Selim Kaptan yurda döndü

21 Kasım 2020

Dünya denizlerinde 27 bin mili dümen suyunda bırakan Selim Ekmekçioğlu, maceralı geçen seyahatini tamamladı. Teknesi Murat Reis’i kısa süreliğine İskenderun Arsuz’da bağlayan usta denizcinin hedefinde şimdi yeni rotalar varSelim Ekmekçioğlu, 2 Eylül 2017 tarihinde Seferihisar Teos Marina’dan uğurlanarak başladığı dünya seyahatini İskenderun Arsuz’da tamamladı. Denizcilik sevgisi uzun yıllar öncesine dayanan Ekmekçioğlu, ziraat mühendisliği eğitiminin ardından özel sektörde yöneticilik yaptı. Dokuz sene önce emekli oldu ve ailesinin desteğiyle denizciliğe yöneldi. Önce dostlarının tekneleriyle çeşitli rotalara yelken açtı. Derken 2015 yılının Nisan ayında Göcek Marina’da görüp satın aldığı katamaran, onun için farklı coğrafyaların müjdecisi oldu. “Murat Reis” isimli teknesiyle gerçekleştirdiği dünya seyahati boyunca Grenada’da Can ve Çiğdem Sürekli, Fiji’de Hasan ve Zehra Şirin, Tenerife’de Kadir Uğur başta olmak üzere birçok Türk denizcisiyle yolları kesişti. Maviliklerde Yunanistan, İtalya, İspanya, Kanarya Adaları, Atlantik Okyanusu, Karayip Adaları, Hollanda Antilleri, Panama, Galapagos, Fransız Polinezyası, Tongo, Fiji, Vanahatu, Papua Yeni Gine, Endonezya, Malezya, Tayland, Sri Lanka, Maldivler, Cibuti, Sudan, Mısır ve Akdeniz rotasını izledi.




Maliyet 65 bin doları buldu

Lagoon 400 model teknesinde kendisine bazen Türk bazen yabancı arkadaşları eşlik etti. Tayfun sezonlarında katamaranını marinalara emanet ederek birkaç kez Türkiye’ye geldi. Belki de bu nedenle dünya seyahatinin kendisine maliyeti 65 bin doları buldu. Fiji’ye seyir halindeyken jeneratörü ve motoru arızalandı. Teknesinde başka teknik sorunlar da meydana geldi. Örneğin navigasyon cihazı arızalandığı için tek başına gerçekleştirdiği bir seyir sırasında gece kayalara oturdu. O anlar elbette kolay atlatılmadı, seyahat notlarını kitap haline getirmesi durumunda ayrıntılarını hep birlikte öğreneceğiz.

Yazının devamı...

Depreme teknede yakalandılar

8 Kasım 2020

Depremin yıkıcı etkisi İzmir’de çok kötü yaşandı. Kent merkezinde bulunan Manavkuyu ve şehir merkezinden yaklaşık 60 kilometre uzaklıktaki Seferihisar, adeta saatler kadar uzun süren sarsıntı ile can ve mal kayıplarına sahne oldu.

Antik Yunan söylencelerinde, denizlerin tanrısı/yeri sarsan tanrı olarak nam salan Poseidon, üç çatallı yabasını yere vurarak yarattığı depremlerle adından söz ettirir. 30 Ekim’de meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki sarsıntının Sisam Adası açıklarında gerçekleştiğini öğrendiğimde içimden “Poseidon yine rahat durmadı” diye geçirdim. Söylenceler bir yana, depremin yıkıcı etkisi İzmir’de çok kötü yaşandı. Hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımıza Tanrı’dan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum.

Depremin olduğu saatte Çeşme’nin Chios (Sakız) Adası’na en yakın noktası olan Çiftlikköy’de, deniz kıyısında ailemle birlikteydim. Bugüne kadar tanık olmadığım şiddetli bir sarsıntıyla karşılaştım. Yaklaşık yarım saat sonra depremin Seferihisar’daki etkisine yönelik ilk bilgiler gelmeye başladı. Teos Marina, adeta savaş alanına dönmüştü. Marina’da pontonlar kopmuş, tekneler sürüklenmişti. Görgü tanıklarından o dehşet dakikalarını dinledim.

“Dehşet filmi izler gibiydim”

Osman Binatlı (Emekli banka yöneticisi): Ailemle birlikte Ege’de yelken açmak en büyük mutluluğum. O gün Neptün 35’in bağlı olduğu Teos Marina’ya uğrayıp teknemi kontrol etmek istemiştim. İlk sarsıntı pontonda (bağlama iskeleleri) bulunduğum sırada geldi; çok şiddetliydi. Hemen tekneme geçtim. Deniz çekilmeye ve çevredekiler uzaklaşmaya başladı. Pontonlar koptu. Tekneler bulundukları yerde kalkıp iniyordu. Deniz tekrar marinaya girmeye ve önüne gelen her şeyi sürüklemeye başladı. Dehşet filmi izler gibiydim. Motorumu çalıştırdım. Ortam uygun olursa marinadan çıkabileceğimi düşünüyordum. Ancak bu mümkün olmadı. Tekneler birbirlerine yaslanmaya hatta çarpmaya başladı.

“Deniz insana öğretiyor”

Hüseyin Şükrü Solak (Emekli yapımcı ve yönetmen):

Yazının devamı...

Teknelerin hüzün mevsimi

7 Kasım 2020

İlkbahara kadar denizcilerin çoğu teknelerine veda eder. Bu sürecin sessiz tanığı marinalarda veya barınaklarda kışlarken nelere dikkat etmek gerekir? Çünkü bakım ihmale gelmez. Konuyu sektörün deneyimli isimlerinden Can Akaltan’la konuştumİzmir’de son derece acı sonuçlara neden olan deprem hepimizi derinden yaraladı. Yaşamlarını yitiren yurttaşlarımıza Tanrı’dan rahmet, ailelerine baş sağlığı diliyorum. Hüzün mevsimi sonbahar istisnalar hariç denizcilerin çoğu için teknelere veda zamanıdır. Peki, kışlamada nelere dikkat etmek gerekir? Konuyu Çeşme Marina Genel Müdürü Can Akaltan’a sordum. Sektörün deneyimli ismi şunlara dikkati çekiyor: “Karada veya denizde sintinenin kuru kalması önemlidir. Salon ve tuvalete nem alıcılar bırakılması ise oksitlenmeye karşı faydalıdır. Şayet tekneye uzun süre gelinmeyecekse sahil beslemesi kapatılmalıdır. Sintine pompası hariç, teknedeki tüm 12 V alıcılar devre dışı bırakılmalıdır. Kışlama denizde ise acil durumlara karşı sintine pompaları otomatik konumda bırakılmalıdır. Denize iştirakli tüm vanalar ise kapatılmalı ve kontrol edilmelidir. Pis su tankı da mutlaka boşaltılmalıdır. Bakteri oluşumunu önlemek için tuvalete sirke dökülebilir. Yakıt tanklarının da dolu olması gerekir. Çünkü hava kalırsa terleme yapacağı için yakıta ve tanka zarar verir. Dışa gelince özellikle sarma Cenova yelkenler bağlanmalıdır. Hatta karada uzun süre kalınacaksa sökülmesi daha güvenli olacaktır. Denizde kışlama yapılıyorsa ulaşılabilecek yerlere halat bırakılması, acil durumlarda marina palamarlarının ani müdahalelerini kolaylaştıracaktır. Irgat üzerinde yük olmaması için zincir biraz salınıp, demir bağlanmalıdır.”



Sigortasız olmaz

Can Akaltan, teknelerin kışlama evresinde sigortasız kalmaması gerektiğine de işaret ediyor. Gerçi marinalar, sigortası olmayan tekne kabul etmiyor ama yine de dikkat etmekte yarar var. Sigortanıza beyan ettiğiniz yatma/bağlama yerinde değil, başka bir yerde kışlıyorsanız acentenize bilgi vermeniz kötü bir durum yaşandığında poliçe dışı kalmanızı engelleyecektir. Ülkemizde “Marina İşletenleri Sorumluluk Poliçesi” zorunlu. Ancak marina dışında bir çekek yerinde veya limanda kışlıyorsanız, tesisin sigortasız olma durumunda poliçenizin geçerliliğini kontrol etmelisiniz. Yoksa acı bir sürprizle karşılaşabilirsiniz. Pruvanız neta, rüzgâr kolayınıza olsun.

Yazının devamı...

Fenerbahçe Doğuş Yelken’de hedef olimpiyat

24 Ekim 2020

Sarı-lacivertli yelkenciler gelecek yıl Tokyo’da gerçekleştirilecek olimpiyat oyunlarına hazırlanıyor. Millî sporcularımız Alican Kaynar ile Ateş ve Deniz Çınar kardeşler, Türkiye’ye madalya kazandırmayı hedefliyorFenerbahçe ülkemizin en köklü camialarının başında geliyor. Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ve kulüp yöneticilerinin temel hedefi gelecek yıllarda her alanda uluslararası başarılara imza atılması yönünde. Bu amaçla bütün branşlarla yakından ilgileniyorlar. Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk de koyu bir Fenerbahçe taraftarı. Dahası yarışlarda boy gösteren usta bir denizci. Bu nedenle yelken şubesi için güçlü bir rüzgâr ortaya çıkmış durumda. Fenerbahçe Doğuş Yelken Şubesi sorumlusu Selma Altay Rodopman da ilk hedeflerinin 2020 ve 2024 olimpiyatları olduğunu söylüyor. Maviliklerle Foça Yelken İhtisas Kulübü’nde tanışan ve daha sonra Fenerbahçe Doğuş Yelken forması giyen Ateş ve Deniz Çınar’la bu alana sarı-lacivertli camiada adım atan Alican Kaynar, 2020 olimpiyatlarında ülkemizi temsil edecek. Bir başka deyişle onlar tıpkı Ali Koç ve Ferit Şahenk’in olduğu gibi hepimizin madalya umudu.
Madalya umutlarımız

Millî sporcularımız bugüne kadar birçok başarıya imza attı. Örneğin Ateş ve Deniz, Türkiye’de yedi kez birincilik kürsüsüne çıktı. Avrupa şampiyonalarında pek çok derece elde etti, 2016 Dünya Kupası’nda elde ettikleri altıncılığı bir yıl sonra daha da üste taşıdılar. Alican Kaynar da Dünya ve Avrupa şampiyonalarında adından söz ettiren bir sporcumuz. Geçtiğimiz iki yılda küresel anlamda altıncılığı ve dördüncülüğü var. O finn sınıfında, Çınar kardeşler 470’te yarışacak. Başarı vizyon gerektirir. Bunun bilincinde olan Fenerbahçe yönetimi, Yelken Şubesi’ni ünlü antrenör Malte Philip’e emanet etti. Usta yelkencinin Dünya, Gold Cup ve Avrupa Şampiyonluğu bulunuyor. Şube sorumlusu Selma Altay Rodopman da ekip ruhuyla hareket ettiklerini belirterek, “Dünya genelinde yelken kulüplerinin sahip olduğu şartlar ve ortaya koydukları hedefler noktasında yeni bir yapılanma programı oluşturduk. Olimpiyatları hedeflememizin yanında altyapıyı güçlendirerek yelkenciliği 7’den 70’e her yaş grubuna sunmak için çalışıyoruz” diyor. Sarı-lacivertli yelkencilerimizin pruvası neta, rüzgâr kolayına olsun. 7 Kasım 2020 Cumartesi günü Mavi Dünya’da buluşmak dileğiyle esen kalın.

Nice yıllar: En güzel denizim, Ezgim bugün 28 yaşına giriyor. Canım kızıma sağlık ve mutluluk dolu nice güzel yaşlar diliyorum. Uzun yıllar birlikte maviliklerde olmak dileğiyle yolun ve bahtın her daim açık olsun babacığım.

Not: Deniz motorlarının bakımı son derece önemli. İhmal edilmesi halinde üzücü sonuçlara neden olabilir. Konunun püf noktaları nedir? Tekneler marinalarda nasıl kışlatılmalı? Nelere dikkat edilmeli? Yanıtları gelecek yazımda.

Yazının devamı...

Bodrum’dan Japonya’ya uzanan başarı öyküsü

10 Ekim 2020

Salgın nedeniyle bir yıl ertelenen Tokyo Olimpiyatları’nda yarışacak millî yelkencilerimiz antrenmanlarına aralıksız devam ediyor. Galatasaray Yelken Takımı sporcusu Ecem Güzel de ülkesine madalya gururu yaşatmak isteyen azimli gençlerimizden biriYelken, spor dalları arasında belki de en zor olanı. Şöyle bir düşünün, denizin üstünde küçük bir yelkenlidesiniz; bir taraftan rüzgârın yönü ve şiddetiyle mücadele ediyorsunuz diğer taraftan dalgalarla. En önemlisi de rakiplerinizle yarışıyorsunuz. Gördüğünüz gibi oldukça güç. Spor yaşamını Galatasaray Yelken Takımı’nda laser sınıfında yarışarak sürdüren Ecem Güzel de bu branşa gönül vermiş gençlerimizden biri. Millî sporcumuz, İstanbul’da geçen ilkokul yıllarının ardından orta ve lise eğitimi için Bodrum’a yerleşince kendisini adeta Türkiye’nin doğal yelken okulunda buldu. Turgut Reis Belediye Spor’da profesyonel olma yolunda ilk adımı atarak bugünlerin kilometre taşlarını döşedi.



Olimpiyat hazırlığı

Yedi yıl önce yolu Galatasaray Yelken Takımı’yla kesişen Ecem, daha sonra da madalyalara abone oldu. 2013 yılında Balkan Gençler Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandı. Bir yıl sonra aynı uluslararası arenada altın madalyanın sahibi oldu. Geçen yıl Atina’da yeni bir altın madalya daha kazanarak başarısını pekiştirdi. Millî sporcumuz haftanın altı günü deniz ve kara antrenmanları yaparak Tokyo 2021’e hazırlanıyor. Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği Bölümü öğrencisi olan Ecem Güzel, Brezilyalı ünlü denizci Robert Scheidt hayranı. Çalışkanlığı ile dalgalardan altın madalyalar çıkaran mavi yürekli genç sporcumuza başarılar diliyorum.

Alican Kaynar’ın başarısı

Yazının devamı...

Kanatlı at denizlerde de uçuyor

26 Eylül 2020

Türk mitolojisinin Tulpar’ı Yunan söylencelerinde karşımıza Pegasus olarak çıkıyor. Ülkemizin aynı adlı popüler hava yolu şirketi, denizlerde de rüzgârla yarışıyor. Pegasus yelken takımları çalışanlarını motive ederken kurumsal imaja katkı sağlıyorGünümüzde binlerce çalışanıyla ülke ekonomisine katkı sağlayan Pegasus Hava Yolları, beş yıldır maviliklerde de boy gösteriyor. Havanın uygun olduğu günlerde onları Marmara’da görürseniz şaşırmayın!

Kurumun dikkatleri toplumsal eşitliğe çekmek amacıyla sürdürdüğü anlamlı bir uygulaması var. Çalışanlarının yer yer yüzde 30’u kadın olan şirket, karma takımlarında yelken açan kadın üyelerine ayrıca kendi takımlarını kurma imkânı sağladı. Bunu geçen yıl hayata geçirdiler. Hedefleri hem kadın ve erkeklerden oluşan karma yelken takımlarının hem de kadın yelkencilerden oluşan ekiplerinin başarılarını daha da artırmak. Pegasus’un yelkencileri kaptan pilot, yardımcı pilot, kabin memuru, kabin amiri, teknik, yer işletme, finans, bilgi teknolojileri, ticaret ve insan kaynaklarında görevli personelden oluşuyor. Yarış ekipleri yakında 25 kişiye ulaşacak. Ancak üye sayıları çok daha fazla ve yıldan yıla artış gösteriyor.

Çocuklara mavi projeler

Pegasus Hava Yolları Yelken Kulübü Başkanı Mustafa Karacan ve takım kaptanı Canan Geçer, bu branşın çalışanların anlık karar alma ve uygulama mekanizmalarına, sorunlara pratik ve kalıcı çözümler bulma reflekslerine olumlu katkı yaptığını belirtiyor. Bu nedenle son beş yılda 150 kişinin yelken sporuna adım attığı kurumun hedefleri arasında büyük ihtimalle personel çocuklarına yönelik mavi projeler de olacak. Sözün özü, salgın dolayısıyla hayatın her alanda yavaşladığı, durgun ruhlar dünyasının esirleri gibi keyifsiz olduğumuz bir dönem yaşanırken onlar her fırsatta maviliklere koşuyor. Hangi yarışlara katıldılar, kaçıncı oldular? Bunların önemi yok. Zira bu yıl kaçan bir derece gelecek yıl elde edilir. Esas olan mavi sevdayı kurumsal yapılarında hayata geçirmiş olmaları, bunca yıldır ayakta tutmaları ve bu özgüveni sergilemeleridir. Hepsini kutluyorum.

Pegasus Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı ve CEO Mehmet T. Nane de alkışı hak ediyor. Çünkü ekonomik türbülansları gerekçe gösterip yelkene verdikleri desteği kesmediler. Gökyüzünün çelik kanatlı dostlarıyla maviliklerde buluşmak dileğiyle esen kalın.

Fotoğraf desteği için Hedef Yelken’e ve Kayıhan Hasırcı’ya teşekkür ediyorum. Pruvanız neta, rüzgâr kolayınıza olsun. Gelecek yazım 10 Ekim Cumartesi günü.

Yazının devamı...

Lüks yatlar İstanbul’da görücüye çıkacak

12 Eylül 2020

Uluslararası Boat Show Tuzla Fuarı, bu yıl kasım ayında düzenlenecek. Fiyatları 65 bin ile 80 milyon lira arasında değişen 200’ün üzerinde teknenin sergileneceği fuarda gözler Türk yatlarında olacak

Uluslararası Boat Show Tuzla Deniz Fuarı, 7-15 Kasım tarihlerinde Viaport Marina’da açılmak için gün sayıyor. Fuarda yerli ve yabancı yat ve tekne üreticileri, 2021 modellerini sergileyecek. Ayrıca özel kampanyalar düzenlenecek. İstanbul’daki fuara bu yıl Orta Doğu ülkeleri ile Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Azerbaycan ve Ukrayna’nın yanı sıra Avrupa’dan da katılım bekleniyor. Bu sene 200’den fazla yerli ve yabancı teknenin sergileneceği Uluslararası Boat Show Tuzla Deniz Fuarı, kent ekonomisine önemli katkı sağlayacak.

Organizasyonu gerçekleştirecek Viaport Fuar A.Ş. yetkililerinden edindiğim bilgiye göre, boyları 5 ile 40 metre arasında değişen birbirinden güzel tekneler yeni sahipleriyle buluşmak için görücüye çıkacak. Toplam değeri 1 milyar lirayı geçen ultra lüks mega yatlar, motor yatlar, katamaranlar ve yelkenliler sekiz gün boyunca ziyaretçilere sunulacak. Bu yıl Kovid-19 salgını nedeniyle denizde tatil seçeneğinin öne çıktığını belirten yetkililer, sosyal izolasyon ve hijyen kurallarının en rahat ve güvenli ortamın sağlandığı alanların başında teknelerin geldiğine dikkat çekiyor.

Uluslararası Boat Show Tuzla Deniz Fuarı’nda tekne ve yat üreticileri,2021 modellerini sergileyecek.

Lansman tekneler

Boat Show Tuzla Deniz Fuarı’nda, düşük bütçeyle deniz keyfini yaşamak isteyenler için fiyatı 65 bin liradan başlayan ekonomik tekneler de yer alacak. Ayrıca Türkiye’de ilk kez sergilenecek “lansman tekneler”, Türkiye tersanelerinde üretilen ultra lüks mega yatlar, katamaranlar, dünyanın en ünlü markalarının 2021 tasarımları ve ödüllü tekneler deniz meraklılarıyla buluşacak. Açık alan avantajı dolayısıyla ziyaretçiler Viaport Marina’da gün boyu alışveriş edebilecekleri gibi tema park eğlencesi, akvaryum macerası, sinema ve benzeri birçok etkinliği de bir arada bulacak.

Türkiye Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği’nin (GYHİB) açıklamasına göre, yılın ilk altı ayında ihracatını en fazla artıran sektörlerin başında gelen gemi, yat ve hizmetleri sektörü, yükselişini haziranda da sürdürdü. Geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 58.8 artışla 88 milyon 349 bin dolara ulaştı. GYHİB’nin yılın ilk yarısındaki ihracatı ise yüzde 1.9 artarak 501 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Yerli tekne üreticileri, Avrupa’da 2-2.5 milyon euro civarında satılan aynı boyda ve özellikteki tekneleri Türkiye’de 1 milyon euro’ya alma fırsatı sunuyor. Mega yat üretiminde dünyada 3’üncü sırada olan Türk tersanelerinin üstün kaliteli üretilmiş yatları, Avrupa’nın yarı fiyatına inşa etmesi dünya genelinde tekne alıcılarının da ilgisini ülkemize yönlendiriyor.

Yazının devamı...