Geri Dön

Çocuk ve aidiyet bağı

Çoğu ebeveyn çocuğunun hırçınlığından, söz dinlememesinden, kurduğu yanlış arkadaş ilişkilerinden yakınır ve bu durumu çözmekte çoğu zaman çaresiz kalır. Bu çaresizlik ailede çocuğa karşı takınılan tavırların daha da yanlış bir hal almasına sebep olabilir.

Çocuk ve aidiyet bağı

Dilek Turan Eryetli

Çocuğunuza:

"Sen neden bu kadar hırçınsın?
Nasıl arkadaş çevren var? Onlarla görüşmeni istemiyorum.
Neden böyle kötü davranışlar sergiliyorsun?
Seni doğurmaz olsaydım?
Neden başka çocuklar gibi sözümüzü dinlemiyorsun?"  gibi suçlamalar yapmak yerine...

"Biz ebeveyn olarak nerede hata yapıyoruz?
Çocuğumuz bizimle neden aidiyet bağı kuramadı acaba?
Çocuğumuzun duygu dünyasına inebiliyor muyuz?"

Sorularını kendimize sormamız ve çözümü için sorunun başlangıç noktasını bulmamız eğer baş edemiyorsak mutlaka destek almamız lazım.

Bu soruların arasında kilit bir madde var ki o da aidiyet bağıdır. Çocuğun ailesi ile aidiyet kurması erken çocukluk dönemine rastlar. Ailesi ile aidiyet bağı tam olan çocuklar hayatta daha başarılı bireyler olurlar. Büyüdüğünde kurduğu sosyal arkadaş çevresiyle de doğru bir aidiyet bağı kurar, yanlış arkadaş ve ortam tercihleri yapmaz. Çocuklarını sürekli başka çocuklarla kıyaslayan ve eleştiren, çocuğunu bir birey olarak görmeyip ona saygı duymayan ailelerde çocuklar aidiyet bağı kuramadığı için hayatında oluşan bu boşluğu doldurmak adına arayış içine girer ve işte bu noktada ebeveyn olarak çocukta eleştirdiğimiz sorunlar baş göstermeye başlar.

Çocuğumuz ile aidiyet bağı kurmak için çocuğumuza:

-Sabırlı davranmalıyız.
-Söz hakkı vermeliyiz.
-Anlattıklarını can kulağı ile dinlemeyiz.
-Duygu dünyasına inebilmeyiz.
-Birlikte kaliteli vakit geçirmeliyiz.
-Sevgimizi göstermeli ve değerli hissettirmeliyiz.
-Çokça paylaşım yapmalıyız.

Unutmayalım ki mutlu çocuklar ailesiyle aidiyet bağı kurabilmiş çocuklardır.