Kardeşlerinin intikamını aldı

15 Mart 2020

Me Too hareketinin asıl kahramanı bir kadın değil, bir erkek: Ronan Farrow. Harvey Weinstein’ın 23 yıl hapis cezasına mahkûm edilmesinin de yayınevinin Woody Allen’ın kitabını basmama kararı almasının da arkasındaki ödüllü gazeteci. Mia Farrow ve Woody Allen’ın tek biyolojik oğlu

Yıllardır herkesin bilip de konuşmaya korktuğu, zaman zaman gizlilik sözleşmeleriyle ve ödenen tazminatlarla susturulduğu ya da büyük filmlerde başrol ve Oscar vaadiyle kandırıldığı bir düzen vardı Hollywood’da.

Elbette, konuşmaya cesaret edenler de çıktı arada, ama bu sefer de bunları yazacak ya da yayınlayacak mecralar bulunamadı.

Çünkü tacizle suçlanan kişiler hep çok güçlüydü ve medya patronlarıyla da dosttu. Biz aslında her şeyi Rose McGowan’ın başlattığını sandık, ama oysa Harvey Weinstein’in bu hafta 23 yıllık hapis cezasının da, yine bu hafta Woody Allen’ın anılarını yazdığı “Apropos of Nothing” adlı kitabını, ünlü yayınevi Hachette’in yayınlamama kararı almasının da arkasında aynı isim vardı: Ronan Farrow.

32 yaşındaki Ronan Farrow, ödüllü bir gazeteci. Harvey Weinstein, Bill Cosby, Jeffrey Epstein gibi kadınlara tacizle suçlanan birçok ünlü ismi The New Yorker’da yazdığı makalelerle afişe etti. Bu makaleleleri yayınlamak kolay olmadı, çalıştığı birçok kurum yayınlamayı kabul etmedi, ama Ronan Farrow sonuna kadar savaştı. Hatta daha sonra “Catch and Kill” adlı kitabında bu süreci ayrıntılarıyla anlattı.

Tanıdık biri

Ronan Farrow’un adı size tanıdık gelebilir, çünkü Mia Farrow ve Woody Allen’ın biyolojik tek oğlu. Hatırlarsınız, geçmişte Woody Allen’ın üvey kızına taciz ve tecavüzle suçlanmasını… Bu, 25 yıl önce Woody Allen ve Mia Farrow’un evlat edindikleri kızları Dylan Farrow tarafından ortaya atılan bir iddiaydı ve o zaman daha Me Too hareketi başlamadığı için Allen’ın tacizi resmen kanıtlanamamıştı. Ancak Dylan Farrow’un detaylı anlattığı iddiaları ve daha sonra üvey kızı Soon-Yi ile evlenmesi hep bir şüphe yarattı.

Yazının devamı...

75 milyon dolarlık sanat dolandırıcılığı

10 Mart 2020

Sanat dünyasının gündeminde koronavirüs dışında iki büyük dolandırıcılık olayı var.

Hatırlayacak-sınız, biri dünyanın önde gelen sanat koleksiyonerlerinden İngiltere kraliyet ailesinin ferdi Prens Charles’ın başına gelenler.

Prens Charles, kendi vakfı ‘The Prince’s Foundation’ın Ayrshire’daki merkezinde sergilenmek üzere, Formula 1’in patronu Bernie Eclestone’un kızı Petra Ecclestone’un eski eşi James Stunt’tan ödünç olarak 16 eser kabul etti.

Toplam değeri 105 milyon sterline (775 milyon TL) varan, Monet, Picasso ve Dali gibi büyük sanatçıların eserlerinin yaklaşık 30 yıldır dünyanın en önemli eserlerini yeniden resmeden ABD’li ‘sahteci ressam’ Tony Tetro tarafından yapıldığı ortaya çıkınca ise resimleri geri göndermek zorunda kaldı. Oysa sahte resimler Prens Charles’ın vakfına girmeyi başardıkları için aslında tescillenmiş bile sayılırdı, resimleri yapan Tony Tetro’nun açıklamalarına kadar en azından.

Çağdaş sanat dünyasındaki diğer büyük dolandırıcılık olayı ise galerici/sanat danışmanı Inigo Philbrick’in ortadan kaybolması.

Inigo Philbrick çok yetenekli bir sanat danışmanı olarak Londra’da başlıyor kariyerine.

Kısa zamanda, daha 23 yaşında, White Cube Galeri’nin kurucusu Jay Jopling’in dikkatini çekiyor ve hatta Jopling, Philbrick’e Mayfair’deki galerisini açmasında yardımcı da oluyor, yatırımcılardan biri de.

Inigo Philbrick’in işleri bir süre çok iyi gidiyor.

Yazının devamı...

Savaş muhabirinden yardım eli

8 Mart 2020

Günümüzün en cesur kadınlarından biri Arwa Damon. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde savaş muhabirliğinden savaş yaralısı çocuklara medikal yardım sağlayan organizasyonu INARA’ya uzanan kariyerini inceliyoruz

CNN International’ı açtığınızda Orta Doğu ile ilgili her haberde karşınıza aynı yüz çıkıyor: Arwa Damon.

Şimdiye kadar Uluslararası Kadın Medya Vakfı’nın “Cesur Gazetecilik” ödülünden “Emmy”lere kadar birçok önemli ödül kazandı.
Boston’da doğdu, babası Amerikalı, annesi Suriyeli (1949 darbesinde suikasta uğramış Suriye’nin eski Başbakanı Muhsin Al-Barazi’nin kızı). 6 yaşındayken ailesiyle Fas’a taşınmış, 9 yaşındayken ise İstanbul’a... Babası George Damon, Robert Kolej ortaokulunun uzun yıllar müdürüydü.

Arwa ise bizim için okul müdürünün sessiz sakin kızıydı. İşte belki de o yüzden şimdi CNN’i açıp da Orta Doğu’da en tehlikeli bölgelerde karşıma çıktığında şaşırıyorum ve cesaretine daha da çok saygı duyuyorum. 6. sınıfı atlayıp 16 yaşında mezun oldu Robert Kolej’den. Üniversiteyi New York’ta Skidmore College’da okudu, biyoloji ve Fransızca üzerine lisans yaptı. Daha sonra ise bir Türk tekstil şirketinde çalıştı. Şimdi 42 yaşında; mermilerden, bombalardan kaçıyor, gizli tünellerde sürünüyor, güvenlik görevlilerini tatlı dille ikna ediyor. Tabii bunda İngilizce, Arapça ve Türkçenin yanı sıra Fransızca da bilmesinin etkisi çok.

Hiç korkusuz, ama uzun yıllar birlikte çalıştığı Anderson Cooper’a göre sert bir savaş muhabirinden çok, insani yönü güçlü.

Iraklı çocuğu ABD’ye getiriyor

Zaten CNN’in popüler bir figürü haline gelmesinde en büyük etkenin, 5 yaşında ağır yaralanmış Iraklı bir çocuğu tedavisi için ABD’ye getirmesi ve dört yıl boyunca bu tedavi sürecini takip etmesi olduğu belirtiliyor.

Yazının devamı...