “Aile dediğin sorun çıkarır / Aile dediğin kavga gürültüdür” şarkısının hakkını sonuna kadar veren bir ekip.
Bütün bu kuşatılmışlık içinde Janine bir mucizenin hayalinin kurar durur ve sonunda beklediği mucize bir ‘bebek’ şeklinde belirir. Janine hamiledir ve kimse desteklemese de bu bir mucizedir ona göre.

Mucizeler  ve bedelleri


Halihazırda zor olan hayatı, baba müsveddesi dâhil herkesin ona sırt çevirmesi, kasaya sığmayacağı gerekçesiyle karnı burnuna varmadan işten atılması ve üstüne bir de engelli doğan bebeğiyle dımdızlak ortada kalmasıyla kâbusa döner. Çare, televizyonda çok izlenen bir programın moderatörü olan Johannes Fonfara’dadır. Janine Fonfara’nın bir gün süpermarkette kendisine verdiği kattaki numarayı arar ve hayatı bir anda değişmeye başlar. Zira insanlık ölmemiştir. Hayatta kimsenin birbirine merhameti yokken, ekrana çıkan engelli bir bebeğe bütün ülkenin kalbinde yer vardır. Tabii karşılığını hayatınla ödemeye hazırsan.
“Ben Varım”, yazılış yılı itibarıyla biraz eski kalan bir metin. Bu ve benzeri meseleler çok farklı ve çarpıcı şekillerde anlatıldı, yazıldı, oynandı aradan geçen yirmi yıl içinde. Ama tabii insanın içinde dışarıdan gelip onu kurtaracak bir şeylere olan inanç tükenmediği, kendisini o “mucizeler” uğruna nelere mahkûm ettiğini durup düşünmeye hâlâ ihtiyacı olduğu için, seyirciye söyleyecek bir sözü var. Daha güçlü bir söz olabilirdi mutlaka ama bu haliyle de naif, iyi niyetli bir hikâye.

Müzikal olarak çok güçlü

Oyunu Tiyatroadam’da “Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı”, “V. Frank”, “Kafkas Tebeşir Dairesi” gibi başarılı oyunlara imza atan Ümit Aydoğdu sahneye koyuyor ve oyunun dilinde, akıcılığında, mizahında bu dinamik ve sağlam rejinin büyük payı var. Oyunun orijinalinin müzikleri Wolfgang Böhmer’e ait ama DasDas prodüksiyonu için Oktay Köseoğlu baştan sona yeni müzikler bestelemiş. İnsanı anında yakalayan melodileri, esprili sözleri ve Cem Yılmazer’in dev bir metal konstrüksiyona kurulan dekorunun üst katında çalan orkestrasıyla müzikal olarak çok güçlü bir yapım, “Ben Varım”. Aynı zamanda müzisyen olan iki çok iyi oyuncu ve sese; Tuğrul Tülek ve Erdem Akakçe’ye sahip olmak gibi bir artısı var ama oyuncuların tamamı gayet iyi şarkı söylüyor zaten. Janine’de Didem Balçın çok iyi bir komedi oyuncusu olduğunu bir kez daha gösteriyor. Fonfara bütün sinir bozuculuğuyla Tuğrul Tülek’in hücrelerine işlemiş durumda, çok eğlenceli bir karakter. İşsiz sevgiliyi Erdem Akakçe her zamanki gibi büyük bir doğallıkla canlandırırken Hülya Gülşen’in bencil anne ve Alper Baytekin’in çıkarcı kardeş karakterleri de oyunun en parlak öğelerinden. Ecmel İs, Iraz Yöntem, Yeliz Kuvancı ekibin diğer yerli yerine oturan parçaları. Tuğçe Tuna’nın koreografisini alkışlamazsak ayıp olur, gayet başarılı koroyu da.

Özetle, iyi sahnelenmiş, iyi oynanan, bütünüyle iyi kotarılmış bir müzikal, “Ben Varım”. Metin size sarsa da sarmasa da bu yönleriyle kendini izlettiriyor.

BEN VARIM / DASDAS

Mucizeler  ve bedelleri


Yazan: Peter Lund / Çeviren: Güliz Gonca Yakut /
Yöneten: Ümit Aydoğdu / Dramaturg: Beliz Güçbilmez /
Müzik: Oktay Köseoğlu /
Koreografi: Tuğçe Tuna /
Dekor-Işık Tasarımı: Cem Yılmazer /
Kostüm Tasarımı: Eylül Gürcan / Oynayanlar: Alper Baytekin, Didem Balçın, Ecmel İs, Erdem Akakçe, Hülya Gülşen, Iraz Yöntem, Tuğrul Tülek, Yeliz Kuvancı / Vokal Koçu: Günay Acar /
Koro: Ali Alkın Aydın, Arca Öz, Aslıhan Aydoğan Büyükakgül, Barkın Sarp, Cansu Akbıyık, Cansu Boz, Cansu Reyhan, Doğan Şükrü Arabacı, Name Önal, Selen Şeşen, Ümit Baran, Zeynep Parla / Orkestra: Safa Yasin Akyol, Özgür Özarıkça, İsmail Kırkan, Berkan Karlıdağ, Gözde Gülşen, Arda Erol