Afrin zaferinin sonuçları

Türk Silahlı Kuvvet-leri’nin Afrin’i kontrolü altına almasının askeri bakımdan olağanüstü bir zafer sayılması için birçok neden var. Olayın diplomatik bakımdan da önemli bir başarı olarak görülmesi için mevcut nedenler de az değil...

Mehmetçik’in bu cephedeki başarılarını şöyle özetleyebiliriz:

- TSK ÖSO ile birlikte Afrin’in merkezine neredeyse hiçbir direnişle karşılaşmadan, rahatlıkla girebildi. Oysa burada YPG’nin yoğun bir sokak savaşına hazırlandığı biliniyordu. TSK’nın ilerlemesi karşısında YPG böyle bir savaşı göze alamadı, silahlarını dahi bırakıp kaçmayı tercih etti.

- Afrin’in ele geçirilmesi sırasında Türk tarafı şehit vermediği gibi, sivil halktan da ölen ve yaralanan olmadı; ayrıca kentin binaları da (Doğu Guta ve Rakka’daki durumun aksine) hiç zarar görmedi.

- Afrin operasyonunun mayıs ayına kadar süreceği tahmin ediliyordu. YPG’nin Mehmetçik’le başa çıkamayacağını anlaması ve kenti terk etmesi sayesinde operasyon kısa sürede tamamlanabildi.

- Bu başarı bundan sonraki hedeflere yönelişi kolaylaştırıyor. Ayrıca Türkiye’nin öteden beri amaçladığı bir güvenli bölgenin oluşturulmasını sağlıyor ve bir Kürt koridorunun kurulmasını önlüyor...

Sağlam kazanımlar

Afrin zaferinin diplomatik alanda sağladığı başlıca kazanımları da şöyle sıralayabiliriz:

- Afrin’in kontrol altına alınmasıyla Türkiye Kuzey Suriye’de nüfuz alanını genişletmiş oluyor. Bu, Türkiye’nin Suriye’nin geleceğine ilişkin müzakerelerde elini güçlendiriyor. Türkiye bu sahnede Rusya, ABD ve İran gibi başroldeki aktörlerden biri oluyor.

- Afrin harekâtının başarıyla sonuçlanmasında Rusya’nın takındığı tavrın (ve hava sahasını açmak suretiyle verdiği desteğin) payı var. Moskova böylece PYD/YPG’ye karşı (ve Ankara’nın lehinde) açık bir tutum sergilemiş oldu.

- ABD’den ve bazı Batılı ülkelerden daha önce bazı çatlak seslerin gelmesine rağmen, TSK’nın Afrin’de yarattığı fiili durum havayı değiştirdi; o sesler kesildi. Suriye rejiminin Türkiye’yi BM’ye şikâyet etmeye yeltenmesinin de bir etkisi olmadı...

Genişleyen cephe

Afrin’deki başarısı için büyük bir “aferin” hak eden TSK, şimdi yeni hedeflere yönelmeye hazırlanıyor. Hem de Kuzey Irak’ı da kapsayan daha geniş bir cephede...

Cumhurbaşkanı Erdoğan son günlerde bu hedefleri saydı ve gerekirse Mehmetçik’in tek başına o terör yuvalarını yok edeceğini söyledi.

İlk hedef Menbiç: Ancak burada YPG varlığına son verecek bir formül veya model üzerinde ABD ile anlaşma çabası var. Bunun diplomasi yoluyla sağlanması herkesin yararına olacaktır. Bu aynı zamanda Suriye’de Fırat’ın doğusundaki sorunun halledilmesinin yolunu açabilir.

Irak’ta Sincar ve Kandil için açılmakta olan yeni cephe konusunda da Bağdat yönetimiyle birlikte hareket edilmesi bu komşumuzla komplikasyonları önleyecektir.

Her halükârda her iki cephede TSK’nın ve Türk diplomasisinin önünde
daha epey meşakkatli ve uzun bir yol var...