Karantina beslenmesi nasıl olmalı?

21 Ocak 2021

Dünya çapında korona virüsün neden olduğu karantina uygulaması maalesef birçok insanın günlük rutininin bozulmasına sebep olmuştur. Bu durum, olumsuz psikolojik etkenlere ve uyku sorunlarına sebep olmasının yanı sıra yeme içme bozukluklarına da yol açmıştır.

Zor günlerin sebep olduğu bu etkenleri en düşük seviyede tutmak tabii sizin elinizde!

Beslenmenize Dikkat Edin!

Günlük diyetinize normal şartlardan daha fazla dikkat etmenizde fayda var. Çünkü vücut savunmanız her an düşebilir ve bu durumda da çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir. Protein ağırlıklı beslenmek, işlenmiş gıdadan uzak durmak, ev yemeklerine yönelmek, mevsimindeki sebze ve meyveleri tüketmenin yanı sıra bol su içmek de bağışıklığını güçlendirecektir.

Uykunuzu Düzene Sokun!

Bu dönemde stresle beraber uyku bozukluğu da kaçınılmaz bir hal almıştır. Uykusuzluk ise gün içerisinde yorgun ve öfkeli olmanıza neden olabilir. Günde en az 7-8 saat sağlıklı bir uyku, hem bağışıklığınızı arttıracak hem de sizi daha sağlıklı bir birey yapacaktır. Bunun için tabii mucize bitkilerden de yardım alabilirsiniz. Özellikle uyumadan yarım saat önce rahatlatıcı etkisi olan papatya çayı tüketebilirsiniz veya melisa çayı da aynı etkiyi gösterecektir.

Stresten Uzak Durun!

Karantinanın sebep olduğu etkenlerden birisi de stres! Stres ile beraber hem bağışıklık sistemi olumsuz etkileniyor hem de psikolojik sorunlar ortaya çıkabiliyor. Özellikle akşam yemeklerinizde seratonin ve melatonin sentezine yardımcı olan gıdaları tüketmeniz size yarar sağlayacaktır. Bu gıdalar ise; köklü sebzeler, koyu yeşil yapraklılar, badem, muz, ceviz, yumurta ve yulaf gibi gıdalardır.

Yazının devamı...

Propolis mucizesi

13 Ocak 2021

Biliyorsunuz ki hastalıklarla başa çıkmanın yolu güçlü bir bağışıklık sisteminden geçiyor ve bu bağışıklık ise genetik etkenler dışında sağlıklı ve dengeli beslenme ile doğrudan ilişkilidir. Bu sebeple de özellikle salgın döneminde kendinize daha fazla özen göstererek bağışıklık sistemini güçlü tutmak oldukça önemlidir.

Bunun için genel anlamda az şekerli gıda tüketmek, ev yemeklerine yönelmek, tuzu azaltmak ve en önemlisi lifli gıda tüketimini arttırmak bir de yeterli su içmek hastalıklara karşı alınabilecek önlemler arasındadır. Yine gün içerisinde tükettiğiniz gıdalardan yeterli ölçüde vitamin ve mineral alınması da enfeksiyon riskine karşı bedeni korumada etkilidir. Özellikle selenyum, çinko, flavonoidler ve karotenoidler sizi dış etkenlere karşı savunmaktadır.

Bütün bu etkenlerin dışında sağlığınıza sağlık katacak bir gıdadan bahsetmek istiyorum.

İşte Propolis Mucizesi…

Propolis, bakterilerin savunma kalkanlarını kırarak antibiyotiklerin hücre içine girmesine yardımcı olan en güçlü maddedir ve bağışıklık sistemini koruyan bir doğal antibiyotik etkisi göstermektedir. Doğada tüketebileceğiniz en kıymetli gıdalardandır ve tam bir mucize etkisi göstermektedir.

Aslında arıların kovanlarının hijyenini korumalı için ürettikleri bir maddedir. Haliyle diğer kovan ürünlerinde çok daha farklı bir maddedir. O kadar güçlüdür ki kanser tedavisi sırasında organlarda meydana gelebilecek olan hasarları bile en düşük seviyede tutmaya ya da engel olmaya yardımcı olur.

İçerisindeki doğal yolla oluşmuş olan etanol iltihap önleyici, antibakteriyel, antiviral, antifungal ve antioksidan etki göstermektedir. Cilt üzerinde de fayda göstermektedir. Özellikle yara ve yanık üzerinde olumlu etkisi bulunmaktadır.

Bal Arıları Propolisi Nasıl Üretiyor Derseniz;

Yazının devamı...

Daha sağlıklı bir hayat için kefir

30 Aralık 2020

Günümüzde artan enfeksiyon hastalıkları ve yaygın sağlık sorunlarını en düşük seviyede tutabilmek adına fonksiyonel gıdalara olan talep git gide artmaktadır. Bu gıdalar arasında en popüler olanı ise tartışmasız kefirdir!

Probiyotik içeriği yüksek bir gıda olan kefirin kökeni Kuzey Kafkasya’ya dayanmaktadır. Kefir daneleri veya kefir kültürü kullanılarak sütün fermente edilmesiyle elde edilen bu mucize gıda bağırsak ekosistemini dengelemede oldukça etkilidir.

Sağlığa yararlı olan birçok mikroorganizmayı (probiyotikler) içinde barındırarak, sindirim sisteminizi düzene sokan kefiri günlük beslenme de özellikle ara öğünlerde tüketmenizi özellikle vurguluyorum.

Peki, Kefirin Faydaları Nelerdir?

İmmün Sisteme Müthiş Etkisi

Gün içerisinde tükettiğiniz gıdalar dengeli bir hayat sağlarken ileriki yaşlara da sağlık yatırımı yapmamıza yardımcı olacaktır. Kendimizi dış etkenlere karşı korumak ve bağışıklığımızı daha fazla güçlendirmek adına probiyotik içeren gıdaları ısrarla tüketmelisiniz. Çünkü beden zayıf düştüğünde ek bir savunmaya ihtiyaç duyar. İşte tam bu noktada şüphesiz probiyotikler devreye girer. Bu gözle görülmeyen canlılar vücutta patojen olan yani zararlı mikroorganizmaları kontrol ederek bir denge sağlarlar. Böylece immün sistemi güçlenmiş olur.  Kefir de bu görevleri içeriği ile fazlasıyla yerine getirmektedir. Kemikleri de güçlendirerek alerjik rahatsızlıkları minimum seviyeye düşürür. Fakat unutmayın önemli olan sürekli tüketilmesidir.

Sindirim Sistemine Etkisi

Günümüzde bağırsak problemleri de gitgide artmaktadır. Bunda en önemli etken ise tabii probiyotik eksikliğidir ve yapılan araştırmalar da insanın aslında iki beyni olduğuna değiniyor. Eğer beynimiz gibi bağırsağımız da işlevini yitirirse maalesef hastalıklar kapıda demektir!

Yazının devamı...

Koronavirüse karşı çocuklarda beslenme

24 Aralık 2020

Son dönemde bütün dünyayı etkisi altına almış olan korona virüse karşı bağışıklığınızı güçlendirmek tamamen sizin elinizde!

Hastalığı özellikle bağışıklığı güçlü olan kişilerin daha kolay atlattığı bilimin desteklediği bir görüştür. Bu nedenle bu salgın döneminde sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen göstererek bağışıklık sistemini güçlü tutmak oldukça önemlidir. Bedeni güçlü tutmak için dengeli beslenme, düzenli uyuma ve vitamin destekleri alma artık çok önemli bir hal almıştır.

Yeterli ölçüde vitamin ve mineral alınması enfeksiyon riskine karşı bedeni korumada etkilidir. Selenyum, çinko, flavonoidler ve karotenoidler vücutta sinerjik etki göstermektedir ve doğal beslenme ile bu etkinin büyük bölümüne ulaşılabilmektedir.

Genel anlamda az şekerli gıda tercih etmek, ev yemeklerine yönelmek, tuzu kısıtlamak, lifli gıda tüketimini arttırmak, yeterli su içmek korona virüse karşı alınabilecek önlemler arasındadır.

İşlenmiş Gıdalardan Kesinlikle Uzak Durulmalıdır

Özellikle karantina nedeni ile evde geçirilen sürenin arttığı bu günlerde çocuklarda da istenmeyen kilo artışları görülebilir. Bu durumun önüne geçilmesi için sağlıklı ve dengeli beslenmelerine özen gösterilmelidir. Şeker ve şekerli yiyecek ve içecekler, hamur işi ürünler, işlenmiş et ürünleri (salam, sosis, sucuk gibi), ambalajlı gıdalar (cips, bisküvi, çikolata vb.) tüketimler sınırlandırılmalıdır.

Balık ve Taze Sebze-Meyve Tüketimi Arttırılmalıdır

Haftada 2 gün mevsim balığı, 3 gün kırmızı et tüketilmesi bağışıklık için faydalı olacaktır. Çocuklara yumurta, yoğurt, tereyağı veya zeytinyağı, bal, tahıllar, kuru bakliyatlar, sebzeler ve meyvelerden oluşan dengeli bir beslenme alışkanlığı e kazandırılmalıdır.  Eğer balık yemiyor ise Omega-3 içeriği zengin olan ceviz, chia tohumu, avokado, semizotu gibi gıdalar da önerilebilir. Eğer çocuğunuz bunları da tüketmek istemiyor ise, omega 3 desteği ve eksikliği varsa D vitamini, çinko destekleri kullanabilirsiniz.  Burada önemli nokta; eksikliği varsa ve doktor kontrolünde olması!

Yazının devamı...

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN SÜPER GIDALAR

21 Aralık 2020

Son yıllarda her koşulda sağlıklı olmayı hedeflediğimiz için, bağışıklık sistemimizi korumak başlıca görevimiz haline geldi. Yanlış beslenme, stres, çevresel koşullar, uyku sorunu gibi birçok etkenden dolayı vücudumuz zarar görmektedir. Bu durumdan en az hasarla çıkabilmek adına, bütün etkenlere dikkat etmenin yanında, bir de bağışıklığınızı güçlendirecek gıdaları tüketmek sizi çok daha sağlıklı bir birey haline getirecektir.

Peki, Nedir Bağışıklık Sistemi?

Organizmayı birçok hastalığa karşı koruyan biyolojik yapı ve sistemlerin geneline bağışıklık sistemi denmektedir. Vücudun savunma sistemidir ve adeta bir kalkan etkisi göstererek hareket eder.

Biliyorsunuz ki günlük yaşam içinde, virüsler, bakteriler, kanserojen maddeler gibi birçok zararlı etkenle vücudumuz karşı karşıya kalabilmektedir. Vücudun bu maddelerle sürekli savaşması gerekiyor, ki işte tam da bu noktada bağışıklık sistemi devreye giriyor. Yani vücudumuza verebileceği zararlı etkileri yok etmeye çalıştığı için bağışıklık sistemi bizim hayatta kalabilmemiz açısından çok önemlidir.

Her bireyin kendisine özel bir bağışıklık sistemi haritası bulunmaktadır. Unutulmamalıdır ki buna genler de fazlasıyla etki göstermektedir! Koruyucu olan immünglobinler önce anne sütü ile alınır. Daha sonra zaman içerisinde bireyin bağışıklık sistemi organları geliştikçe vücut antikor üretmeye başlar. Bu sebeple anne sütünün önemi üzerinde durulmaktadır.

Zayıf Bağışıklık Nasıl Ortaya Çıkıyor?

Yıl içinde çok fazla hastalanan bireylerde maalesef bağışıklık sistemlerinin zayıf olduğu görülmektedir. Özellikle de mevsim geçişlerinde grip ve soğuk algınlığına yakalanma riskleri daha fazladır. Genel anlamda enfeksiyona yatkınlık, zayıf bağışıklığın habercisidir. İçinde bulunduğumuz salgın döneminde de immün sistemi zayıf olan kişiler maalesef daha ağır şekilde hastalıkla mücadele etmek durumda kalıyorlar. 

Tabii buna çok fazla etken sebep olmaktadır…

Yazının devamı...