Terâvih namazı evde nasıl kılınmalıdır?

Terâvih namazı Ramazan ayına mahsus bir namazdır. Yatsı namazının vaktinde, yatsıdan sonra ve vitirden önce yirmi rekât olarak kılınır. Terâvih namazının her dört rekâtının sonunda bir süre oturularak istirahat edildiği için bu dört rekâttan sonraki oturuşa bir “tervîha” adı verilmiştir. Çünkü kelime olarak tervîha, nefsi dinlendirmek, rahatlatmak gibi anlamlara gelir. Hz. Peygamber şu hadisiyle Müslümanları terâvih namazını kılmaya teşvik etmiştir: “Her kim Ramazan’da faziletine inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek terâvih namazı kılarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, İman, 37).

Terâvih namazı, müekked sünnettir, yani Hz. Peygamber’in (s.a.v.) terk etmediği bir namazdır. Zaman zaman camide Teravih namazı kıldıran Peygamberimizin, evinde de kıldığı olmuştur. Evinde kılmasının sebebini de şöyle açıklamıştır: “Teravih namazının farz olduğunu düşünmenizden korktuğum için evimde kıldım.” Ancak peygamberimizin vefatıyla birlikte vahyin inmesi son bulunca teravih namazının farz olma endişesi de ortadan kalkmıştır. Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a.), Halifeliği döneminde insanları camide cemaatle kılmaya teşvik etmiştir. O günden itibaren de teravih evlerde kılınmakla birlikte çoğunlukla camide cemaatle kılına gelmiştir.

Evet, terâvih namazının tek başına kılınabilmesinin yanında cemaatle kılınması daha faziletlidir. Zira cemaatle kılınan namaz ile Müslümanların birliği, birbirlerine bağlılığı gösterilmiş olur, Müslümanlar arasında sevgi ve dayanışma duygusu uyanır, bilmeyenler bilenlerden istifade eder. İyi insanlarla birlikte kılınacak namazların, yapılacak duaların Allah katında daha makbul olacağı ümit edilir. Hz. Peygamber de cemaatle namazın faziletini bir hadisinde şöyle ifade etmiştir: “Cemaatle kılınan namaz tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir.” (Buhârî, Ezan, 30; Müslim, Mesâcid, 345).

Teravih namazını cemaatle kılmak daha kıymetli olmakla birlikte, özellikle salgın hastalık, güvenlik endişesi, olumsuz hava koşulları, gece karanlığının getirdiği korkular, yaşlılık ve engellilik gibi camiye gitmeye engel durumlar söz konusu olduğunda bu namaz evde kılınabilir.

Teravih namazı evde bütün aile fertlerinin katılımıyla cemaatle kılınabileceği gibi tek başına da kılabilir. Ancak evde de cemaatle kılınması; aile fertlerini bir araya getirme, tembellik ve üşengeçliklere engel olma ve çocukların aile büyüklerinden görerek öğrenmeleri bakımından ayrıca önem arz etmektedir.

Terâvih namazı, her iki rekâtta bir selam vermek suretiyle kılınır. Böyle kılınması daha faziletli olmakla birlikte, dört rekâtta bir selam vererek kılmak da mümkündür. İki rekâtta bir selam verildiği takdirde, bu namaz yatsı namazının son sünneti gibi kılınır. Dört rekâtta bir selam verilmesi halinde ise, yatsı namazının ilk sünneti gibi kılınır.

Yatsı Ezanı okunduktan sonra, önce yatsı namazının ilk sünneti, sonra yatsı namazının farzı, ardından yatsı namazının son sünneti, daha sonra da yirmi rekât olan terâvih namazı kılınır. Son olarak ise vitir namazı kılınarak namaz tamamlanmış olur. Eğer evde cemaatle kılınacaksa yatsı namazının farzı, teravih namazı ve vitir namazı cemaatle kılınır.

Diğer taraftan hastalık ve yolculuk gibi mazeretleri sebebiyle oruç tutmakla yükümlü olmayanlar için de bu namazı kılmak sünnettir.

Salgın hastalık dolayısıyla camide kılamadığımız terâvih namazını evlerimizde aile fertleriyle birlikte kılarak teravih coşkusunu hanelerimize taşıyabiliriz. Kim bilir belki de bu sayede daha önce çeşitli sebeplerle camiye gidemeyenler varsa onlara cemaatle namaz kılmanın hazzını yaşatabilir, çocuklarımızın ilk teravih namazı neşesine ortak olma fırsatı bulabiliriz.
Allah (c.c.) şimdiden kılacağımız namazları kabul buyursun. Âmin.