Geri Dön

Ergenekon diye bir örgüt yok!

›› Ergenekon davası, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin temyiz kararıyla 9 yıl sonra çöktü. Davayı esas ve usul yönünden bozan Yargıtay ‘Ergenekon terör örgütü’nün varlığına ilişkin somut delil ortaya konulamadığını vurguladı...›› Soruşturma sürecinden yargılama sefahatına kadar yapılan tüm ihlallerin altını çizen Yargıtay, arama, delil toplama, ifade alma ve savunma süreçlerindeki hukuksuzlukları tek tek sıraladı...

Ergenekon diye bir örgüt yok!

Yargıtay, 2007’den bu yana devam eden, sanıkların büyük bölümünün 5 yıla yakın hapis yattığı, cumhuriyet tarihinin en büyük davalarından Ergenekon davasında, hukuk fakültelerinde okutulabilecek nitelikte, davaya bugüne kadar getirilen “hukuksuzluk” eleştirilerinin tamamının doğru olduğunu ortaya koyan bir karara imza attı.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Ergenekon davasında yargılanan 275 sanık hakkında verilen mahkumiyet kararlarını hem usul hem de esas yönünden bozdu. Hukuksuzluk gerekçelerini tek tek sıralayan Yargıtay, yargılamasının Yüce Divan’da yapılması gerektiğini savunan eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un talebini yerinde buldu.
Yargıtay, Danıştay 2. Daire’ye yönelik saldırı davasının ise bu davayla ilgisi olmadığına karar verdi. Yargıtay kararındaki en çarpıcı saptama ise Ergenekon adlı bir terör örgütünün kabulünde isabet olmadığı yönündeki tespit oldu.
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, emekli orgeneraller Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Hasan Iğsız, emekli tuğgeneraller Veli Küçük, Levent Ersöz ile Yalçın Küçük, Doğu Perinçek, Tuncay Özkan, Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal’ın da aralarında olduğu 275 sanıklı Ergenekon davasının temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesi, dün kararını açıkladı.
Yargıtay Konferans Salonu’nda yapılan duruşmaya, bazı sanıklar ve avukatları katıldı. Başkan Eyüp Yeşil, kararın 231 sayfa olduğunu belirterek, UYAP’a yüklenmeye başladığını söyledi. Yeşil, Ergenekon davasında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen kararın bozulduğunu açıkladı.

Baştan sona hukuksuz
Kararda, soruşturma ve kovuşturmada yapılan usul ve esasa aykırı bulunan, bozma nedeni yapılan işlemler ise şöyle sıralandı:
- Bir kısım sanık ifadelerinin, kesintisiz, uzun süreli, gece ve sağlıksız koşullarda alınması.
- Sanıkların savcılık görüşüne karşı savunma haklarının 1, 2 saat, 15 dakika gibi sürelerle kısıtlanması.
- Bir kısım sanıklar hakkında iddianamede bile olmayan suçlardan hüküm kurulması.
- Birçok davanın gereksiz birleştirilerek dosya hacminin bu hale getirilmesi ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edilmesi.
- MİT mensuplarının MİT Müsteşarlığı’ndan izin alınmadan tanık olarak dinlenmesi.
- Aramalarda ele geçen belgelerin tümünün kolluk görevlileri tarafından incelenmesi.
- CMK’nın 125. maddesi uyarınca devlet sırrı niteliğindeki belgelerin de kolluk tarafından incelenmesi.
- Avukatlık büroları ile askeri mahallerdeki aramaların kanuna aykırı yapılması.
- Ele geçirilen dijital delillerin mahallinde imajı alınmaksızın emniyette incelenmesi ve bir kopyasının ilgilisine verilmemesi.
- Aramada ele geçen dijital delillere ekleme, çıkarma yapıldığı iddiasının araştırılmaması.
- Kuvvetli suç şüphesi olmadan bir kısım sanıkların dinlenmesi.
- Avukat ve müvekkili arasındaki görüşmelerin dinlenmesi ve hükme esas alınması.
- Tesadüfi elde edilen delillerin aynı dinlemeye devam edilerek yeni bir dinleme kararı alınmaksızın hükme esas alınması.
- Gerekçeli kararda önsöz ve dipnotlara yer verilmesi.
- CMK’daki bir kısım kanunun emredici hükümlerinin gerekçeli kararda eleştirisi yapılarak, “ben bu hükümleri uygulamıyorum” denilmesi.

‘Kuzudan üç post çıkarıldı’
- Danıştay davası sanıklarından Osman Yıldırım’ın, aynı zamanda gizli tanık olarak dinlenmesinin de bozma nedeni olduğunu söyleyen Başkan Yeşil’in, “dolayısıyla bir kuzudan üç post çıkarılması” diye ekleme yapması da dikkati çekti.
- Kararda, ağır ceza mahkemelerinin bir başkan ve iki üyeden oluştuğu, ancak karar müzakerelerine altı hâkimin katıldığının anlaşılması nedeniyle dava şartının da oluşmadığından kararın bozulduğu belirtildi. Yeşil, bu nedenle mahkumiyet hükümlerinin bozulması yanında 23 kişi hakkında verilen beraat kararlarının da onanamadığını ekledi.

Çelişkiler var
- Yeşil, yerel mahkemenin, “Ergenekon” isimli bir terör örgütünün varlığını kabul ettiği ve bu örgüt kapsamında mahkumiyet hükümleri kurduğunu vurguladı. Mahkemenin örgüt suçundan hüküm kurarken, bu örgütle ilgili olduğu iddia edilen ve aramalarda ele geçirilen belgeleri sayan Yeşil, mahkemenin örgüt kabulüyle Yargıtay 16. Dairesi’nin kabulü arasında çelişkiler olduğunu söyledi.
- Daire, sanıklar hakkında Ergenekon terör örgütü kapsamında hüküm kurulmasını da bozma nedeni saydı. Genelkurmay Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı yazılarında örgütün varlığına ilişkin bilgilerin bulunmadığını, MİT’in örgüte ilişkin bilgilerinin ihbar ve açık duyumlara dayandığını, tanık eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün MİT’in sunumunu ciddi bulmadığını ve daha önce örgüte ilişkin bilgisinin bulunmadığını beyan ettiğini anımsatan Yeşil, Emniyet Genel Müdürlüğü’nce gönderilen bilgilerin de ilk kez bu soruşturma kapsamında ortaya çıktığını vurguladı.

Nerede, ne zaman, kim kurdu?
Yeşil, örgüt dokümanları olarak kabul edilen belgelerdeki örgüt yapılanması ile mahkemenin kabul ettiği örgüt yapılanmasının tamamen farklı olduğunu da kaydetti.
Örgütün nerede, ne zaman, kim ya da kimler tarafından kurulduğunun ortaya konulamadığı gibi örgüt faaliyeti kapsamında daha önce işlenmiş suçların da ortaya konulamadığını belirten Yeşil, TSK içinde kurulu olmakla birlikte sivil yapılanmaya da sahip ve 1971’li yıllarda kabul edilen böyle bir örgütten MİT, Genelkurmay, Jandarma, EGM, TSK ve Genelkurmay Başkanı Özkök’ün haberdar olmamasının nedenlerinin makul şekilde açıklanmadığını söyledi.

Örgüt kabulünde isabet yok
- Yeşil, mahkemeye örgütle ilgili şunu söylediklerini açıkladı:
“Atılı suçlara ilişkin somut delillere dayalı olarak sanıkların eylem ve faaliyeti ortaya konulduktan sonra varsa iştirak iradesini aşan, hiyerarşik yapılanmasının bulunup bulunmadığı, bu yapılanmanın bir veya birden fazla oluşum, örgüt niteliğinde olup olmadığını, varsa örgütün niteliğini dosya kapsamına ve somut delillere göre ortaya konularak sanıkların hukuki durumlarının bu doğrultuda tayin edilmesi gerekirken, bunlara riayet edilmeyerek örgüt kabulünde isabet bulunmadığından, bu nedenle hüküm bozulmuştur.”


10 sanık yönünden düşecek
- Kararda sanıklardan Arif Doğan, Emcet Olcaytu, Fatih Derdiyok, Hüseyin Görüm, Mehmet Koralp, Muzaffer Tekin, Münir Kemal Yavuz, Salih Kurter, Ünal İnanç ve Sami Hoştan hakkındaki davaların ölüm nedeniyle düşürülmesi gerektiği de belirtildi.

PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?
Danıştay davası ayrılacak

Daire; kararın, Ergenekon davasıyla birleştirilen Danıştay 2. Daire’ye yönelik saldırı davasının da ayrı görülmesi gerektiği için bozulmasına karar verdi. Kararda, Danıştay cinayeti ile Ergenekon davası sanıkları arasında hukuki ve fiili bağlantının varlığının somut delillerle ispat edilemediği, bu duruma aykırı olarak zayıf delil ve iddialarla davanın Ergenekon davasıyla birleştirilmesinin adil yargılama ve makul sürede davanın sonuçlandırılması ilkesine aykırı olduğu kaydedildi.

Osman Yıldırım’a ceza
Kararda, örgüt olsa da olmasa da Danıştay saldırganı Alparslan Arslan’ın öldürme ve öldürmeye teşebbüs eylemine yardım eden sıfatıyla katıldıkları anlaşılan sanıklar Osman Yıldırım, Erhan Timuroğlu ve İsmail Sağır hakkında verilen beraat kararlarının da bozulduğu belirtildi. Buna göre Ankara’da aralarında Yıldırım’ın da bulunduğu sanıklar yeniden yargılanacak. Yıldırım hakkındaki “gizli tanıklık” kararının kaldırılması da bekleniyor. Yıldırım, verdiği ifadelerle iki dosyanın birleşmesini sağlamıştı.

Suç duyurusu yapabilecekler
Sanıklar, bu gerekçelerle işlemleri yapan emniyet ve savcılık görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunabilecek. Yargıtay’ın, soruşturma ve kovuşturma aşamasında gerçekleştirilen kanunlara aykırı işlemler nedeniyle suç duyurusunda bulunmayacağı da öğrenildi. Ancak davaya yeniden bakan yerel mahkeme, usulsüz işlemler nedeniyle suç duyurusunda bulunarak soruşturma süreci başlatabilecek.

Başbuğ için Yüce Divan
Başkan Yeşil, müebbet hapse mahkum edilen eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un, gerek yargılama gerekse temyiz aşamasında ileri sürdüğü Yüce Divan itirazını da haklı buldu. Karar uyarınca Başbuğ da yeniden yargılanacak. Yerel mahkeme, Başbuğ’a isnat edilen suçların görevi kapsamında olduğuna karar verirse, dosyayı ayırarak önce Başbakan’dan izin isteyecek. İzin verilirse Başbuğ, Yüce Divan’da yargılanacak. Mahkeme Başbuğ hakkında dosyayı ayırmadan beraat kararı da verebilecek.

Eruygur’a durma istendi
Daire, müebbete mahkum edilen eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur hakkındaki kararı da bozdu. Kararda, Eruygur’un yargılama aşamasında nörolojik bir rahatsızlık geçirdiği, dolayısıyla savunmasının sağlıklı bir şekilde alınamadığı, hakkında sanki ceza ehliyeti araştırılıyormuş gibi rapor düzenlenerek savunmasının alındığı kaydedildi. Kararda, Eruygur’un savunma yapabilecek konuma geldiği takdirde yargılanmasına devam edilmesi, aksi takdirde davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği ifade edildi.

Tayyar: Derin devlet hortlar
Yargıtay’ın Ergenekon kararını twitter hesabından değerlendiren Ak Partili Şamil Tayyar, şunları yazdı:
“Ergenekon darbe davasıdır ve özü itibariyle haklıdır. Maalesef cemaat 23 iddianameyi torba davaya dönüştürmüş ve özel hesabını görmüştür. Paralel yapıyla mücadelenin Ergenekon’u tümden aklamaya dönüştürülmesi büyük hatadır ve eski derin devletin hortlamasına yol açacaktır. Ergenekon süreciyle ilgili 2 kitabım var ve her satırını savunurum, hesabını veririm. Ergenekon’la mücadele olmasa 2008’de Ak Parti kapatılır, Erdoğan başta olmak üzere kadroları hapse atılırdı.”
ANKARA Milliyet

NE DEDİLER?
‘Bu dava çökmüştür’

- Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek: Ergenekon davası büyük Türk milletini okyanus ötesinden bölme tertibinin bir ürünü. Nasıl TSK, Güneydoğu’da, Sur’da, Cizre’de, Silopi’de PKK’yı hendeklere gömüyor, Yargıtay da hukuksuzluğu, haksızlığı, Türkiye’yi bölmeye yönelik tertibi hendeklere gömmüştür. Mükemmel bir karardır. Türkiye’ye kurulan tertipler, bölücü girişimler yerle bir olmaktadır.

‘Kumpasçılar örgüt yarattı’
- CHP Milletvekili Dursun Çiçek: Ergenekon diye bir örgüt yoktur. Sadece bu kumpas mahkemesi bir örgüt yarattı.
Bize yaptıkları zulmün, işkencenin bedelini de ödeyeceklerdir. Bu tarihi bir gündür. Sonunda suç işleyenler cezalarını görecek. Bugün olduğu gibi sürgünlerde yaşamak zorunda kalacaklar.

‘Bu dava artık çökmüştür’
- Prof. Dr. Fatih Mahmutoğlu: (İlker Başbuğ’un avukatı): Başbuğ’un yargılanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Başbakanlık’tan izin alınması gerekmektedir. Bu bozma gerekçeleri karşısında böyle bir iznin verilebileceği kanaatini asla taşımıyorum. Şunu çok açık söyleyebiliriz ki artık bu dava çökmüştür.

‘Bir kumpas kuruldu’
- İlkay Sezer ((İlker Başbuğ’un avukatı): Yargıtay’ın kararı, önce kararı yazılan, sonra sanıkları uydurulan bir kararın aslında karar olmadığı ve bu soruşturmanın usulüne uygun yapılamadığının tescili mahiyetindedir. Burada pek çok kişiye bir kumpas kuruldu. Önceden hazırlanmış, senaryosu önceden yazılmış, özellikle dijital delileri uydurulmuş, onuruyla mücadele eden ve yaşayan insanların toplum önünde karalanmaya çalışıldığı bir yargılama yapıldı ve millet olarak hepimiz bunu seyrettik.

‘Çete ortaya çıkarılsın’
- Avukat Celal Ülgen: Hukuki bir hatadan Yargıtay kararıyla geri dönülüyor ama bu bizim için yetmez. Bizim için en önemli şey, bu çetenin birebir ortaya çıkarılmasıdır. Beklentimiz Ergenekon, OdaTV ve Balyoz davalarının kumpasını kuranların teker teker ortaya çıkartılması, deşifre edilmesi ve yargılanmasıdır. Hatta yargılanmalarından ve ceza almalarından daha önemli olan her davanın kumpasçılarının deşifre edilmesidir.

‘Hukuksuzluk teyit edildi’
- Avukat Hüseyin Ersöz: Bu mahkemelerdeki hakimlerin hukuka aykırı işlemleri, savunma hakkı ihlalleri, adil yargılama hakkına aykırı durumlar, bugün Yargıtay tarafından teyit edilmiştir. Öyle ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hukuk devleti olma yönündeki iradesi ortadayken, bu tür yargılamaların Türkiye açısından çok ciddi sıkıntılar doğurduğu, Yargıtay tarafından bir kez daha ortaya konulmuştur.”

‘Birçok hata düzeltilmiş oldu’
Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, Yargıtay’ın Ergenekon davasına ilişkin kararını “Birçok hata bu şekilde düzeltilmiş oldu” sözleriyle değerlendirdi.
Ergenekon davası kapsamında tanıklığına başvurulan isimlerden dönemin Genelkurmay Başkanı Özkök, T24’e yaptığı değerlendirmede “Yargımızın kararıdır, saygıyla karşılıyorum. Birçok hata bu şekilde düzeltilmiş oldu” ifadesini kullandı. l HABER MERKEZİ

‘Ergenekon hukuksuzluk destanı’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yargıtay’ın Ergenekon davasında verdiği bozma kararına ilişkin olarak, “Gün gelecek ‘ben bu davanın savcısıyım’ diyen zat da yargılanacaktır!” dedi. Kılıçdaroğlu, sosyal medya platformu twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Ergenekon bir örgüt değil, AKP imzalı bir hukuksuzluk destanıdır. Gün gelecek ‘ben bu davanın savcısıyım’ diyen zat da yargılanacaktır!” ifadelerini kullandı.
ANKARA Milliyet

Türkiye'nin günlük koronavirüs tablosu ( 18 Ocak 2021 )Türkiye'nin günlük koronavirüs tablosu belli oldu. Türkiye'de son 24 saatte 151 bin 342 Kovid-19 testi yapıldı, 5 bin 862 kişinin testi pozitif çıktı, 164 kişi hayatını kaybetti. Ağır hasta sayısı 2 bin 183 oldu, 7 bin 905 kişinin Kovid-19 tedavisinin/karantinasının sona ermesiyle iyileşen sayısı 2 milyon 270 bin 769'a yükseldi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet