İş ararken dijital ayak izleri

23 Haziran 2020

İş hayatında bireysel marka yönetimi çok önemliyken iş arama süreci de bu daha da önem kazanıyor. İş hayatında bırakacağınız etki ve yaratacağınız algı, kendinizi yansıtmanız için çok önemlidir. “Bireysel marka yönetimine gerek yok ki!” demeyin. İllâ hepimiz bir şekilde kendi markamızı yönetiyoruz. Çevremizle iletişimimiz, giydiğimiz kıyafetler, e-postalarda verdiğimiz cevaplara gösterdiğimiz özen gibi pek çok detayı, yani oluşturmak istediğimiz algı, yani markamız yani kendimizi pazarlamak üzere yapıyoruz. Kimimiz çok kimimiz az özen gösteriyor fakat kendi sorumluluğumuzda olan marka yönetimini yapıyoruz. Atılan adımların sorumluluğu ve yönetimi kişidedir, yani her adımın sonucu yine kişiyi etkiler. İş hayatında yaptığınız çalışmalarınız, yönettiğiniz projeler, katıldığınız etkinlikler, yazdığınız makaleler ve dijital platformlarda yaptığınız yorumlara kadar pek çok şey markanıza olumlu ya da olumsuz katkı sağlar, unutmayın. Reklamın iyisi kötüsü olmaz demeyip işi garantiye almak lazım (!)

Bireysel marka yönetimi, kariyerinizde diğer profesyonellerin yanında farklılaşmanızı sağlar. Bu sayede yeni iş fırsatları ansızın kapınızı çaldığında veya iş ararken de kendinizi farklılaştırabilirsiniz. İşiniz ne olursa olsun, özenli olmak, kendini geliştirmek ve tüm yaptıklarınızı karşı tarafa doğru lanse edebilmek çok önemli. Bu yüzden bireysel marka yönetiminizi de kariyerinizdeki gibi bir hedefle odaklamanız ve stratejik yönetimini yapmanız gerekir. “Ben, yönetici ya da çok önemli bir uzman değilim” demeyin, aslında mülâkatlarda verdiğiniz referanslarınız bile sizin bireysel markanızı destekler.

Bireysel markanızın hedefini ve stratejinizi en iyi kendinizi tanıyarak yönetebilirsiniz. “Ben ne istiyorum, nerede ve hangi pozisyonda çalışırsam mutlu olurum veya nasıl anılmak istiyorum?” gibi sorulara cevaplar bulmanız ilk adımdır. “Benim mutlu olacağım hedefimde olmam için neler yapmam lazım, sosyal medyada nasıl anılmalıyım, kimlerle görüşmem lazım ve hedefimde kimlere kazandıracağım?” gibi sorulara da cevaplar verirseniz daha geniş kapsamlı düşünebilir ve vereceğiniz cevaplara göre atacağınız adımlarınızı, iş hayatında ve tabii dijital dünyada bırakacağınız ayak izlerinizi de belirlemiş olursunuz.

Artık iş hayatı ve dijital dünya birbiriyle çok ilintili. İşyerinizde sizi bire bir tanıyabilirler ama artık sosyal medyanın gücünü yadsımamanız gerekir. Sosyal medyada çok geniş bir networkünüz olabilir ve bu network sizi yaptıklarınızla tanıyacaktır. Bu yüzden sosyal medyada var olma sebebinizi iyi belirlemeniz ve varoluş sebebinize göre adımlarınızı atmanız “şık” olacaktır.

Sosyal medyada yer almayanlar olduğu gibi özellikle içinde bulunduğumuz bu pandemi günlerinde sosyal medyada oldukça fazla vakit geçirildi, paylaşımlar ve yorumlar yapıldı. Yani her hareketle, aktif dijital ayak izler bırakıldı. Yani bireysel marka değerinizde değişiklikler oldu... yani kendinizi bir şekilde tanıttınız.

Peki dijital ayak izi nasıl oluşur?

-“Linkedin” paylaşımları, “Facebook” durum güncellemesi, “Instagram üzerinden fotoğraf paylaşımı, gönderilerin altına yazılan olumlu - olumsuz yorumlar ya da Twitter’ da yazı yazmak gibi hareketler “

Yazının devamı...

Liderlerle kariyer sohbetleri: Hilal Suerdem

20 Mayıs 2020

Sektörlere yön veren liderler var. Bu liderler iş dünyasında pek çok çalışana ilham olduğu gibi gelişimleri için de rol model olabiliyor. Bu sebeple sosyal ve profesyonel platformlarda yönetici-liderleri takip ediyorum. Uzun zaman önce iş dünyası çalışanlarının gelişimi amaçlı düzenlenen bir sosyal sorumluluk etkinliğinde Hilal Suerdem Bey ile tanıştım. Ev sahibi olduğu için o yoğunluğunun arasında sohbet etme fırsatım da oldu. Kendisini dijital dünyadan takip ettiğim kadarıyla sektördeki örnek çalışmaları, ekibinin gelişimine katkı sağlaması ve sosyal sorumluluk projeleri dikkatimi çekmişti. Hilal Suerdem Bey ile çalışmaları, kariyeri ve iş hayatı üzerine sohbetimiz sektör çalışanlarının gelişimleri için faydalı detaylar barındırıyor. Çalışanlara ilham olması dileğiyle…

Küçük yaşlarda iş hayatına atıldınız, biliyorum. Profesyonel iş hayatına başladığınız Kiğılı’nın şu an CEO’su olarak devam ediyorsunuz. Bize kariyerinizden kısaca bahseder misiniz?

Aslında kariyerim öğrencilik yıllarında babamın Tahtakale’deki tıbbi gereçler satan dükkânında başladı. Kiğılı ailesi içerisinde ise diğer pek çok çalışan arkadaşlarımız gibi, benim de hikâyem yıllar öncesine dayanıyor. Ticarete işin mutfağında, yani mağazada tezgâhta satış yaparak başladım. Kariyerserüvenimde en büyük yol göstericim, ustam Abdullah Bey olmuştur. Kendisinin perakende sektöründeki deneyimleri ve fikirleri başarıma ve bugünlere gelmeme ışık tuttu. Sahada başlayan serüvenim neredeyse şirketin tüm birimlerinde ve iş süreçlerinde çalışarak devam etti ve bugünlere kadar geldim. Sürekli öğrenerek ve araştırarak, dünya modasında gerçekleşen değişimleri ve yenilikleri takip ettim ve kazanımlarımı işime yansıttım. Abdullah Bey’in çalışma değerleri de başarımda yol gösterici bir önem taşıyor. Özellikle dürüstlük, güven ve iyi insan olma felsefesinden faydalanarak iş dünyasına adım attım. Bugünlere büyük emeklerle geldik ve önümüzdeki dönemde belirlediğimiz hedeflere yürürken de yine aynı değerleri sürdürmeye özen göstereceğiz.

Sahada bir çalışanken şu an sektöründe lider bir organizasyonun üst düzey yöneticisisiniz, başarınızı neye borçlusunuz?

Elbette ben de birçok yönetici gibi başarımı disiplinli çalışmaya borçluyum. Bugüne kadar hedefe giden yolda, çalışmalarıma artı değer katan dinamikler oldu. Profesyonel iş yaşamında, her liderin yol gösterici prensipleri olmalı. Dürüstlükten ve saygıdan asla taviz vermeyen bir yöneticiyim. Bir diğer konu ise güven. Çevrenize güven verdiğinizde, dürüstlükle hareket ettiğinizde ve insanlara şefkatle, iyi niyetle yaklaştığınızda karşılığını mutlaka alıyorsunuz. Bu şekilde başarınız da daha uzun ömürlü ve sağlam oluyor. Ben kendi adıma sadece başarıya değil, mutluluğa da odaklanıyorum. İnsanlara, tasarım ve kalitenin yanı sıra, şıklıkla birlikte mutluluk satıyoruz.

Bir aile şirketinde çalışmanın kolaylıkları olduğu kadar zorlukları da var. Bu zorluklar neler ve bu zorlukları nasıl aştınız?

Aile şirketinde bulunmanın kolay olduğu kadar zor tarafları da var elbette. Şirket içindeki dayanışma ve birliktelik, beni bir o kadar daha sorumlu olmaya davet ediyor. Bu benim için önemli; fakat engel oluşturmayan bir durum. Çünkü özverili ve düzenli çalışıyorsanız bu çevrenize yansıyacaktır. Başarılı bir çalışan işine ne kadar çok odaklanıyorsa, özel yaşamına da bir o kadar odaklanmalı, özen göstermeli. Bir tarafa diğerinden dengesiz şekilde yoğunlaşırsa, başarısızlık da kaçınılmaz olarak devamında gelir. Biz profesyonel bir kurumsal yapı kurduk. Bu yapının temelinde üst yönetimle birlikte tüm ekibin katkısıyla çok ciddi bir emek gücü barındırıyor. Abdullah Bey’in tecrübeleri ve öngörüsü bizlere daima ışık tutuyor.

Yazının devamı...

Uzaktan çalışma ve performans

3 Mayıs 2020

Evden Çalışırken Disiplin ve Motivasyon

“Başarı, zamanla kazanılan ve planlayabileceğin her şeyin ötesinde getiriler sağlayan küçük günlük disiplinler vasıtasıyla oluşur”                                                                                                                                      Frank Herbert

 

Karantina günlerinde, uzaktan çalışma disiplini başkadır. Uzaktan çalışma modeli, artık ister istemez çoğumuzun hayatına entegre oldu. İnternetin varlığıyla birlikte bir bilgisayarın olması ile işler yürürken dijital iletişimde bir yandan toplantılarımızı gerçekleştiriyoruz. Dijital iletişim bundan sonra işe alım sırasında adaylardan beklenen bir yetkinliklerden biri olacak bence.

Uzaktan çalışma, son yıllarda, özellikle girişimcilerde ve çeşitli sektör/işlerde hali hazırda kullanılmaya başlanmış bir yöntem.  Pandemi günleri ile birlikte bir anda bu yöntem, hızlıca iş ve özel hayatımıza girdi. Büyük kurumsal yapılar, teknolojik alt yapı güçleriyle bu yönteme çabuk adapte olurken küçük şirketler birkaç haftada bu yöntemi benimseyerek etkin bir şekilde kullanmaya başladılar.

Deloitte’un yaptığı ankete göre; İstanbul ağırlıklı olmak üzere ülke çapında evden çalışma uygulamasına geçenlerin oranı %48,7. Sahada yer alan sektörler başta üretim olmak üzere; devamında “Hızlı Tüketim ve Perakende” ve “Dayanıklı Tüketim Malları” sektörleri olarak belirlenmiş. Sahada yer alan sektörler başta üretim olmak üzere; devamında “Hızlı Tüketim&Perakende” ve “Dayanıklı Tüketim Malları” sektörleri olarak belirlenmiş.

Bu çalışma yöntemi öncelikli özel sektörde olmak üzere ilerleyen zamanlarda kamuda da sistemleşecek ve daha da etkin kullanılacak. İşverenler, çalışanların motivasyonunu artırmak ve maliyetleri düşürmek üzere, bu yöntemi uygun pozisyonlarda değerlendirecektir. Yaşadığımız şu günler aslında bu yöntemin bir provası gibi…

Yazının devamı...

Online mülakatlara hazırlık

13 Nisan 2020

Merhabalar,

Öncelikle şu günlerde işlerine devam eden tüm sağlık, kargo, market vb sektör emekçilerine selam olsun, emeğinize sağlık. Sokağa çıkma yasağı başladığında fırınlar açık olacağı halde marketlere dökülenler iki hafta evde kalın lütfen...

Biliyorsunuz, corona virüsün yaygınlaşması ile pandemi ilan edildi ve tüm dünya gibi artık bizimde gündemimizde. İş ve özel yaşamımızı gerekli önlemleri alarak en hasarsız şekilde ve minimum kayıpla atlatmak üzere hayatımızı kurguladık. Sahada çalışanları işlerini kısıtladığı gibi korunma önlemlerini alıyorlar. .

İş hayatına baktığımızda ise tepe yönetim ve İnsan Kaynakları birimlerin kısmi de olsa uzaktan çalışma modellerini hızlı bir şekilde hayata geçirdiler. Uzaktan çalışabilecekler bilgisayarlarını alıp evden çalışıyorlar, görüşmelerini-toplantılarını telefonla veya dijital platformlardan gerçekleştiriyorlar.

Ancak gündem sağlık açısından tehlikeli olunca İnsan kaynakları birimlerinin hem çalışanları hem de adayları açısından daha fazla hassas olması gerekiyor. İşe alım yapan uzmanlar ve ilgili yöneticilerinin adaylarını ilk CV inceleme veya ön görüşme için şirketinize çağırmaması risksiz olacaktır. İlk görüşmeyi telefonla veya alternatif dijital iletişim kanallarında gerçekleştirmeyi tercih edebilirler. Sağlık açısından tehlikeli günlerdeyiz ancak bundan sonra İK politikalarına online mülakatların daha etkin şekilde yer alması gerekliliğine inanıyor ve savunuyorum. İşveren açısından hızlı ve maliyeti düşük bir yöntem olduğu gibi adaylarınız için de maliyeti düşük bir yöntem. Genel olarak ilk görüşmeler için pratik bir yöntem olduğu gibi şu son günlerde de sağlık açısından risksiz bir yöntem. Görüşmeler organize edilse bile katılım sağlayacak adayların sayısı azalacaktır. Aslında online görüşmeleri her zaman her iki tarafın vaktini almamak adına yapabilirsiniz. Keza toplantılarınızı bile çeşitli dijital platformlardan yapabilirsiniz. Bir devir değişecek şirketler için daha düşük maliyetli ve belki verimin artacağı uzaktan çalışma yöntemi daha yaygın bir hâl alacak.

İşe alım yapan uzmanlar olarak telefonla veya dijital iletişimle işe alım görüşmelerini nasıl yapabilirsiniz?

-Öncelikle açık pozisyon için aradığınız nitelikler ve gerekli detaylar önceliklendirilmiş olarak hazır olsun.

Yazının devamı...

İş hayatında stres yönetimi

6 Şubat 2020

Yaşadığımız dönem itibariyle hayat stresli ve pek çok şey strese neden olabiliyor. Doğan Cüceloğlu’ na göre stres, "Bireyin fizik ve sosyal çevredeki uyumsuz koşullar nedeniyle, bedensel ve psikolojik sınırlarının ötesinde harcadığı gayrettir" (Cüceloğlu, 1994: 321).” Diğer yandan başka bir tanımda stres “Genelde olumsuz bir durum olarak algılanan stres, araştırmacı ve bilim adamlarına göre; kısaca bireyin, tehdit edici çevre özelliklerine göre karşı gösterdiği bir tepki.“ (Steers, 1981) olarak geçiyor.

Bu iki ayrı tanımda gördüğümüz üzere stres; Olumsuz durumların sonucundaki ruhen, fiziken verdiğimiz tepki, aslında hayatın da akışını bozuyor. Dengesi bozulan hayatımızın tekrar normal düzende olması için emek, çaba ve enerji sarf ediyoruz. Olumsuz, alışık olmadığımız bu ortamda yaşadığımız ruhen ve fiziken yorgunluğu, gerginliği ve olumsuz düşünceleri vücudumuzun buna verdiği tepki olarak da düşünebiliriz.

Hayatta çeşitli maddi – manevi sebeplerden stres yaşarken diğer yandan da iş hayatında da stres yaşıyoruz. İş yükünün fazla olması, kapasite üstünde ve altında iş yapmak, olumsuz çalışma ortamı, çalışılan işten keyif almamak, yöneticinin liderliğe uymayan davranışları veya çalışma arkadaşlarının davranışları. Herkes farklı ve stresi yaratan etkenler de bu yüzden farklı olabilir.

İş Hayatında Stresin Sebepleri Nelerdir?

İş hayatında stresin sebebi çalışanın kendisi olduğu gibi işverenle ilgili konular da olabilir. İşveren kaynaklı stresin çözümlenmesi için “İnsan Kaynakları ve Yönetim” birimlerinin özenli çalışması gerekiyor. Belki sorun tamamen ortadan kalkmaz ancak olabilecekleri en aza indirebilir. Çalışanların olabildiğince refah içinde çalışmasını sağlamak işverenin görevidir.

Görevlerde Belirsizlik: Kısaca belirtirsek; çalışanın görev tanımının ve iş amaçlarının belirsiz olması, bir müddet sonra iş tatminsizliğine ve devamında gerginliğe dönüşebilir. Rollerin, görevlerin, iş tanımlarının olabildiğince net olması gerekir. Her işi yapsın demeyle işler yürümüyor maalesef

Görevlerin Çatışması:

Yazının devamı...

KVKK ve İnsan Kaynakları

13 Ocak 2020

İnsan Kaynakları Çalışanları Kişisel Veri Güvenliği Hakkında Bilinçli Mi?

İşim gereği son dönemde KVKK konusu gündemimde. Bu esnada dijital medyada kişisel veri hukuku ile ilgili çeşitli paylaşımlarda demeçlerinizi okudum ve sizi tanıma fırsatım oldu. Öncelikle kimdir Oğuz Kara? Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Yeditepe Üniversitesi’nden mezun oldum ve Kopenhag Üniversitesi’nde “Medya Hukuku” “Fikri Mülkiyet Hukuku” ve Uluslararası Hukuk” üzerine eğitimler aldım. Şu an ne yapıyorum diye soracak olursak: Araştırmacı, iş insanı, girişimci bir hukukçu aynı zamanda teorinin yanında pratiği ve farklı uygulamaları da merak edip araştıran tam zamanlı öğrenciyim diyebilirim. Şaka bir yana bu ara hukuk gündemi çok yoğun olduğu için sürekli takip halindeyiz ve değişen sisteme ayak uydurmak adına kendimi sürekli güncelliyorum. Ayrıca gelişmeleri makale yazarak paylaşmayı seviyorum. Bu aralar youtube kanalımızda video çekerek de insanlara yardımcı olmaya çalışıyorum. İş hayatım boyunca ulusal ve uluslararası platformlarda uzmanlığım dâhilinde çeşitli projelerde görev aldım, halen de yer almaya devam ediyorum. Şu an hukuk yüksek lisansı yapıyorum bir yandan da İstanbul Üniversitesi’nde felsefe okuyorum.

Bu ara girişimcilik- start-up hukuku ve kişisel veri güvenliği öncelikli konularım. Özetle, Oğuz Kara bu dönem sürekli çalışan, koşturan, müvekkillerine yardımcı olan bir avukat diyebilirim.

Kişisel verilerin korunması şu an gündemde olan bir konu. Kişisel veri nedir?

Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ait her türlü veriye kişisel veri diyoruz. Mesela, fotoğraf, isim, CV, kimlik numarası, adres, e-posta adresi, parmak izi, ses ve benzeri her türlü veri kişisel veri kabul ediliyor. Örneğin, CV içerisindeki fotoğraf, isim, kimlik numarası, adres, öğrenim bilgileri, referanslar gibi her türlü detay kişisel veridir. Özellikle altını çizeyim, şirket, vakıf, dernek gibi tüzel kişilerin verileri kişisel veri değil, gerçek kişilerin verilerini “kişisel veri” olarak kabul ediyoruz.

Kişisel veri güvenliğine hukukun önem vermesinin sebebi de şu: “kişisel verilerin izinsiz öğrenilmesi ve kullanılması halinde büyük mağduriyetler ortaya çıkıyor”. Yasal düzenlemeler de bu verilerin temini, muhafazası, paylaşılması ve imhası için önemli kriterler ortaya koyuyor.

Yazının devamı...