Toparlanma emareleri

Müzik endüstrisinin toparlanma sinyalleri verdiği şu günlerde, bu yaz her şey için çok geç olsa da sonbahar ve 2021 için iyimser tahminler yapılıyor

Müzik endüstrisi ilk şokun ardından neredeyse iki ay sonra toparlanmanın sinyallerini veriyor. Bu yazın artık festivalsiz geçeceğinin anlaşılmasının üzerinden hayli karanlık senaryolar devreye girmiş, bir daha artık kimse festivale falan gitmez cümlesi telaffuz edilmeye başlanmıştı. Yasakların kademeli olarak hafifletilmeye başlandığı şu günlerde, özellikle Avrupa ülkelerinden gelen istatistiklerin gösterdiği, hastalığın gerilediği ve normale dönmeye yaklaşıldığı yönünde. Bu yaz artık her şey için çok geç, ama sonbahar ve 2021 için iyimser tahminler dolaşımda.

Festicket’ın, İngiltere, Fransa, Almanya ve Hollanda’da 110 bin festival katılımcısıyla yaptığı anketin sonuçlarına göre, “Karantina kalktıktan sonra ilk 6 ay içinde bir festivale katılırım diyenlerin oranı yüzde 89. Bu grup içinde 1-3 ay sonra katılırım yanıtını verenlerin oranı yüzde 66. Yüzde 30’u ise karantina kalksın hemen katılırım demekte. Açıkçası eve kapanmaktan o kadar sıkıldık ki, şu anda korsan festival ve etkinlik düzenlense eminim binlerce insan koşarak gider. Neticede markete gidiyoruz, bu da bir ihtiyaç!

Değişim yolda

Dans ve kulüp aleminin etkin oluşumları şu ara hayli zor durumda. Parti demek sosyal mesafenin tersi demek. Karantina kalktığında dahi partilerin kendine gelemeyeceği, sadece yüzde 40 kapasiteyle devam edileceği ve düzenlenen organizasyonların ticari açıdan artık anlamlı olmayacağı açıklandı geçenlerde. Bu açıklamayı yapan Night Time Industries Association, İngiltere’de 200’den fazla işletme, kulüp ve organizasyonu temsil ediyor. Londra, başta İngiltere olmak üzere, dünyada alternatif kültürün üretildiği en önemli merkezlerden biri. Kulüp ve partiler de bu canlı, her daim renkli ortamın ev sahipleri. Kültürel açıdan önemli bir değişim yolda ve bu herkesi etkiler gibi duruyor.

Çember içinde dans

Sosyal mesafeli parti fikirleri havada uçuşuyor diğer yandan. Almanya’da denenmiş bir model var. Yaygınlaşmasına çalışılıyor. Yerlere çemberler çizilmiş, herkes onların içinde maskelerle dans ediyor. Bana sıkıcı geldi. Ama en azından açık havada bu tip etkinlikler yapılabilecek mi göreceğiz. Elbette bu kadar tedbir, gece hayatının ruhuna ters. Diyorum ya kültür hafiften değişiyor. 2020 sonbaharında bazı açık hava etkinlikleri düzenlenecek ve sanırım bunlar sırasında çeşitli pilot uygulamalar devrede olacak. Asıl geri dönüş için 2021 yazını beklemek gerekecek. Elbette şu ara kuvvetle köpürtülen ikinci dalga gelmezse! Her şeye rağmen bir toparlanma, hareket ve heyecan rüzgârı esmeye başladı. İnsanlar bir araya gelmenin müzikle bağ kurmanın yollarını bir şekilde bulacak.

Toparlanma emareleri

 

Haftanın yenileri arasında

Ezel, bu hafta kimsenin pek tanımadığı Alman rapçi OMG ile yaptığı düetle gündeme geldi. Açıkçası kapalı bir kutu olan OMG’yi kime sorsam tatmin edici bir yanıt alamadım. “Jelous & Greedy” Ezhel’in İngilizce chorus bölümünü üstlendiği romantik bir Latin/Rap parçası.

Lady Gaga’nın çıkardığı “Chromatica”, bu haftanın en parlak yeni albümü. Açıkçası bir süredir bu albümden yayınlanan single’ları takip ediyoruz. “Stupid Love”, Ariana Grande’li “Rain On Me” ve bu haftanın parçası “Sour Candy” hepsi çok güçlü dans/club şarkıları. Lady Gaga dönemin en iyi dans albümünü yayınlıyor. ‘90’ların club ve dans müziğine referanslar bugüne kadar yayınlanan şarkıların ortak özelliğiydi. Lady Gaga rüzgârı esecek, hazırlıklı olun.

Lenny KravItz “Ride” adlı bir şarkı çıkardı bu hafta. “It Ain’t Over Til It’s Over” tadında ve sanki ‘90’lardan sonra zaman durmuş izlenimi veriyor.

Şarkıcı/söz yazarı ekolünü seviyorsanız genç sanatçı Bruno Major ile ilgilenin. “Figment of My Mind” bu haftanın ilgi çeken şarkılarından.

Romare “Sunshine” adında bir parça yayınladı. Elektronikçiler ilgilensin.

İlginç olabilecek iki albüm daha. EDM dinleyeyim pozitif hisler ruhuma yayılsın öforinin sınırlarında dolaşayım diyorsanız Norveçli DJ ve prodüktör Kygo’nun yeni albümünün adı “Golden Hour”. Sebastien Tellier’nin yeni albümünün adı “Domesticated”. Açıkçası isim şu günlere uygun. Tellier’nin iyi bildiğimiz ve sevdiğimiz elektronik/indie mood’u ve mizahi kafası mutlu etti.

“Dance Monkey” ile internetin son yıllardaki en “stream platformu dostu” şarkılardan birine imza atan ve büyük dinlenme rekorları kıran Avustralyalı sanatçı Tones And I, “one hit wonder” olarak tarihe geçmemek için hayli çabalıyor. “Ur So F**kInG COol” adlı yeni şarkısı (evet bu şekilde yazılıyor), bu hafta dinleyiciyle buluştu. Bu da “Dance Monkey” gibi insanı kendine çekip hipnotize eden bir şarkı. Radyoların bu hafta sonu en çok çalacağı şarkılardan biri olacak gibi duruyor.