Transformal nefes ile hayatınızı değiştirin, mutluluğu şansa bırakmayın !

27 Mart 2016

Nefes nefes ve bir daha nefes !

Sözün bittiği yer. “Hiç konuşma artık, sadece bağlantılı NEFES al” demek istiyorum kendime.

Geçtiğimiz haftasonu kelimelerle değil sadece NEFES’im ile tarif edebileceğim bir deneyim yaşadım. Şimdi her saniye nefesimi kontrol ediyorum. “Duygu doğru nefes al, Duygu hücrelerin tüm nefesi hissetsin. Nefes almak çoook güzel “ diye sabah uyanır uyanmaz, akşam gözümü kapattığım anda nefesim ile uğraşıyorum.

Tüm bu mucizeye şahit olmam için elimden tutup beni heybeliada’nın huzuruna çağıran müthiş enerjisiyle ışık saçan kişi kim mi ? 11 yıldır Nefes koçluğu yapan Sibel Kavunoğlu’nun ta kendisi:)

Cuma akşamüstünden başlayıp Pazar akşamüstüne dolu dolu bir eğitim yaşadık hep birlikte. Kocaman bir NEFES ailesi olduk Sibel hanım, onun diğer koçları ve tüm katılımcılarla birlikte.

Şimdi bir hayal edin ; Deniz yoluyla Heybeliada’ya gelmişsiniz, mis gibi bir hava sizi karşılamış ve Heybeliada’nın en eski ve görkemli nostaljik oteli Merit Halki Palace’ın terasına çıkmışsınız, odalarınız hazır. 3 gün boyunca sizin doğru nefes almanız için elinden gelenin en iyisini yapan, kendinizi sorgusuz teslim edeceğiniz Sibel hanım ve diğer nefes koçlarıyla ve yepyeni nefes arkadaşlarınızla tanışmışsınız. Eğitim mi ? Sürpriz üstüne sürprizler sizi bekliyor. Yemek mi ? Merit Halki Palace size 3 öğün şık görsel sunumlarıyla, lezzetiyle ve güler yüzlü personeliyle her tür hizmete hazır….

Sanırım hayal ettiniz:) Yazarken ben de yine yaşadım o 3 günümü:) Yine giderim hep giderim:) Şunu da belirteyim bu eğitimler çok yakın bir zamanda şile ve adanada da olacak. Her yerde nefes alabilirsiniz.

NEFES, benim için Allah’ın bizlere bahşettiği tek olmazsa olmaz mucizemiz bu yaşamda ! Nefes alıyorsak varız, kesildiği anda yokuz. Ve çoğumuz kesinlikle doğru nefes almayı ve doğru nefes alırsa nasıl mucizeler yaşayacağını, kendisiyle ilgili neleri keşfedeceğini bilmiyor.

Yazının devamı...

FENG SHUİ ile hem evlerinizin enerjisini düzenleyin hem de hediye çekilişine katılın..

22 Mart 2016

Doğada var olan yaşam enerjisini, yaşanılan mekânlarda harekete geçirme yöntemlerini gösteren eski bir Çin öğretisi Feng Shui, günümüzde oldukça yaygınlaşmaya başladı. Hepimiz kitaplardan, televizyondan biraz bilgi sahibiyiz. Bu yüzden ben de sağdan soldan duyduklarımla değil, bu konuda eğitim alan bir uzman ele bırakma kararı aldım bu yazımı..

Dünyalar güzeli Ela’nın annesi sevgili Ceren Ateş ile tanıştırayım sizi. Restoran açılış aşamasından, çocuklarının uyku düzenini dengelemeye.. her kesimden danışanları var. Los Angeles'ta iç mimarlık okurken Feng Shui ile tanışıyor. 2007 yılında hobi olarak hayatına girmesinden sonra Esra Koyuncunun seminerine katılıyor ve en sonunda hamilelik döneminde Master Raymond Lo'dan ve Master Esra Koyuncu'dan eğitimlerini tamamlayarak bu mesleğe adım atıyor.

*Cerenciğim kimlerle çalışmalar yapıyorsun?

Feng Shui danışanlarım genelde hayatında yardıma ihtiyacı olan, bir eksik veya sorun hisseden herkes ile oluyor. "Genel olarak her şey yolunda ama bir türlü para akışı yok" diyen danışanlarım var. En son olarak Bağdat caddesinde restoranları olan bir müşterim oldu, hatta yeni restoranı açılmadan Feng Shui uygulaması yaptık ve açması gereken gününe kadar birlikte seçtik. Çoğunlukla çocuk sahibi kişiler evlerinin Feng Shui'sini dengelemek istiyor çünkü çocukların uyku problemi, sık hasta olmaları gibi sorunları da evin yerleşim hatasından dolayı kaynaklanıyorsa çözümleyebiliyoruz. Danışanlarım arasında; evlilik ve aşk arayan bekarlar, güzellik merkezleri, inşaat şirketleri, hamile kalmak isteyenler, avukatlar, ev satın almak isteyenler gibi geniş bir yelpaze var.

*Herkes uyanmaya başladı. Yaşamda her şey enerjiden oluşuyor…

Evet, hayattaki her şey enerjilerden meydana gelir ve biz de zaman içerisinde bu enerjilerden iyi veya kötü olarak etkileniyoruz. Bunları dengeye getirmek hepimizin amacı ve dediğiniz gibi artık birçok ruh uyanıyor ve bedeni için doğru yolu arıyor.

*Ruhumuz bir şey olumsuzsa türlü işaretlerle muhakkak uyarıyor. Peki, Feng Shui’yi bu enerji bolluğunun neresinde konumlandırıyorsun?

Kesinlikle! Özellikle bayanlarda bu uyarmayı çok net görüyorum. Bir sıkıntı var hissediyorum ama ne bilmiyorum diye gelen bayan danışanlarım çoğunlukta. Onun sıkıntısını isimlendirip, dengelediğimizde hem içsel huzurunu bulmuş oluyor hem de içgüdülerinin ne kadar güçlü ve dinlenmesi gereken bir araç olduğunu anlıyor kişi. Feng Shui felsefesi hayata ve toprağa yaptığımız yaptırımın bize geri dönüşünü anlatan bir araç. Bolluğu da gösteriyor, sıkıntıyı da. Eğer ki bu enerji alanları ile uyumlu yaşamazsak hayatımızda zorluklar artıyor, Feng Shui gibi araçlar sayesinde ise bu enerjileri dengeye alıyoruz ve bolluğu hayatımıza çekmiş oluyoruz.

Yazının devamı...

Önünüze çıkan fırsatları fark edin !

12 Mart 2016

Yaşamda önünüze çıkan işaretlere inanır mısınız ya da şöyle sorayım bu işaretleri fark eder misiniz ?

Adına ister işaret diyelim, ister sinyal, ister rastlantı… hepsi bizleri iyi manada bir yerlere taşımak için karşımıza çıkar. Hepsi Allah’ın bize türlü yollar ve türlü insanlarla yolladığı mesajlardır.

Her şeyi “kader, kısmet, hayırlısı” diyerek geçiştirmenin çok da doğru olmadığını düşünenlerdenim çünkü hür irademize bırakıldığımız bu madde dünyasında aklımızla seçimleri bizler yapıyoruz.

“Biz insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık” der kutsal kitabımız. Elbette alın yazımız var ama kader, bizi sonunda olmamız gereken yere götürene kadar çıkan tüm kavşakların seçimi elimizdedir. Hiçbir çaba göstermeden oturduğumuz yerden her olana kader demek tembelliğimizden başka bir şey değil.

Deyim ne diyor: “Eşeğini sağlam kazığa bağla sonra Allah’a ısmarla”

Yani elimizden geleni yaptıktan sonra Allah’a havale etmeliyiz herşeyi ve herkesi. Yaşamlarımızın her yönünde gerek haksızlık gördüğümüzde, gerek iş yaşamımızda üzerimize düşeni yapıp en yüce makama havale etmenin gönül ferahlığını hepimiz biliriz.

Bizlerin insan olarak iyi-kötü diye yorum kattığı her olay aslında ruhlarımızın tekamülü için yani hayrımıza gerçekleşiyor. Bunu bilmiyoruz, sonradan öğrenmemiz de hayli zaman alıyor. O zaman diyoruz zaten “İyi ki olmamış” diye.

Bununla ilgili çok güzel bir hikaye var:

Yazının devamı...

8 Mart Dünya Kadınlar Gününe Bliss Event'ten "Hepsi Birarada" harika davet

5 Mart 2016

Şimdiye kadar moda ve alışveriş odaklı verdiği 4 davetle ismini başarıyla tanıtan “Bliss Event” bu kez tamamen farklı ve müthiş bir konsept içeriğiyle “Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği”ne de katkıda bulunarak 8 Mart Salı günü Raffles otel’de 12.00-20.30 arası tüm kadınlarımızı “içten ve dıştan” mutlu etmeye hazırlanıyor.

ÇYDD’nin “Bir ışık da siz yakın” projesiyle Bliss Event’in “Işıltınızı yansıtın” temalı bu projesi elele veriyor davette. İlk defa dernek yardımına adım atan Bliss event dünya kadınlar günü sebebiyle özellikle genç kızlarımızı hedeflemiş.

Tüm gün boyunca kişisel gelişimimiz için yarım saat aralıklarla konusunun uzmanları seminer verecek. Diğer köşede sağlıklı yaşam, güzellik, moda vs markaları stantlarında satışlar ve uygulamalar yapacak.

Bliss event’in sahibi Sevda Kaya yaptıkları bu dolu dolu çalışmayı şu şekilde tanımlıyor:

“Kadınlar günü olması sebebiyle kadına dair her şeyi barındıran, birbirinden özel konuşmacılarımızla hem workshop ile bilgilenecekleri hem de stantlarda uygulamalarını bulabilecekleri (doktorların da bulunduğu) ayrıca seçkin markalardan alış veriş yapabilecekleri kişisel gelişimden beslenmeye, sağlıklı yaşamdan modaya her şeyi bulabilecekleri (ikramlar ve DJ eşliğinde) keyifli bir alan oluşturduk.”

Peki bunca şeyin kahramanı bu hoş bayan kimdir ?

Sevda Kaya iki çocuk annesi, tam 27 yıl havayolu işletmeciliğinde üst düzey yöneticilik yapmış. Çabuk sıkılabilen bir yapısı var ama konu iş ise çalışmayı çok sevdiğinden fazlasıyla istikrarlı bir kadın. Disiplin, detay ve sonuç odaklılık kendisi için çok önemli.

“Kalite her zaman detaylarda gizlidir felsefesiyle bakarım her konuya ve her olaya, pozitifimdir, enerjik bir insanım, sevgi çoğalır inancıyla ekip çalışması ve kalabalık toplulukları seviyorum ” diyor Kaya.

Yazının devamı...

BİKAP'tan "Yarının Devleri Çocuklar" için müthiş kermes

4 Mart 2016

Geçenlerde güzel yüreklerin buluştuğu Florya Kaşıbeyaz Gala’da BİKAP’ın (Başarılı iş kadınları platformu) ilk projesi florya kermesine davetliydim. Bu gösterişli kermesin en güzel yanıysa giriş ücretlerinin tamamının “Yaratıcı çocuklar derneği” ne bağış sayılacak olmasıydı.

Projenin teması “Devler GALA’da” ..

Kim bu devler ? Bu devler birer anne, bu devler birer başarılı iş kadını !

Ev sahipliğini güzeller güzeli Seda Kaşıbeyaz üstlenmiş, çok da iyi etmiş. Kaşıbeyaz’ın cıvıl cıvıl ve ferah mekanından daha iyi bir yer düşünemedim açıkçası. Müthiş bir atmosfer vardı. 51 güçlü “Hem anne hem başarılı iş kadını” kendi standını özene bezene hazırlamıştı. Başka bir stand vardı ki mücevherleriyle pırıl pırıl her geleni çağırıyordu. “Lion Diamond” Öznur Yakın, bu özel projenin sevgili Seda Kaşıbeyazla birlikte diğer ana sponsoruydu..

Gelelim BİKAP’ın bu değerli projesinin baş mimarına.. Yani BİKAP kurucusu ve proje sorumlusu sevgili Bilge Eren’e;

Bilge Eren, Bilgi üniversitesi reklam ve halkla ilişkiler mezunu. Ama her şeyden önce biri 9, diğeri 1 yaşında iki çocuk annesi. Aile mesleği olan yayıncılık hayatına anne olmadan önce fazlasıyla doymuş disiplinli, çalışkan ve azimli, bir o kadar da mütevazi ve yardımsever bir anne- kadın. “Çocuklarım için ara verdim” dediği dönemlerde bile Erdoder (Erken doğan bebekler), böbrek vakfı gibi çoğu derneğin yönetiminde aktif görev almış.

“Dernekler artık benim misyonum haline gelmiş, insanlar benden sosyal sorumluluk projeleri bekler olmuşlar” diyor Eren ve özlediği aktif iş hayatıyla derneği nasıl ilişkilendiririm düşüncesiyle çok uğurlu geldiğini belirttiği BİKAP projesine hatta ismine bile aniden karar veriyor.

Yazının devamı...

Kıbrıs Nuh'un gemisi otelde bir doğumgünü (Duyguyla Geziyorum)

3 Mart 2016

“Yolculuk yine nereye” dedi arkadaşım. Hafifçe gülümsedim. "Yine" derken... Bir diğeri “Amma çok gezdin” dedi. Gülümsedim. “ÇOK” derken:)

Ne mutlu bana ki, Rabbime binlerce şükür ki genç yaşımda ve sağlığımda yeni yerler görebiliyorum. Benim gibi kaç insan varsa selam gönderiyorum. Dilerim bir gün bir yerde hepsini tanır ve hepsiyle tatiller de buluşuruz:)

Hadi başlayalım: Temmuz kızıyım ben. Zevkliyimdir, organizasyonlar benim işimdir. Her şeyin en iyisi, en kalitelisi olması için çaba sarf ederim ve hem kendimi hem de yanımdakileri çok mutlu etmek isterim. Yüzlerindeki gülümsemeyi görmek her şeye bedeldir bu hayatta. Bu yapım tabi ki tatillerime de yansır. O ülkeye, o şehre gitmeden önce seyahatlerimi çoktan tamamlamış olurum. İnternet açılır, tatil dergileri karıştırılır, gidenlere danışılır, youtube’a bakılır,tripadvisor sitesinden araştırılır ve en iyi konaklama, en iyi restoran, en önemli gezilecek yerler listesi uçağa binmeden önce muhakkak çıkmıştır. Karış karış haritadan yerler (googlemaps) bulunmuştur. O kadar çok "En en" demişim ki yanlış anlaşılmasın:) İlla ki en pahalıdan bahsetmiyorum burada. Benim "EN"lerim içinde herşeyi barındırıyor. Valiz 'e bile 1 hafta önceden başlamak gibi muhteşem bir potansiyelim vardır. Tabi tüm bunlar benim planladığım seyahatler için geçerlidir.

Peki seyahatim sürpriz bir seyahatse ?

Doğum günüm yaklaşırken (23 temmuz) kardeşim ablasına muhteşem bir jestle kıbrıs seyahati hediye etti. Kıbrısta en son açılan Nuh'un gemisi' ne gidecektik ETS tur ile. Sabah THY'nin 07:15 uçağıyla mis gibi bir yolculuktan sonra kıbrısta beni bekleyen ETS aracına bindim. Yol evet biraz uzun. Nuh'un gemisi Bafra bölgesinde. Kıbrıs'ı da gezelim, balık yiyelim, turistik yerlere gidelim diyorsanız iki seçenek tavsiye edebilirim. Kıbrıs'ın deneyimli araç filolarından biriyle uygun fiyattan anlaşabilirsiniz ya da merkeze yakın otelde kalabilirsiniz. Bunu aklınızda tutun.

Gelelim 1 saatlik yolculuğuma. Sayesinde hiç sıkılmadığım, şimdilerde sadece ETS tur için çalışan şoförümüz Özcan Karabağlı bize adeta bir tur rehberi gibi kıbrıs' ı anlattı. Önümüze çıkan meşhur beş parmak dağlarıyla başladık sohbete. Halk arasında bir elimizde bulunan beş parmağa benzediğinden dolayı, beş parmak dağları deniliyor. Hemen sonrasında 1974 kıbrıs harekatı’ nda adaya ilk çıkan Şehit Albay Halil İbrahim Karaoğlanoğlu’nu andık. 450m ye 225 m olan dağdaki bayrağımız dünyadaki en büyük boyanmış ve ışıklandırılmış bayrakmış, gurur duydum.

Kuzey Kıbrıs’ta gezeceğiniz göreceğiniz yerler; Lala Mustafa Paşa Camii, adadaki en önemli Osmanlı eseri olan Büyük Han, at nalı şeklinde inşa edilmiş olan tarihi Girne Limanı, Kantara Kalesi, Girne Kalesi, Batık gemi müzesi, gotik mimari eseri olan Selimiye Camii, 74 harekatından kalan Tank, Hz Ömer Tekkesi, 1873 yılında Kıbrıs’a sürgün edilen ünlü şair Namık Kemal’ in affından sonra restore edilen Namık Kemal Zindanı, muhteşem bir sahile sahip mayonuzu alıp günübirlik huzur bulacağınız hatta deniz kaplumbağalarını göreceğiniz Altın Kumsal ve Bellapais manastırıdır.

Peki Kıbrıs’ta ne yiyebiliriz derseniz ? Tabi ki Hellim Peyniri ve dünyaca ünlü Kıbrıs patatesi, pirohu, şeftali kebabı, babutsa, molehiya, ceviz macunu keşfedilmesi gereken tatlardır. Şoförümüz Özcan bey bu güzel sohbet ve bilgilendirmeden sonra bizi otelimize bıraktı.

Yazının devamı...