Kendi kendini sabote etmemeye dikkat!

Psikolog Dr. Işın Akı bu ay bir hafta arayla gerçekleşecek LGS ve YKS’ye hazırlanan öğrenciler için öneriler verdi

Bu yıl sınavlara hazırlanan öğrencilerin üzerindeki stres her zamankinden fazla... Koronavirüs önlemleri kapsamında sınava evden çalışan öğrenciler sınav günü de sosyal mesafe ve hijyen kurallarını üst düzeyde tutarak sorulara konsantre olacaklar.  

Liseye Geçiş Sınavı 20 Haziran, Yükseköğretim Kurumları Sınavları ise 27-28 Haziran tarihlerinde gerçekleşecek.

Geleceklerini büyük ölçüde etkileyecek bu sınavlar yaklaştıkça gençler daha endişeli olabiliyor. Bu konuda Psikolog Dr. Işın Akı’dan öneriler aldık.

Öncelikle bu dönemde gençlerde en sık karşılaşılan duygu nedir?

Belirsizlik. Zaten birkaç aydır evde oldukları için, dışarı çıkamıyorlar; o yüzden sosyalleşemiyor, arkadaşlarıyla yüz yüze iletişim kuramıyorlar. Aileleri tarafından da sadece başarı odaklı çalışma hedef gösterildiğinde “Bunun sonu ne olacak?” gibi belirsizlikler yaşıyorlar. Tek amaçlarını başarı olarak algılamaları öğrencilerde kaygı ve stres yaratıyor.

Kaygı ve stresin doğru yönetilmesi gerekiyor ki sınavdaki performansı negatif etkilemesin, değil mi?

Öğrenciler eğitim hayatları boyunca zaten sınava sürekli hazırlık yaptı. Çok test çözdüler, konu tekrarı yaptılar, arkadaşlarıyla internet üzerinden görüştüler; dersler aldılar, dershaneden yararlandılar… Artık öğrenecekleri bir şey yok. Bugünden itibaren yapmaları gereken çok sayıda soru çözmek ve pekiştirmek.

Peki, öğrenciler ne zaman çalışmayı bırakmalı?

Sınava bir gün kala, çünkü bu bir alışkanlık. Kahvaltı etmeyi nasıl bırakmıyorsak, test çözmeyi de bırakmayalım. Her gün aynı saatte kalkalım. Evde olunca, bazı çocukların uyku saatleri değişti, fakat kişilerin biyoritmi değişmemeli. Sınav 9.30’daysa, sabah 8.00’de kalkıp kahvaltı etmeyi, hazırlanmayı ve gerçek sınavdaymış gibi soru çözmeye başlamalarını öneririm.

“Oturma şekli, kâğıdın mesafesi önemli”

Her gün sınava giriyormuş gibi yaşamalarını mı öneriyorsunuz?

Tabii. Hatta kardeşlerden biri önlerinde/arkalarında oturarak sınavdaki sesleri çıkarabilir: Kitapçık sayfası çevirme sesi, kalem sesi, kalemtıraşla kalem açma sesi… Çünkü sınav ortamı hiçbir zaman hayal edildiği gibi tamamen sessiz olmayacaktır!

Az zaman kaldı, gençlerin zihinlerinde soru işaretleri belirdiğinde neler yapılabilir?

Kendini motive etmeli. Yüzde 10 çok zor, yüzde 10 zor, yüzde 10 kolay, yüzde 10 da çok kolay soru olabilir. Geriye zaten normal dağılımda yüzde 60 kalıyor. Dolayısıyla yüzde 60’ı yapabilecek çocuklar. Sınav kâğıdıyla baş başa kaldığında öğrenci “Ben kendimle yarışıyorum” demeli. Önündeki ya da okul birincisi ne yapmıştır diye düşünmemeli, sorulara odaklanmalı. Oturma şekli ve kâğıdın gözümüze olan uzaklığı da önemli. Baş, boyun, omurilik aynı hizada, dik oturmalıyız. Kâğıt ise gözümüze 30-35 cm mesafede olmalı.

Zor sorular peş peşe gelebilir; moral bozmak yerine geçmeyi mi öneriyorsunuz?

Evet, geçip sonra tekrar dönmeli boş bıraktığımız sorulara. Mesela “anlamadım”a soru işareti, “Hiç anlamadım”a eksi gibi özel işaretler koymalıyız. Soruya dönünce “Acaba bunu niye boş bıraktım?” diye düşünmemek adına herkes kendine göre böyle kodlar koyabilir. Bu sene uzmanlar 30 dakika daha fazla vermiş, daha çok zamanları olacak. Yine de bir soruya takılıp kalmasınlar. Bazen başka bir soru, boş bırakılan soru için ipucu olabilir.

Öğrenciler başka nelere dikkat etmeli?

Kendilerini hiç kimseyle karşılaştırmasınlar. Bazen arkadaşlar “Bu sene çok zor soru gelecekmiş”, “Boşuna çalıştık, bu konudan hiç çıkmayacakmış” gibi yorumlar yapabiliyor. Bunları dinlemesinler. Hatta sınava 2 gün kala cep telefonlarını kapatsınlar. Ayrıca günlük ders çalışma saatleri ile sosyal medyada geçirdikleri saatleri çok iyi düzenlemeliler. Bir de kendi kendilerini sabote edici kelime/cümleler kullanmamalarını öneriyorum. “Evet, ama…”, “Keşke şöyle olsaydı”, “Zaten bende şans mı var” vb. şekillerde düşünmemeleri gerekiyor. Düzenli, sağlıklı beslenme ve uyku düzenine dikkat etmek de önemli.

Ebeveynlere önerileriniz neler?

Bazen veliler öğrencilerden daha fazla panik içinde olabiliyor. Kardeşlerle, başka çocuklarla karşılaştırma yapılmamalı. Ailenin çocuklara değerli olduğunu hissettirmesi çok önemli. Çocuklara sınavdan çıkar çıkmaz “Nasıl geçti?” demek yerine sakinleşmesine fırsat vererek daha sonra konuşulabilir. Sınav merkezine 35-40 dakika önce gitmeliler. Orada bazen olumsuz konuşmalar olabiliyor. “Kontenjanlar düşmüş”, “Çok ümidim yok” gibi cümlelerle karşılaşmamak adına mümkünse iletişim kurmamak daha iyi.

Sınav günü nelere dikkat edilmeli?

Sınav yerini önceden görmeleri gerekiyor. Sıra sallanıyor ya da o saatte güneş vuruyor olabilir. Bu tip aksaklıkların giderilmesi için yazılı talepte bulunabilirsiniz.

Yanlarında götürecekleri belgelerin güncelliği, optik okuyucu üzerindeki bilgilerin doğruluğu, soru kitapçığı mutlaka kontrol edilmeli.

Yorulduklarını hissettiklerinde gözlerini kapatıp derin nefes almalarını, vücut pozisyonunu değiştirip dik oturmalarını öneriyorum.