Geri Dön

Kureyş Suresi Okunuşu Ve Anlamı: Türkçe Tefsiri, Arapça Yazılışı, Fazileti, Diyanet Meali

Kureyş Suresi’nin ismi Hz. Muhammed’in de bağlı olduğu kabileden gelmektedir. Bu kabilenin Mekke’nin en güçlü Arap kabilesi olduğu ve özellikle Fil Vakası’nda Kabe’yi korudukları bilinmektedir.

Kureyş Suresi Okunuşu Ve Anlamı: Türkçe Tefsiri, Arapça Yazılışı, Fazileti, Diyanet Meali

Kureyş Suresi de Mekke devrinde bu kabilenin Allah için gösterdikleri çabayı ve onlara Allah tarafından verilen nimetlerin hatırlatılması için indirilmiştir. Kur’an-ı Kerim’in 106. Suresi olan Kureyş, toplamda 4 ayet-i kerimeden meydana gelmektedir. Kısa bir sure olduğu için de çoğu Müslüman’ın ezberinde bulunmaktadır. Bu sureyi okumanın çok sayıda fazileti olduğuna da rivayet edilmektedir.

Kureyş Suresi, Mekke döneminde Tin Suresi ile Kari’a Suresi arasında indirilmiştir. Bu sureyi okuyan kişinin; güzel ahlaka erişeceği, hastalıklardan korunacağı, yediğinin bereketleneceği ve unutkanlığının gideceği rivayet edilmektedir. Bunların yanı sıra Cuma geceleri Kureyş Suresi okuyanlarında rüyasında Hz. Muhammed’i göreceğine inanılmaktadır. Bu nimetlere erişmek isteyen insanlar da Kureyş Suresi’ni okumak ve ezberlemek için surenin Arapça ve Türkçe okunuşlarını araştırmaktadır. Aşağıda sıralanan başlıklarda sure ile alakalı tüm bilgilere değinilmektedir. İşte, Kureyş Suresinin iki dilde okunuşu, Türkçe açıklaması, Diyanet onaylı meali ve tefsiri

Kureyş Suresi Türkçe Okunuşu

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm.

1.Li îlâfi kurayş.

2.Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf.

3.Felya’budû Rabbe hâzelbeyt.

4.Ellezî et’amehum min cû’in ve âmenehum min havf.

Kureyş Suresi Dinle

 

Kureyş Suresi Türkçe Anlamı (Diyanet Meali)

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

1. Kureyş'e kolaylaştırıldığı,

2. Evet, kış ve yaz seyahatleri onlara kolaylaştırıldığı için ,

3. Onlar, şu evin Rabbine kulluk etsinler,ki,

4. Kendilerini açlıktan doyuran ve her çeşit korkudan emin kıldı.

Kureyş Suresi Tefsiri

“Güvenliğini sağlamak için” şeklindeki çeviriye göre bu âyet bir önceki sûrenin devamı gibidir ve cümle, “Ebrehe ve ordusunu helâk ettik” şeklinde tamamlanır. Sûrenin sonunu başına bağlamak da mümkündür; bu takdirde mâna şöyle olur: “... sağladığı için Kâbe’nin rabbine kulluk etsinler.”

Kureyş, Hz. Peygamber’in mensup olduğu, İslâm’ın tebliğine ilk muhatap olan ve Kur’an’da adı geçen büyük Arap kabilesidir. Nesep bilginlerinin çoğunluğuna göre Kureyş’in atası Nadr b. Kinâne b. Huzeyme b. Müdrike b. İlyâs b. Mudar b. Nizâr b. Maad b. Adnân’dır. Hz. Peygamber Kureyş’in Hâşimoğulları koluna mensuptur. Kabile reisliği genellikle Hâşimoğulları ile Ümeyyeoğulları arasında mücadele konusu olmuştur. Câhiliye döneminde Kureyşliler Allah’ın varlığına inanmakla birlikte putları Allah’a ortak koşuyorlardı, bu sebeple Kur’an onları, “ortak koşanlar” anlamına gelen müşrikûn sıfatıyla nitelemiştir. 610 yılında Hz. Peygamber’e Kur’an inmeye başlayınca Kureyş’in bir kısmı ona iman etmekle birlikte çoğu inanmadığı gibi Hz. Peygamber’e karşı gittikçe sertleşen ve savaşlara kadar varan bir mücadeleye girişmişlerdir. Bu direniş hicretin 8. yılında Mekke’nin fethine kadar sürmüştür. Mekke’nin fethedilmesiyle birlikte İslâmiyet’in karşısındaki Kureyş düşmanlığı da tamamen ortadan kalkmıştır. Bundan sonra İslâm’ın dünyaya yayılması için Kureyşliler’in ön saflarda mücadele verdikleri görülmektedir (ayrıca bk. Casim Avcı, “Kureyş (Benî Kureyş)”, DİA, XXVI,

Kureyş kabilesi, Araplar’ca kutsal sayılan Kâbe’nin gözetim ve bakımını üstlendikleri için diğer Arap kabileleri onlara büyük saygı gösterirlerdi; özellikle Kâbe’yi yıkmaya gelen fil ordusunun mûcizevî bir felâkete mâruz kalarak Kâbe’yi yıkma teşebbüslerinin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Kureyşliler’in kabileler nezdindeki saygınlığı iyice arttı. Emîrler ve krallar onlara saygı gösterir, başkaları çöllerde haydutlar tarafından saldırılara uğrarken Kureyşliler güven içerisinde yazın Tâif’in serin yaylalarına, kışın da Yemen’in ılık bölgelerine serbestçe seyahatlerde bulunarak büyük kazançlar elde ederlerdi. Hatta Kureyş’in ticaret kervanları kış aylarında Somali ve Habeşistan’a, yaz aylarında da Suriye, Mısır, Irak ve İran’a kadar giderlerdi. Mekke’nin bulunduğu bölge tarım ve hayvancılığa elverişli olmadığı için halkın ticaretten başka gelir kaynağı yok denecek kadar azdı. Hac mevsiminde kurulan panayırlar ticaretlerinin canlanmasına vesile olduğu gibi buralarda düzenlenen şiir, hitabet vb. yarışmalar da dil, edebiyat ve kültürün gelişmesini sağlıyordu. İşte sûrede Allah’ın onlara lutfettiği bu imkânlar hatırlatılmakta, özellikle Kâbe’ye vurgu yapılarak “Şu evin (Kâbe) rabbine kulluk etsinler” buyurulmaktadır.

Kabile hayatı yaşayan Arap yarımadası devlet otoritesinden yoksun olduğu için burada genel bir güvensizlik bulunduğu halde Mekke Hz. İbrâhim zamanından beri Allah tarafından saygınlığı çiğnenmeyen (harem) bölge olarak insanlığa duyurulmuş, bu sayede Mekke halkı dış saldırılardan korunmuştur. Nitekim bir âyet-i kerîmede, “Görmezler mi ki, çevrelerindeki insanlar durmadan yerinden koparılıp götürülürken biz (Mekke’yi) güvenli, dokunulmaz belde yapmışızdır?” (Ankebût29/67) buyurularak bu nimetler hatırlatılmaktadır. Ayrıca başka bölgelerde üretilen sebze, meyve ve diğer gıda maddeleri Hz. İbrâhim’in duası bereketiyle (İbrâhim 14/37), bir ticaret merkezi haline gelmiş olan Mekke’ye getirilip satılır, böylece bura halkının ihtiyacı karşılanırdı. İşte sûrede Kureyş’in, bütün bu nimetlerin şükrünü yerine getirmek için Allah’a kulluk etmeleri istenmiştir.

Kureyş Suresi Konusu

Sûrede Kureyş’e Câhiliye döneminde verilen ticarî imtiyazlardan, emniyet, istikrar, zenginlik vb. nimetlerden bahsedilmekte, nimetlere şükür ve Allah’a kulluk etmenin önemine dikkat çekilmektedir.

 

 

 

Elektrikli araçlar için kendi şarjını doldurabilen sistem geliştirdiErzurum’da ‘Dadaş Kaşif’ lakaplı Abubekir Taşbaşı, tekerleği döndükçe elektrik üreten, evin tüm ışıklarını yakan ve cep telefonunu şarj eden 'akıllı motosiklet' geliştirdi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber