“Çocukların başkaları tarafından tanınmama hakları olmalı”

Sosyal medyada çocukların fotoğrafları da filtreleniyor. Bu konuda Norveç Çocuk ve Aile İşleri Bakanlığı, örnek alınması gereken bir yasa çıkardı. Filtreli fotoğraf paylaşan ünlüler, influencerlar bunu belirtmek zorunda kalacak; aksi halde cezaya tabi tutulacak

Sosyal medyada kullanılan filtrelerin, beden algısı üzerinde yaptığı olumsuz etkiler uzun zamandır tartışma konusu. Özellikle ünlü kişilerin fotoğraflarını filtrelemesi ve standart bir güzellik algısı yaratılması nedeniyle sosyal medyada gördüğümüz herkes birbirine benziyor. Bağımlılık yapan filtreler yüzünden, bir süre sonra aynada gördüğümüz insandan mutsuz olmaya başlıyoruz. Daha da korkuncu, sosyal medya üzerinden para kazanan, reklam paylaşımları yapan influencer’lar, çocuklarını da filtreli olarak paylaşıyor. Bu konuda Norveç Çocuk ve Aile İşleri Bakanlığı, tüm dünyanın örnek alması gereken bir yasa çıkardı.

Norveç Çocuk ve Aile İşleri Bakanlığı’nın kararına göre, Instagram, TikTok, Facebook, Snapchat ve Twitter gibi sosyal ağlarda ünlüler ve influencer’lar tarafından paylaşılan görsellerde yapılan değişikliklerin belirtilmesi zorunlu kılınıyor. Yasaya uymayanlar para ve hapis cezasına çarptırılacak. Kanunun amacı ise görseller üzerindeki değişiklikleri fark edemeyen çocuk ve gençlerin uğrayabileceği algısal zararı en aza indirmek. Ne diyeyim; darısı başımıza…

Yarının yetişkinleri olacak çocuklarımızın gizlilik haklarını ihlal eden bu çok önemli konuyu, Klinik Psikolog Özge Çivci ile konuştuk. Çivci, “Çocukların başkaları tarafından tanınmama hakları olmalı” diyor.

“Çocuklar kendini değersiz hissediyor”

Özge Çivci, sosyal medyanın sınırlarının, hatıraları paylaşmanın çok ötesine geçtiğini ve iyi niyetle yapılan paylaşımların yanında, pek çok mecrada, çocuğun gizlilik sınırlarını ihlal eden, beden bütünlüğüne saygı duymayan; çocuğu bugün ve gelecekte utandıracak, etiketleyecek pek çok paylaşım yapıldığına işaret ediyor. Bir çocuğun hiç tanımadığı birileri tarafından kişisel bilgilerinin bilinmesinin, yüzünün tanınır hale gelmesinin, bu çocuğun dünyayı algılama şekli ile ilgili karmaşa yaşamasına sebep olabileceğini söyleyen Çivci, “Çocukların başkaları tarafından tanınmama hakları olmalı. Bir çocuğun erken yaşta para kazanır hale gelmesine yarayan sosyal mecralarda yer alması, çocuğun fotoğrafları üzerinden para kazanılması, o çocuğun aile içinde koşulsuz ve her haliyle kabul gördüğü, sevildiği ve onaylandığı hissine zarar verebilir. Para bir karşılık demektir ve koşulsuz bir ilişkinin içinde yer aldığında bu koşulsuzluğu bozar. Çocuğun sosyal medya üzerinden küçük yaşta para kazanır hale gelmesi, aile içindeki ‘değerlilik’ hisleri ile ilgili sorgulamaları beraberinde getirir.” diyor.

Kıyaslanan bedenler ve kaygı sorunları

Ruhsal ve bedensel gelişimi devam eden çocuk ve ergenlerin, kendisiyle kıyasladığı, olmayı arzu ettiği bedenleri en çok sosyal medyada bulduğunu, özellikle ergenlerin filtrelerle donatılmış, “mükemmele yakın” bedenlerle çelişen bedenlerinden ötürü kendilerini eksik ve hatalı hissettiğini anlatan Çivci, şu uyarıda bulunuyor: “Bu çocuklar, yeme bozuklukları, beden dismorfik bozukluklar, kaygı ve özgüven sorunları gibi pek çok konuyla boğuşuyor. Her dönemin anne babası çocuğunu bir şekilde yaralamıştır. Dünün anne babaları çocuklarını ‘görmeyerek’ yaralıyordu. Bugünün anne babaları çocuğunu fazla görerek ve göstererek yaralıyor. Dünün görülmemiş çocukları, bugün anne baba oldu ve istiyor ki, çocuğunu herkes ‘görsün’. Ama bir şeyi kaçırıyor; o yara başka, bu çocuk başka. Eski çocuk kendini değersiz hissediyordu; sandı ki çocuğunu değerli hissettirmenin yolu onu ‘göstermekte’. Gizliliği ihlal edilen o çocuk, kendini değerli hissedebilir mi?”

“Çocukların başkaları tarafından tanınmama hakları olmalı”

Rol model

Çığ gibi büyüyen fotoshop ve selfie kültürü, gençler başta olmak üzere her yaştan insanı olumsuz etkiliyor. Bu konuda pek çok marka ve ünlü isim, idealize edilen güzellik algısını yıkan farkındalık kampanyaları yapmaya ve filtresiz fotoğraflar kullanmaya başladı. Kate Winslet da, idealize edilen güzellik anlayışına karşı duran, bu konuda rol model olan ünlülerden.

“Anneleri yetersiz hissettiriyor”

Sosyal medyanın, anne olan kadınların da kendileriyle ilgili değerlendirmelerini olumsuz yönde etkilediğini belirtiyor Özge Çivci: “2020 yılında 315 anne ile yaptığım ‘Sosyal Medyanın Annelik Tutum ve Davranışlarına Etkisinin İncelenmesi’ başlıklı yüksek lisans tezimin en çarpıcı sonuçları: -Annelerin sosyal medyayı kullanım süreleri arttıkça, kendilerini daha yetersiz ve mutsuz bir anne olarak görüyorlar. -Sosyal medyadan çocuk bakımı konusunda yardım alan anneler, yardım almayan annelere göre de kendilerini daha yetersiz olarak tanımlıyor.”