İSTANBUL’UN KONUŞTUĞU KÜÇÜK MEKÂN

Hafta sonu cuma akşamı Soho House’da yemekle başladı.

Sonra, herkesin dilindeki, en merak edilen yere, Chicki Boom’a gidildi.

Chicki Boom, Umut Evirgen’in, Emirgan Group’un yeni yeri.

Levent’te, Set Kebap’ın ve La Boucherie’nin yanında küçücük bir kokteyl barı.

Yabancı eski-yeni poplar çalıyor, anılar canlanıyor ve tabii bol bol dans ediliyor.

Gizli Kalsın’ın ilk günleri gibi, müdavim mekânı ve içeride herkes tanıdık biri. Durum böyle olunca, gizli kalan da gizli kalmayan da çok şey oluyor tabii.

TV’den, sinemadan, spordan, medyadan ya da sosyal hayattan tanıdığınız isimler...

Çoğu, La Boucherie ve Gizli Kalsın’ın eski müdavimi zaten.

Bir kısmı ise Papermoon’dan fırlayıp şehrin en yeni ve en popüler mekânını tamamen meraktan en süslü halleriyle gelmiş ve doğrusu bu küçücük tavan arası yerin neden bu kadar sevildiğini çözemiyor.

Ama yine de görmek ve görünmek için orada olması gerektiğinin farkında.

Oysa diğer mekânlarında da olduğu gibi Chicki Boom’un da başarısının sırrı belli, patronu Umut Evirgen’in çok sevilmesi.

Ve tabii İstanbul gece hayatına öngörüsüyle yön vermesi.

Canlı Türkçe müzik trendini başlatmış olmasına rağmen artık her yerde benzer grupları izlemekten yorulan ve bir değişiklik arayanlara Chicki Boom ile yeni bir seçenek yaratmış.

Boşuna, cuma, cumartesi, pazar 3 gece üst üste aynı yere gitmedik.

İSTANBUL’UN KONUŞTUĞU KÜÇÜK MEKÂN

Meltem Cumbul’un sahnesi

Cumartesi akşamı La Boucherie’de ise Meltem Cumbul sahnedeydi.

Peki, ama nasıldı?

Sahnede başöğretmen havası olmuyor.

Kural basit, sahnedeki kişi eğlenmezse izleyiciyi de eğlendiremiyor.

Neyse ki geçen yıl Defne Samyeli örneğinden gördük, sahnede rahatlık zamanla kazanılabiliyor.

İSTANBUL’UN KONUŞTUĞU KÜÇÜK MEKÂN

Haksız olmak mı, haksızlığa uğramak mı?

Ahmet Kural kendini savunurken “Haksız olmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır” dedi.

“Haksızlığa uğramak, haksız olmaktan daha acıdır” demesi gerekirken.

O kadar hazırlanılmış, çalışılmış, ezberlenmiş.

Ama yine de repliği karıştırmış.

Artık heyecandan mı, Freudyen bir dil sürçmesi mi, insanın fikri neyse zikri de odur durumundan mı, ilahi adaletten mi bilemiyoruz.

Ama tek görünen, konuştukça daha da batıyor.

Belli ki sadece öfke kontrolü konusunda değil, kriz yönetimi ve replik ezberlemede de acil destek almalı.

İSTANBUL’UN KONUŞTUĞU KÜÇÜK MEKÂN

Kostüm ve defile hevesi

Uganda Büyükelçimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunu 31 Ekim Cadılar Bayramı partisiyle karıştırıp Truva Yılı ilan edilmesi şerefine Helen kostümü giymesi mi, yoksa Kahramanmaraş’ta İtfaiye’de düzenlenen defile mi daha absürt? Okul gösterilerine mi özenmişler, gündüz kuşağı TV programlarına mı özenmişler belli değil.

Kötü niyet olsa da olmasa da, sonuç, bizimle değiller!