Meme Küçültme Operasyonu Hakkında Bilinmesi Gerekenler

26 Şubat 2018

Her kadın için meme, kendini özgüven dolu, güzel ve kadın gibi hissetmesinde oldukça önemlidir. Kadın olmanın yanı sıra, üreme ve anne olmak gibi önemli özellikleri bir arada barındırır. Meme, ergenlik çağı öncesinde gelişimine başlar ve doğurganlık çağı sonuna kadar da değişimine devam eder.

Meme küçültme operasyonuna neden gerek duyulur?

Hormonal ya da yıllar boyu yaşanan fiziksel değişimlere bağlı olarak meme küçültme ameliyatına ihtiyaç duyulabilir. Hamilelik, emzirme, kilo alıp-verme, yaşlanma, genetik özellikler gibi etkenler, meme küçültme operasyonlarının temel nedenleri olarak sıralanabilir.

Memenin sarkık ve büyük olması ne gibi sorunlar doğurur?

Büyük ve sarkmış bir meme, özellikle boyun ve sırt bölgesinde dayanılmaz ağrılara neden olur. Kişinin sağlığını etkilediği gibi, sosyal hayatını da olumsuz yönde etkiler. Özellikle büyük meme sorunu yaşayan hastalarda pişik, mantar enfeksiyonu oluşumu gibi rahatsızlıklara ortak sorun olarak rastlanır. Sutyen askısının baskısı ile omuzlarda çukurluk, ağırlık nedeni ile kollarda uyuşma, boyun ve bel fıtığı gibi önemli rahatsızlıklara dek uzanan sağlık problemlerini doğması olasıdır.

Sosyal hayat içerisinde kişinin iri göğüslerini saklama, uygun bedende giysi bulamamak, bol, uyumsuz giysiler giymek zorunda kalmak, büyük sutyenler kullanmak kişinin mutsuz olmasında büyük rol oynar. Ayrıca bireylerin içe kapanma, sosyal hayata karışamama gibi psikolojik olarak sorunlar yaşadığı bilinen ortak sorunlardan bazıları olarak sıralanabilir.

Meme küçültme ameliyatı kimlere uygulanır?

Meme büyüklüğü nedeni ile çeşitli sağlık problemleri yaşayan, 18 yaşını geçmiş ve anestezi alması uygun olan her hastaya uygulanır. Genellikle 30-50 yaş arası hastalar bu ameliyat uygulamasına başvurmaktadır.

Yazının devamı...

Botoks Sadece Kırışıklık İçin mi Uygulanır?

16 Şubat 2018

Botoks dendiğinde ilk akla gelen tartışmasız yaşlanmanın en belirgin göstergesi olan yüzdeki mimik çizgileridir. Botoks, yüzdeki kırışıklık, kazayağı ve belirgin çizgilerin belirli bir dönem aralığında yok edilmesinde etkili yöntemlerden biri olarak kullanılır. Botoksun yaşlanma çizgilerini yok etmesinin haricinde; ilk tedavi alanı olarak oldukça ilginç ama bir o kadar da şaşırtıcı biçimde göz ve yüz tiklerinin giderilmesinde yararlı olduğunu söylemek ilginç bir bilgi olacaktır. Ayrıca, son yıllarda hormonal düzensizlik kaynaklı aşırı terleme, migren, kronik ağrı atakları, tükürük bezinin aşırı salgılanması gibi sağlık sorunlarının tedavisi de etkili biçimde kullanılıyor olması da epeyce dikkat çekici uygulama alanlarından bazıları olarak sıralanabilir.

Kısaca Botoks Nedir?

Botoks, laboratuvar ortamında “botilinum toksin” adı verilen bir çeşit bakteriden üretilen kontrol altına alınmış bir zehir çeşididir. Botoks ismi de bu iki kelimenin birleşiminden türetilmiştir. Kas ve sinir iletim sisteminde yer alan proteinleri bağlayarak, asetilkolin maddesinin salınmasını engeller. Kas yapısını geçici olarak zayıflatan özelliğinden yararlanılarak, ağırlıklı olarak kırışıklık tedavisinde etkili bir yöntem olarak kullanılır. Laboratuvar ortamında toz ilaç olarak üretilen botilinum toksin, uygulama sırasında tedavi biçimine ya da markasına göre belli oranlarda serum fizyolojikle çözelti şekline getirilerek kullanıma hazır hale getirilir.

Botoks Nasıl Uygulanır?

Çözelti haline getirilmiş botoks; uygulamanın yapılacağı bölgeye, hekimin uygun gördüğü küçük dozlarda kas içlerine enjeksiyon yolu ile uygulanır. Botoks uygulaması 15-20 dk. gibi kısa bir zaman diliminde tamamlanır. Uygulama sonrası enjeksiyon uygulanan bölgelerde minik şişlikler görülebilir ve normal şartlarda ortalama 30 dk. gibi bir süre içerisinde düzelme gösterir.

Sıkça Botoks Uygulaması Yapılan Noktalar

Yüz bölgesindeki tüm alanlara rahatlıkla uygulanan botoks işlemi; kaş ve alın arasındaki mimik çizgileri, göz çevresinde kazayağı olarak gelişen kırışıklık çizgileri, yanak sarkmaları, boyun bölgesinde yoğunlaşan kırışıklıkların tedavisinde etkili olarak kullanılıyor. Ayrıca, yüz inceltme tedavisi olarak adlandırılan (Masseter botoks) için de kullanılan bir yöntem olarak biliniyor. Kaş arasındaki kızgın ya da sert ifadeyi ortadan kaldırmak veya düşük kaş gibi görünümünü düzeltmek, dudak ve burun kenarı çizgileri yok etmek için de sıkça tercih ediliyor.

Özellikle yaz aylarında ve hormonal olarak ortaya çıkan koltuk altı, baş, boyun el ve ayak bölgelerindeki terlemelerin azaltılmasında, botoks uygulaması etkili bir tedavi yöntemi olarak kullanılıyor.

Yazının devamı...

Burun Estetiğinde Merak Edilen Tüm Ayrıntılar

7 Şubat 2018

Estetik görünümün, günümüz sosyal yaşam koşullarında yükselen bir trendle büyük ilgi topladığını gözlemliyoruz. Görselliğin ön planda olduğu son yıllarda, özellikle dış görünümün bireylerin kendini en doğru biçimde ifade etmesi noktasında oldukça önem kazanıyor. Özellikle de özgüven sağlama açısından bakıldığında, önemli ölçüde bireyin üzerinde olumlu etki yarattığı yadsınamaz bir gerçeklik olduğu kabul görüyor.

Dış görünüş dendiğinde özellikle ilk akla gelen, yüz güzelliği ve simetrisidir. İlk bakışta bir insanda öncelikli biçimde dikkat çeken noktaların başında burun gelir. Burun, yüzün tam ortasında yer alarak yüze karakter katar. Bu sebeple burnun görünümü ve estetiği, kişinin yüz hatlarının belirgin biçimde ortaya çıkarılmasında büyük önem taşır.

Burun Estetiği Nedir? Neden Yapılır?

Burnun yeniden biçimlendirildiği operasyon “rinoplasti” olarak adlandırılır. Rinoplasti operasyonu ile deformasyonu bulunan ya da beğenilmeyen burun yeniden şekillendirilip, biçimlendirilir. Burun küçültülüp büyültülebilir, üst dudağa göre açısı değiştirilerek uç kısmı biçimlendirilebilir, girinti ve çıkıntıları düzeltilir. Rinoplasti operasyonları; bireylere hem estetik görünüm kazandırmak, hem de “deviasyon” adı verilen burun içi şekil bozukluklarına bağlı nefes problemlerini ortadan kaldırarak, yaşam kalitesini arttırmak olarak iki ayrı amaçla gerçekleştirilirler. Her iki operasyonla hem burun içi, hem de burun dışında biçimlendirme ile estetik görünüm ve yaşam konforu sağlanır.

Burun Estetiği Öncesi Planlaması

Hastanın yaşamını etkileyecek düzeyde önemli olan rinoplasti ameliyatı önemli bir dokunuş gerektirir. Bu nedenle burun estetiği operasyonu, kişiye özel planlama ile gerçekleştirilir. Ameliyat öncesinde yapılan bu planlama sayesinde hastanın ameliyat sonrası görüntüsü hakkında görsel bilgi paylaşımı yapılarak beğenisi ve onayı alınır. Rinoplasti ameliyatlarında doğallığın ön planda olmasına ve hastanın nefes alma açısından yaşam kalitesinin arttırılmasına dikkat gösterilir.

Burun Estetiği Ameliyatı Yöntemleri

Rinoplasti ameliyatları için çeşitli farklı ameliyat teknikleri bulunmasına rağmen, günümüzde yaygın olarak açık ve kapalı burun estetiği ameliyat yöntemleri tercih ediliyor. Yöntemlerin avantaj ve dezavantajlarının hekim ve hasta ile beraber değerlendirilmesi sonrasında genellikle hekimin, hastaya hangi teknikle operasyon yapacağına karar veriliyor.

Yazının devamı...

Yüz Dolguları Nerelere Uygulanır?

29 Ocak 2018

Yaş ilerledikçe deri altı yağ ve diğer dokularda azalma olur. Derinin de gevşemesi ile kırışıklık ve çökmeler kişiyi olduğundan yaşlı gösterir. Hyaluronik asit içeren yüz dolguları ile bu sorunlara çözüm bulmak ve yaşının iyisi olan, bakımlı bir görünüme kavuşmak mümkün. Yüzde hangi bölgelere dolgu uygulandığına madde madde bakalım:

1. Ağız kenarındaki gülme çizgileri:

Nazolabial çizgi de denen bu bölgeye uygulamada aşırıya kaçmamak gerekir. Eğer yüz germe ile daha iyi sonuç alınacaksa dolgu ile vakit kaybetmemekte fayda var. Ancak nispeten genç yaşlarda yüz germe dönemine kadar bu dolgular hayat kurtarır. Daha çok, vücutta 2 yıl kalan kalın dolgular tercih edilir. Gülme çizgisinin alt kısımlarına daha ağırlık vermek lazım. Burun kenarının aşırı doldurulması doğal olmaz. Amaç kişiyi değiştirmekten çok daha dinç göstermek. Mimiklerini korumak da çok önemli.

2. Dudaklar

Dudak için özel olarak üretilen kalınlıktaki dudak dolguları kullanılır. Hastanın beklentisini dinledikten sonra muayenede dudak kalınlıklarına, dudak kıvrımlarının özelliklerine ve daha önceden uygulama yapılıp yapılmadığına bakmak gerek. Genellikle 1 ml'lik tek enjektör kullanılır. Ama bazen ihtiyaca göre 2 enjektör de uygulanabilir. Uygulama tekniğini hastanın dudak şekline göre belirlemek, herkese aynı tarz uygulama yapmamak iyi sonuç için önemli. Dudak çizgilerini belirginleştirmek için ise ince dolgu kullanılır.

3. Kaş arası

Kaş arası derin çizgilere sebep kişinin kaşlarını sık olarak çatmasıdır. Öncelikle bu durum azaltılmalıdır. Botoks uygulaması ile bu sağlanabilir. 1 hafta sonraki kontrol sırasında kalan çukurluk varsa o zaman bu çukur derinliğine uygun kalınlıkta dolgu ile doldurulabilir. Kaş arasındaki çizginin derinleşmemesi için en iyisi botoksa mümkün olduğunca erken yaşta başlamaktır. 24-25 yaşlarında bile başlanabilir.

4. Yanaklar

Yazının devamı...

Işık Dolgu mu, Alt Göz Kapağı Estetiği mi?

17 Ocak 2018

Alt göz kapağı bölgesinde çukurlaşma, deri bolluğu, morluk, koyuluk, kırışıklık ve torbalanma şikayetleri ile çeşitli yaşlarda kişiler plastik cerrahlara başvuru yapıyor. Plastik cerrah bu şikayetlerin çeşitli kombinasyonlarını muayene sırasında saptar. Bu sorunların giderilmesi için yapılacak işlemleri kişinin yaşı, kemik yapısı, beklentisi ve tercihini dikkate alarak planlar.

40 yaş altı

40 yaş altı bir kişide alt göz kapağı bölgesinde sadece çukurluk ve kırışıklık var ise aynı seansta yapılacak botoks ve göz altı ışık dolgusu çok iyi sonuç verir. Göz altı ve çevresi kırışıklıklar gider ve koyuluk azalır. Çukur görünüm yok olur. Daha sağlıklı bir görünüm elde edilir.

Göz altı bölgesinde bariz torbalanma ve çöküntü olan kişilerde, kişinin yaşından çok torbalanma oranı ve göz çukuru, üst çene ve elmacık kemiği yapısına göre karar verilir. Eğer kemik yapı fazla geride değil ise ya da kişinin bundan sıkıntısı yok ise alt göz kapağı estetiği tercih edilmelidir. Bu ameliyatla göz altı torbaları azaltılır, çukur olan bölgeye alınan yağlar konur ve göz altındaki orbita kası da yukarı asılır. Böylece çukur kaybolur ve torbalanma ortadan kalkar.

40 yaş üzeri

40 yaş üzeri kişilerde alt kapak derisinde bollaşma da olduğundan bu işleme bir de yeterli miktarda deri çıkartma işlemini eklemek gerekir. Kemik yapısı çok ince ve geride olan kişilerde göz çukuru, torbaları içinde tutmakta yetersiz kalabilir. Bu durumda elmacık kemiği ve üst çene kemiğini yağ enjeksiyonu ile dolgunlaştırarak torbaların görünümünü azaltmak gerekir. Yüz daha dengeli ve sağlıklı bir görünüme kavuşur. Beraberinde kaz ayağı dediğimiz çizgilenmelere de botoks işlemi yapılabilir. Bu sonucu daha pozitif yönde etkiler.

Kişiye özel yaklaşım

Tıpta “hastalık yoktur, hasta vardır” diye bir laf vardır. Bu lafı estetiğe uygularsak “estetik problem yoktur, estetik beklenti vardır” diyebiliriz. Bazı durumlarda yukarıda kısaca özetlenen uygulamaları kişilerin beklentileri, iş ve sosyal hayatlarına göre planlamak gerekebilir. Mesela yağ enjeksiyonu sonrası iyileşme 10 günü bulacağından ışık dolgu ve yanak dolgu kombinasyonu tercih edilebilir. Başka bir örnek göz altı çukuru ve hafif torbalanması olan bir kişi yoğun iş hayatı nedeniyle alt göz kapağı estetiğini biraz erteleme isteyebilir. Bu durumda çok az miktarda, sadece çukuru doldurmak amacıyla ışık dolgu yapılarak göz altındaki seviye farkı azaltılabilir.

Yazının devamı...

Dolgun Göğüsler "İn" Düz Göğüsler "Out"

11 Ocak 2018

Hayatımızı yönlendiren etmenlerden birisi moda. Estetik sektörü de bu akımın dışında kalamıyor. Dönem dönem kişilerin estetik talepleri genel akımlardan etkilenerek değişiklik gösteriyor. Peki silikon taktırma trendleri son zamanlarda nerelerde acaba?

Bundan 100 yıl önce etli butlu dediğimiz kadınlar gözdeydi. Zayıf, küçük memeli, düz kalçalı kadınlar hastalıklı olarak değerlendirilirdi. Zamanla bu değişti. Hatta bundan bir kaç sene öncesine kadar bu değişiklik kadınların “sıfır beden” diye tabir ettikleri seviyeye kadar geldi. Düz göğüslü, küçük kalçalı, bir deri, bir kemik kadınlar moda sayfalarını süsledi. Şimdilerdeyse giderek daha yuvarlak hatlı kadınlar gündemde. Dünyada bir “Kim Kardashian” akımı aldı başını gidiyor. Artık pek çok kadın büyük ve dik kalçalar, dolgun göğüsler istiyor.

Silikon boyutu konusunda da bu giderek büyüme trendini gözlemliyoruz. Kısa bir süre öncesine kadar silikonla meme büyütme yaptıran kadınlar “aman silikon olduğu belli olmasın” derlerken, yavaş yavaş “ilk göze çarpan yerim göğüslerim olsun” diyen kadın sayısı artıyor. Tabi hala “ göğüslerime dikkat çekmek istemiyorum, onlar benim hakkımda fark eden ilk şey olmamalı” diyen kadınlar çoğunlukta.

Biz estetik cerrahlar silikon ameliyatına mutluluk ameliyatı diyoruz. O yüzden silikon boyutunu belirlemede en önemli etmen kadının talebi. Hangi boyla mutlu olacaksa onun isteklerini elbette göz önünde bulunduruyoruz. Bunun yanı sıra boyu, kilosu, göğüs yapısı ve sosyal durumu da göz ardı edilmiyor. Burada kadını isteği ile “acaba çok mu büyük olur” korkusunu çok iyi dengelemek lazım. Detaylı bir ön görüşme, örnek foto incelemesi ile sonuç almak önemli.

Bazı kadınlar da “tek istediğim giysileri daha iyi doldurmak ve bir parça daha kadınsı bir şekle sahip olmak, göğsüme bir sürü şey tıkıştırmaktan kurtulmak” diyorlar. Estetik cerrah iyi bir dinleyici olmalı. Bizim toplumda bazen kadınlar utanarak daha büyük silikon taleplerini söyleyemeyebiliyorlar. Aslında istediğinden daha küçük bir silikon takılınca da yeterince mutlu olmuyorlar. Bunun gibi pek çok detay var.

Sonuç olarak, kadının isteklerini göz önünde bulundurarak onu çok iyi anlayan bir estetik cerrahla yola çıkmak en iyisi. Birkaç doktorla görüşerek en uygun cerraha karar vermek mümkün.

Op. Dr. Defne Erkara

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı

Yazının devamı...