Yeni nesil radyo tiyatrosu

Çocukluğunda en büyük eğlence-lerinden biri radyoda tiyatro dinlemek olanlardanım ben. TRT’de “Arkası Yarın”ları sabırsızlıkla beklediğimi, haftada bir akşam yayınlanan “Radyo Tiyatrosu”nun ise günümün en heyecanlı etkinliği olduğunu hatırlıyorum. “Yat kızım geç oldu, yarın okul var” uyarısı geldiğinde yorganın altında gizli gizli dinlemeye devam etmek heyecana dahil. Sonradan öğrendim tabii ne kadar iyi yazarların metinlerini ne kadar kıymetli oyunculardan dinliyormuşuz, işin büyüsü oradaymış.

Bu kadar “dinleme” merakına rağmen sesli kitaba çok da ilgi duymadım sonradan. Okumanın yerini tutmayacağına inandım, dikkatim de dağılıyordu dinlerken. Fakat birkaç gündür her gün Storytel’de Podacto’yu açıp oyun dinlemeye başladım ve dikkatim falan dağılmıyor.

Podacto, “kulak tiyatrosu” diye tanımlıyor kendisini. Esasen Krek Tiyatro’dan tanıdığımız ama son yıllarda “Evlat”, “Terk” gibi oyunlarda da imzası olan yapımcı Nisan Ceren Göçen ve film yapımcısı Faruk Özerten tarafından kurulmuş. Amacı, yerli ve yabancı yazarların metinlerinin tiyatro oyuncuları tarafından seslendirilip seyirciye sunulması. Çağdaş oyunlar da olacak aralarında, klasikler de Podacto’ya özel üretilmiş yeni metinler de. Böylece uzun vadede ortaya bir dijital tiyatro kütüphanesi çıkması da hedefleri arasında.

Yeni nesil radyo tiyatrosu

İlk etapta Storytel’de 10 adet oyun seyirciyle buluştu. Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun “Yolda” adlı oyunu Podacto’nun ilk özgün içeriği. Nilperi Şahinkaya ve Uraz Kaygılaroğlu bebekleriyle aile ziyaretine giderken yolda birbirlerini boğazlama raddesine gelen bir karı kocayı oynuyorlar. Gerilimli bir güldürü.

Fabrice Roger-Lacan’ın “Kuçu Kuçu”su Gonca Vuslateri ve Selen Uçer’in, Dario Fo ve Franca Rame’nin “Tecavüz” ve “Yalnız Kadın” oyunları Esra Dermancıoğlu’nun, Berkay Ateş’in “Hak”ı Damla Sönmez’in yorumuyla ulaşıyor kulaklarımıza. Bazı oyunları ise daha önce sahnede oynamış oyunculardan dinliyoruz. Halil Babür’ün “He-Go”sunu Babür, Alican Yücesoy ve Ayşegül Uraz seslendiriyor mesela, Sabahattin Kudret Aksal’ın “Bay Hiç”ini Ülkü Duru ve İştar Gökseven, Milay Ezengin’in oyunu “Terk”i Öykü Karayel ve Reha Özcan. Ece Temelkuran’ın romanından Selen Uçer ve Seray Şahiner tarafından uyarlanan “Bütün Kadınların Kafası Karışıktır”ı Deniz Çakır, Füsun Demirel, Kadir Çermik, İpek Türktan Kaynak ve Ayfer Tokatlı’nın sesinden dinliyoruz.

Yeni tanışıp soluk soluğa dinlediğim “Müdahale”yi sona bıraktım. İngiliz yazar Mike Bartlett’ın oyunu, iki arkadaşın politik görüş farklılıklarıyla zedelenip, araya giren bir sevgili yüzünden bitme noktasına gelen arkadaşlığını anlatıyor. Bir insanın ya da bir ülkenin hayatına ne kadar ‘müdahale’ edilebileceğini sorgulayan hem çok duyarlı hem de çok komik bir metin. Damla Sönmez ve Ushan Çakır’ın yorumuyla da keyfi katmerlenmiş. 

Farklı imzalar taşıdığı için burada sayamadığım ses tasarımında son derece başarılı olan Podacto’nun önümüzdeki günlerde kaydetmeyi planladığı oyunlar arasında Pinter’lar, Çehov’lar, Ibsen’ler, Neil LaBute’ler, David Greig’ler, Tennessee Williams’lar, Yasmina Reza’lar; Özen Yula’dan Murat Uyurkulak’a, Firuze Engin’den Deniz Madanoğlu’na, Sami Berat Marçalı’dan Ahmet Sami Özbudak’a pek çok yerli yazarın metinleri var.

Yetkin seslendirme kadrosuna Tülin Özen, Tilbe Saran, Esra Bezen Bilgin, Şerif Erol, Şebnem Bozoklu, Salih Bademci, Hasibe Eren, Tuğçe Altuğ gibi pek çok yeni isim eklenecek. Nisan Ceren Göçen ocak ayında 50 oyuna ulaşacaklarını müjdeliyor. Bize de 50 günlük radyo tiyatrosu keyfi demek bu. Üstelik ‘arkası’ için yarını beklemeden.