Karantina günlerinde kitap kendini yeniden kanıtladı

Dünya milyarlarca doları eğlence endüstrisine aktarsa da, stream platformları harıl harıl yeni yatırımlar yapsa da, artık istediğimiz film, dizi, müzik bir tık uzakta olsa da bunların hepsi tek bir şeyi ortaya koyuyor: Kitabın yerini hiçbir şey tutmuyor.

Öyle ki artık kitap okumayıp film ve dizi izlediğim saatleri -ki evde otururken çok izleniyor- resmen çöpe atılmış hissediyorum. İmkân varsa e-kitap da değil, kâğıttan kanlı canlı (!) bir kitabı sayfalarını çevirerek okumanın keyfi hiçbir şeyde yok. Ne internet bağlantısı, ne şarj derdi. Her zaman yanında ve sana sadık... 

Klasikler ve polisiyeler çok daha fazla okunuyormuş şu ara İngiltere’de. BBC’nin haberindeki veriler evde kapalı kalanların yüzde 30’unun eskiye oranla daha fazla kitap okuduğunu ortaya koymuş.

Ben ilk kez 20’lerimde okuduğum “Tutunamayanlar”ı tekrar okumaya başladım. İnsan olağanüstü durumlarda daha temel metinlere başvurma ihtiyacı hissediyor belki biraz da ondan böyle yaptım. Klasik eserler onları her okuduğunuzda kulağınıza yeni sırlarını fısıldayarak ilginizi çekmeyi her zaman başaran süper metinler. “Tutunamayanlar” hakkında ne diyebilirim bilmiyorum. Her satırı bugün yazılmış gibi. Her cümlesi, her iç sesi, her pişmanlığı, yenilgisi ve her hayal kırıklığıyla kahramanlar bugün hâlâ yaşıyorlar. 1960’ların, 70’lerin Türkiye’sine ışınlanayım, o dönemin insanlarının zihnine bir daha gireyim, mahalle mahalle sokak sokak keşfedeyim, belki yeni yerler bulurum diye okumaya başladım. Bula bula günümüzün insanını buldum. Sırada şu ara BBC’de başlayan dizisiyle sosyal medyada fırtınalar koparan “Normal People” var. Diziyi izlemek yerine, ne zamandır sırada bekleyen bu kitaba girişeceğim şimdi geç kalmış olsam da.

Kitaplarla ilgili BBC haberini incelerken, Cem Erciyes’in Gazete Duvar’daki yazısına denk geldim. D&R 1 Haziran’da tüm mağazalarını açacakmış. Cem yazısında Türkiye Yayıncılar Birliği’nin açıkladığı 2019 Kitap Raporu’ndan bilgiler aktarıyor. 2019’da yayıncılık yüzde 5.3 büyümüş.

Kültür yayıncılığı çerçevesinde 68 bin 500 yeni kitap yayımlanmış. 148 milyon adet baskı yapılmış. Umut verici rakamlar. Sanırım tüm dünyada kitaplara ilgiyi genç kuşakların kitaplarla olan ilişkisiyle anlamak lazım. İngiltere’de 18-24 yaş aralığındaki kesimin eskiye göre daha fazla kitap okumaya başladığı belirtiliyor. Bunu sadece evde oturmaya bağlayamayız diye düşünüyorum. Zira ben kızım Leyla sayesinde çocukların nasıl kitaba meraklı olduklarını görebiliyorum. Bu vesileyle uçsuz bucaksız bir çocuk kitapları dünyası olduğunu fark ettim. Ve inanın bu dünyaya adım atmak yetişkinler için de çok heyecanlı olabiliyor. İnanılmaz çeşitlilikte hikâyeler ve kahramanlar var. Çocuğunuzla iletişim kurmanın sanırım en iyi ve garantili yolu ona kitap okumak ya da onunla birlikte kitap okumak sanırım. “Yeni nesiller kitap nedir bilmeyecek, sadece iPad ile yaşayacaklar” diyenlerin de ne kadar haksız olduğunu görmüş oldum. Çocuklar neye, ne zaman ihtiyaçları olduğunu çok iyi biliyorlar.

Cem Erciyes yazısını hafif karamsar bitirmiş. “2019’un pırıltılı rakamları ne zaman geri gelir, tahmin etmek kolay değil” demiş.

Bana kalırsa, yenilmeyen, yılmayan, yolundan şaşmayan eski usul bir süper kahraman gibi kitap. Yenilmesi mümkün değil.