FT'YE GÖRE İSTANBUL'DA YAŞAMAK İÇİN 5 NEDEN

Financial Times gazetesi dün Jessie Williams imzasıyla İstanbul’da yaşamak için 5 nedeni sıraladı. “Tarih katmanları, beslenecek mimariyi ve sokak hayatını yarattı” diye eklemeyi de unutmadılar.

Sıralamaya şöyle bir bakalım:

1. Çağdaş sanat merkezi

İstanbul Modern’in Karaköy’de Renzo Piano imzasıyla yenilendiğinden başlayıp Beyoğlu’ndaki geçici yerini gezmek gerektiğini söylüyorlar.

İstanbul sanat takviminin en önemli etkinliği ise 14 Eylül - 10 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek 16. İstanbul Bienali diyorlar.

İKSV’nin ve İstanbul Modern’in kalbimizde yeri çok büyük.

2. Global finans hedefleri

Türkiye hükümeti 2023’e kadar Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri yapmaya ve İstanbul’u New York ya da Londra’ya rakip bir finans merkezi haline getirmeye kararlı diyorlar.

2023’te tamamlanması planlanan, 2.6 milyar dolarlık İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nden de övgüyle söz ediyorlar.

Financial Times’ta bunu okumak sevindirici tabii.

3. Sokak lezzetleri: Sokak lezzetleri şehirde hayatın önemli bir parçası deyip simit, pide, mısır, kokoreç örneklerini veriyorlar.

Doğrusu, en çok burada yakalıyor Financial Times beni.

4. Keyif: Çay içmekten baklava yemeye, Boğaz’da arkadaşlarla yürüyüş yapmaya farklı keyif örnekleri veriliyor. Çiğdem Pastanesi’nin baklavası öneriliyor.

Biz çalışkanlığımızla övünürken keyifçi damgası yiyoruz! Şanımız yürüsün!

5. Mimari ihtişam: Mimaride Yunan, Roma, Osmanlı etkisinden söz ediliyor. Sultanahmet’te UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Ayasofya, Sultanahmet Camii ve Topkapı Sarayı’ndan bahsediliyor.

Neyse ki tarihi yapılarımız var! Çirkin yapılaşmadan bahsetmemeleri de ilginç.

Bana göre İstanbul’da yaşamak için 5 neden

Financial Times’ın listesini okurken ne kadar eksik diye düşünmeden edemiyorum ve ister istemez kendi listemi yapıyorum.

1- 7 gün 24 saat hiç bitmeyen enerji: Dünyanın birçok şehri gece yarısından sonra sessizliğe gömülürken İstanbul’da sabaha kadar gezebileceğiniz, gidebileceğiniz çok yer var. Gece hayatı hiç sevmeseniz bile hiç uyumayan bir şehirde yaşamanın enerjisi çok farklı ve bizim gibi enerjik bünyelere iyi geliyor.

2- Hâlâ çok güzel: Financial Times’çılar ‘Mimari ihtişam’ demiş, bir kısmında haklılar, ama çirkin yapılaşmaya karşı hâlâ güzelliğini korumayı başaran bir şehir İstanbul. Ve tabii bunu da tarihine ve Boğaz’a borçlu.

3- Çok kültürlülük: Her ne kadar her geçen gün azalsa da İstanbul hâlâ farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir şehir. Günümüzde global olmanın ilk şartı farklı kültürlere açık olmak. İstanbul’da büyümek, yaşamak ister istemez farklı kültürlere açık olmayı da beraberinde getiriyor. Bu da değişime daha kolay adapte olabilmeyi sağlıyor.

4- Farklı karakterler: İstanbullulardan değil, şehrin semtlerinden söz ediyorum. Her semtin farklı bir karakteri var, semt sakinlerinde de görebiliyorsunuz, bu farklılıkları ve tabii zaman zaman zorlukları. İstanbul’da yaşamayı başarabilen dünyanın her yerinde yaşayabilir.

5- Sokak lezzetleri: Financial Times’çılarla en çok anlaştığım konu yemek sanırım. Simitçi, mısırcı, kestaneci, bozacı... İstanbul’da kinoa, avokado gibi son yıllarda her kafede karşımıza çıkan aynı menülerden kaçabileceğimiz daha birçok sokak lezzeti ve esnaf lokantası var.