İp askı ile badem göz estetiği

5 Şubat 2021

Göz ve göz çevresi yaşlılık belirtilerinin ilk ortaya çıktığı bölgelerden biri olduğu için bu bölgelere yönelik birçok farklı medikal estetik uygulama gerçekleştirilebiliyor. Son yıllarda göz şeklinin güzellik algısındaki rolünün farkına varılması ile en çok tercih edilen ameliyatsız estetik uygulamaları arasına badem göz estetiği de girdi. Badem göz estetiğinin ip askı yöntemi ile yapıldığında cerrahi bir nitelik taşımadığını, doğal ve etkili sonuçlar verdiğini belirten Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Caner Kaçmaz, uygulama ile ilgili en çok merak edilen konulara açıklık getirdi.

İp Askı ile Badem Göz Estetiği Sonrası Çekici Bakışlar

İp askı ile badem göz estetiği hakkında detaylara geçmeden önce badem göz trendi hakkında bilgi aktarmak daha doğru bir yaklaşım olacak. Badem göz estetiği ile temel hedefimiz gözleri hafif yukarı ve dışa doğru çekerek gözün hem daha iri hem daha şekilli hem de bir miktar çekik görünmesini sağlamak oluyor. Gözlerde meydana gelen bu değişim kişinin daha genç ve çekici görünmesine neden olurken aynı zamanda bakışlardaki ifade de değişiyor; daha çekici ve daha derin bir ifade kazanıyor. Üstelik bu değişim için cerrahi bir operasyon geçirmeye de artık gerek yok. Medikal uygulama tekniklerinin ilerlemesi ile günümüzde ip askı ile badem göz estetiği yapabiliyoruz. Cerrahi nitelik taşısın taşımasın tüm estetik müdahalelerimizden önce olduğu gibi hastalarımızın beklentilerini öğreniyor, yüz analizlerini gerçekleştiriyor ve dikkatli bir şekilde uygulama planlamasını yapıyoruz. Planlama tamamlandıktan sonra lokal anestezi ile cilt altına silikon kaplı, özel kılçıklı yapıya sahip, kalıcı ipler yerleştiriyoruz ve cilt altına yerleştirdiğimiz ipleri yaklaşık 45 derecelik bir açı ile yukarı doğru kaldırıyoruz. İp askı ile badem göz estetiği her ne kadar göz şekline müdahale amacıyla gerçekleşse de işlemin ardından kaşlar da bir miktar kalkma ve şekillenme meydana geliyor. Böylece elde ettiğimiz sonuçlar da daha bütüncül bir nitelik taşıyor. Hastalarımızın cilt yapısı, ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda ip askı ile badem göz estetiği uygulaması yaparken botoks ve dolgu gibi ek prosedürlere de başvurabiliyoruz.

İp Askı ile Badem Göz Estetiği Sonrası İz Yok

İp askı ile gözlerin şekillerini ve bakışlardaki ifadeyi iyileştirdiğimiz bu uygulama birçok avantaj barındırıyor ve uygulama sonrası iz kalmaması ön plana çıkan avantajlardan biri oluyor. Yaklaşık 30 dakikada tamamlanan işlemin ardından hastalarımız 4-5 gün içerisinde hayatlarına geri dönebiliyor. Silikon iplerle yapılan askı uygulamasının eriyebilen iplerden farkı uygulamanın kalıcılığının 3 ile 7 yıl arasında olmasıdır. Askılamanın yapıldığı iplerin cilde hiçbir zararı bulunmuyor ve bu nedenle de herhangi bir yan etki ile karşılaşılmıyor. Elbette iyileşme döneminde hastaların önerilere harfiyen uyum sağlaması da sorunsuz bir süreç için olmazsa olmaz öneme sahip. İp askı ile badem göz estetiği sonrası işlem bölgesine minimum 10 gün süre ile masaj ve peeling gibi uygulamaların yapılmaması gerekiyor. Hastalarımızın 3 gün gibi bir süre makyajdan uzak durması ve iki hafta aşırı sıcak ortamlardan kaçınması da ip askı ile badem göz estetiği sonrasında dikkat edilmesi gerekenler arasında yer alıyor.

Op. Dr. Caner Kaçmaz

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı

www.canerkacmaz.com

Yazının devamı...

Hayallerinizi ertelemeyin

29 Eylül 2020

Dolgun ve dik duran göğüsler her kadının hayalidir. Bu yüzden son yıllarda hiç olmadığı kadar popülaritesi artıran bir estetik operasyon türü de meme dikleştirme cerrahisi.

Meme dikleştirme yani mastopeksi operasyonları ise özellikle hamilelik ve emzirme sürecinde, ayrıca menopoz ve kilo verme sonrasında ve yerçekiminin de etkisiyle meme dokusunda oluşan hacim kaybı, gevşeklik ve sarkıklığa karşın estetik olmayan görüntüyü düzeltmek amacıyla yapılan bir ameliyattır.

Meme dikleştirme operasyonu neden yapılır?

Göğüsler ilk gelişmeye başladığı dönemlerde oldukça sıkı ve dik dururlar. Ancak zamanla yer çekiminin etkisi, yaşlanma, kilo alıp verme, emzirme, düzenli ve doğru sütyen kullanmama gibi nedenlerden dolayı göğüsler zamanla eski sıkılığını kaybedip, gevşeyip, aşağıya doğru düşmeye başlar. Genellikle göğüslerdeki sarkma ile birlikte göğüslerde hacim kaybı da olur. Göğüslerde sarkma az olduğu durumlarda destekli sütyen kullanımı ile bu durum kamufle edilebilirken, sarkma boyutu arttıkça kişilerde mutsuzluk ve öz güven kaybı yaratmaya başlar. Meme dikleştirme operasyonu öncesinde yapılan ölçümlerle göğüslerdeki sarkmanın derecesi belirlenir ve buna göre operasyon planlanarak kişiye dik, hacimli ve sıkı duran bir göğüs formu kazandırılır.

Bu noktada merak edilen sorulardan biri de operasyon için meme hacminin artırılıp artırılmaması konusudur. Operasyon öncesi dikkat edilmesi gereken bir husus da göğüslerin sıkı ve dik durması kadar yeterli hacimde de olması gerekliliğidir. Göğüslerde gevşeme ve sarkma şikâyeti ile birlikte göğüste hacim kaybı da varsa aynı operasyonda bir silikon implant ile göğüs hacminin de artırılması gerekir. Ayrıca göğüslerdeki sarkmanın derecesi arttıkça bununla orantılı olarak meme başları da genişlediği için bu bölge de uygun şekilde küçültülür.

Operasyon ve iyileşme süreci nasıldır?

Temel olarak 3 tip meme dikleştirme yöntemi vardır. Yalnızca meme başında hafif sarkma olan hastalarda sirkumareolar meme dikleştirme, memedeki sarkması biraz daha fazla olan kişilerde meme başından aşağıya uzanan düz çizgi şeklinde iz bırakan vertikal skar tekniği, memelerinde ciddi boyutta sarkma olan kişilerde ise kısa Ters-T tekniğiyle meme dikleştirme tercih edilmektedir.

Genel anestezi altında yaklaşık 2-3 saat süren operasyon sonrası 1 gece hastanede kalınır. Ortalama 3-4 gün sonra günlük aktivitelere dönülebilir. 1 ay süreyle özel bir sütyenin kullanılması önerilir. 1 ay boyunca zorlayıcı tüm aktivitelerden kaçınılması, ağır yük kaldırılmaması, yükseğe uzanılmaması ve göğüslerin üzerine yatılmaması önerilir.

Yazının devamı...

Göz kapağı estetiğiyle yenilen

18 Eylül 2020

Yaşlanmanın en çok etkisini gösterdiği yerlerden olan göz kapakları, çevresinin ince derili ve hareketli olması nedeniyle de ilerleyen yaşlarda kişilerde kırışıklığa davetiye çıkarmaktadır. Bunun yanında Göz kapağı ameliyatları, çoğu kez estetik nedenlerden dolayı tercih edilse de, aslında oluşan sarkmaların müdahale edilmediği zaman ciddi boyutlara ulaşarak kişinin görme kalitesini düşürmesi nedeniyle de oldukça önemli bir operasyondur.

Göz kapağı deformasyonun nedenleri nelerdir?

Göz kapakları oldukça ince derilidir ve bu deri altındaki kas tabakaya sıkıca yapışık durumdadır. Bu yüzden her mimik yaptığımızda, göz kırptığımızda göz kapağı derisinde katlanma oluşur. Gün içerisinde sayısız kez göz kırptığımızı ve mimik yaptığımızı düşünürsek göz kapaklarında zamanla yıpranma olması kaçınılmazdır. Yaşlanmayla birlikte de göz kapakların çizgilenmeler ve kırışmalar oluşur. Göz kapağının altındaki kasların da gevşemesiyle göz kapağı derisinde sarkmalar oluşur. Gözümüzü çevreleyen yağ tabakası da yer çekiminin etkisiyle zamanla aşağıya doğru düşmeye başlar ve hem alt hem üst göz kapaklarında torbalanmalar oluşur. Orta yüz ve yanak dokularının da zamanla aşağıya doğru inmeye başlamasıyla alt göz kapağının alt kısmında koyu renkli çökük bir görüntü meydana gelir ve bu durum göz altındaki torbalanmanın da daha belirgin hale gelmesine neden olur. Mimiklerin etkisiyle ve özellikle yaz aylarında gözlerimizi kısmaya bağlı olarak gözlerin yan taraflarında kaz ayağı (crow’s feet) denilen çizgilenmeler oluşur. Kaşlar zamanla aşağıya doğru düşer ve üst göz kapağındaki yığılmayı daha belirgin hale getirir. Kalıtsal nedenlerin de deformasyona yol açabildiği bu durum, kişinin olduğundan daha çok yaşlı gözükmesi, bakışlarının cansız, baygın ya da donuk görünmesine sebep olmaktadır. Bu sebepten operasyon ihtiyacı ortaya çıkar.

Üst Göz Kapağı Estetiği (Üst Blefaroplasti)

Göz kapaklarına yönelik operasyon planlarken hem alt hem üst göz kapağını, hatta yanakları ve kaşların pozisyonunu da değerlendirip göz çevresini bir bütün olarak ele almak daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlar. Üst göz kapağı estetiği olan üst blefaroplasti ile sarkmış olan fazla deri ve altındaki kas çıkarılır ve varsa yağ torbalanmaları ortalama 1 saatte genel anestezi altında alınmaktadır. Yatış gerektirmeden aynı gün içinde taburcu olunabilen operasyon sonrası göz kapaklarında hafif şişlik ve morluklar olması beklenen bir durumdur ve 1 hafta kadar sürer. Operasyondan sonraki 5. günde dikişler alınır ve tüm bantlar çıkarılır. Şişlikler giderek hafiflese de tam sonuç yaklaşık 1-2 ay içerisinde alınarak daha canlı bir görünüm elde edilebilmektedir. Ancak bazı durumlarda yaşlanmayla birlikte kaşlar aşağı doğru düşer ve üst göz kapaklarındaki yığılmayı daha belirgin duruma getirir. Bu durumda yalnızca üst göz kapağını düzeltmek yeterli olmaz, hatta üst göz kapağı estetiği yapılsa bile belirgin bir düzelme görülmeyebilir. Böyle durumlarda aynı operasyonda önce şakak germe (temporal lift) yapılarak kaşlar ve şakak bölgesi kaldırılır ve daha sonra üst göz kapakları düzeltilir.

Alt Göz Kapağı Estetiği (Alt Blefaroplasti)

Alt göz kapağı estetiği olan alt blefaroplasti ise genellikle genel anestezi altında 2 şekilde yapılabilmektedir. Yalnızca göz altlarında torbalanmanın olduğu durumlarda yalnızca göz kapaklarının iç kısmından yapılan müdahaleyle, göz kapaklarının dış kısmında herhangi bir kesi olmadan torbalar giderilebilmektedir. olmaz. Alt göz kapaklarında torbalanma ile birlikte ciltte kırışıklık ve sarkma olan durumlarda ise kirpik diplerinden yapılan kesiyle (sub-silier insizyon) girilerek hem torbalanmalar giderilir, hem de kırışık ve sarkmış göz kapağı derisi gergin duruma getirilir. Operasyon ortalama 1,5 saat sürer. 1 gece hastanede kalınır. Göz kapaklarına ince bantlar yapıştırılır ve gözler kapatılmaz. Göz kapaklarında şişlik ve morluk oluşabilir ve 1 hafta içinde kaybolur. Operasyonda sonra 5. günde dikişler alınır.Şişliklerin tamamen inip tam sonucun ortaya çıkması ortalama 2-3 ay kadar sürmektedir. Bu operasyonda göz yaşı oluğu dediğimiz göz altındaki koyu görünümlü halkalanma da düzeltilir. Gerekli olduğu durumlarda alt göz kapağı ve orta yüz bölgesindeki zayıf ve çökük görünümü düzeltmek için nano-yağ enjeksiyonu da yapılabilir.

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Caner Kaçmaz

Yazının devamı...

Jinekomasti ile orantılı vücut

8 Eylül 2020

Erkeklerde meme büyüklüğü; meme dokusunda aşırı büyüme ve kalıcı yağlanma ile karakterize bir sağlık sorunudur. Erkek göğsünde kadınsı şekilde bir büyüme olması olarak tanımlayabileceğimiz jinekomasti günümüzde basit bir operasyon ile giderilebilmektedir.

Yıllar boyunca meme büyüklüğü nedeniyle kendini sosyal ortamlardan izole eden ve özgüven sorunları yaşayan erkekler için jinekomasti operasyonları yeni bir hayatın başlangıcı olarak kabul edilmektedir. İdeal göğüs ölçülerine kavuşan, kıyafet seçimlerinden davranışlarına kadar birçok önemli alanda özgürleşen erkekler özgüvenlerini yeniden kazanmaktadır.

Neden olur ve etkileri nelerdir?

Cinsel ve hormonal anlamda sağlıklı bireylerde ortaya çıkabilen bu durum farklı sağlık problemleri neticesinde de görülebilir. Dramatik kilo değişimleri, tiroit fonksiyonlarındaki bozukluklar, östrojen hormonunun yüksekliği, karaciğer fonksiyon bozuklukları veya kullanılan ilaçlar erkeklerde meme büyümesi sorununa yol açabilir.

Meme büyüklüğü yalnızca kadınların hayat konforunu azaltan bir sorun olarak değerlendirilemez. Erkeklerin bir kısmı da benzer şikayetler yaşamakta ve bu sorundan kadınlardan çok daha fazla etkilenmektedir. Göğüslerde büyüme doğrudan fizyolojik bir sağlık sorununa neden olmasa da erkeklerin psikolojisi üzerinde ciddi bir etki yaratır. Meme büyüklüğü sorunu yaşayan erkekler aynanın karşısına geçtiklerinde fiziksel görünümleri hakkında endişeleri ve ister istemez memnuniyetleri azalıyor. Saklanma çabası ve bu çabanın yarattığı baskı ile sosyal ortamlardan uzaklaşılması sonucu doğuyor. Bu nedenle göğüslerinde büyüklük olan erkekler için estetik cerrahi operasyonlarına başvurmak tek çözüm olarak ön plana çıkar.

Jinekomasti operasyonu nasıl gerçekleşir?

Erkeklerde meme küçültme ameliyatı güvenle ve yüksek başarıyla gerçekleştirilebilen bir operasyondur. İleri düzeyde jinekomastiler klasik liposuction dan daha etkin bir şekilde tedavi edilebilmektedir. VASER Liposuction da meme içerisindeki dokular ultrasonik dalgalar yardımıyla sıvılaştırılır ve daha sonra memenin içerisi boşaltılır. Klasik liposuctiona göre daha az travmatik bir işlem olduğundan ağrı neredeyse yok denecek düzeydedir, şişlik ve morluklar da çok daha az olmaktadır; böylelikle iyileşme süreci de kısalmaktadır.

Genel anestezi altında yapılan operasyon ortalama 1 saat sürmektedir. Operasyondan sonra genellikle aynı gün taburcu edilen kişi 3 gün sonra normal günlük aktiviteler yerine getirebilir. az 3 hafta boyunca atlet şeklinde bir korse kullandırılırken, üçüncü günden sonra banyo yapılabilir. 2 hafta boyunca ağır egzersizlerden kaçınılması önerilirken operasyon sonrasında belirgin bir iz kalmamaktadır.

Yazının devamı...

Yüzlerde Hollywood çekiciliği

29 Ağustos 2020

Daha çok Hollywood yanağı adıyla ünlenen bişektomi operasyonu, her geçen yıl popülerliğini artırmaya ve kadınların daha çekici yüz hatlarına kavuşmalarını sağlamaya devam ediyor. Yanak bölgesindeki fazla yağların küçük bir işlemle alınarak yüzün yuvarlak hatlarının daha keskin bir görünüme dönüşmesini sağlayan bu işlemle asimetriklikler de büyük ölçüde giderilebiliyor.

Çekici bir yüz için…

Hollywood’un yıldızlı dünyasının çekiciliği her zaman ilgi uyandırmıştır. Hollywood yanağı olarak adlandırılan ve ülkemizde de giderek popüler hale gelen “bişektomi” özünde yanak inceltme estetiğidir. Yanakların iç kısmında yer alan yağ yastıklarının alınmasını, yanakların incelip elmacık kemiklerinin belirginleşmesini sağlayan operasyonun amacı daha çekici bir görünüm sağlamaktır. Bişektomi operasyonu normal kiloya ve yuvarlak bir yüze sahip 18 yaşından büyük erkekler ve kadınlara uygulanabilir. Bununla birlikte aşırı kilolu veya obezitesi olan kişiler ve 45 yaşın üzerindeki hastalar içinse cerrahın değerlendirmesi sonrasında karar verilmektedir.

Bişektomi operasyonu süreci nasıldır?

Genel anestezi altında ortalama 30 dakika süren operasyon esnasında öncelikle ağız içinden yaklaşık 1 cm’lik bir kesi açılır. Bu kesi yardımıyla yanaklarda ve bulunan bichat adı verilen yağ yastığı dokularının bir kısmı çıkarılır. İşlem sonrası yanak yapısının yuvarlak görünümü azalırken elmacık kemikleri ve çene hattı daha belirgin hale gelir.

Ameliyat sonrası iyileşme periyodunun tamamlanmasıyla eğer ihtiyaç duyulursa dolgu ve botoks işlemlerinin desteğiyle de yüz ters üçgen yani “V” formuna dönüştürülebilmektedir. Doğala yakın ve abartısız görünüm sağlamanın en önemli nokta olduğu bu operasyon ile uzun süre kalıcı bir değişime kavuşabilirsiniz.

Op.Dr. Caner Kaçmaz

Yazının devamı...

Liplift ile orantılı bir yüz

24 Ağustos 2020

Çeşitli nedenlerden dolayı dudak burun mesafesi beklenilenden daha uzunsa bu durum kişinin olduğundan daha asık suratlı görünmesine neden olur. Liplift uygulaması buna karşın oldukça etkili bir çözüm sunmaktadır. Dudak kaldırma ameliyatı olarak tanımlanabilecek bu operasyon var olan fazla mesafeyi kısaltan bir cerrahi işlemdir.

Liplift Nasıl Yapılır?

Liplift işleminde hacimsiz dudaklar için en önemli işlem tabii ki hyalüronik asit dolgusudur. Ancak sorun çerçevesiz, tamamen aşağı bakan, içe dönük dudaklarsa ve buna eşlik eden uzun burun-dudak mesafesi varsa dudak kaldırma ameliyatı daha uygun bir seçenektir.

Yaklaşık yarım saat süren ve genel veya lokal anestezi altında yapılan işlemde burun alt hizasından burun kanatları boyunca yapılan kesiyle fazla cilt çıkarılarak, dudak yukarı doğru çekilerek iki planın birleştirilir. Kesi ile yapıldığı için izli bir operasyon olan liplift için kesi hattı, mesafenin ne kadar kısaltılacağı ve alanın ne kadar gerileceği iyi bir sonuç için altın değeri taşır.

Kimler İçin Uygundur ve İyileşme Süreci Nasıldır?

Yaşa bağlı olarak dudak burun mesafesinin uzaması ve dudağın hacim kaybetmesi nedeniyle daha çok orta yaş ve sonrasında tercih edilmesi gereken liplift işlemi sonrası kesi hattında ince bir bant bırakılıyor. Yaklaşık 10 gün sonra alınan bantların ardından dikişlerin tamamına yakını iyileşmiş oluyor.

Kendiliğinden eriyen bu dikişlerde dikiş alınma süreci yaşanmıyor. Ayrıca iyileşme sürecini hızlandırmak için kremler de önerilebilmektedir. Bunun yanında dudak kaldırma ameliyatının izli bir ameliyat olduğu ve bu izlerin zamanla belirsizleşse de tamamen ortadan kalkmadığı unutulmamalıdır.

Op. Dr. Caner Kaçmaz

Yazının devamı...

Cerrahisiz gençleşme

12 Ağustos 2020

Yaşlanma ile beraber kemik doku, kaslar, yağ katmanları ve bu yapılara eşlik eden deride sarkmalar görülür. Bu soruna karşılık günümüzde uygulanan ameliyatsız tekniklerden en önemlilerinden birisi iple yüz askılama yöntemidir.

Yaşlanmanın erken belirtilerini ortadan kaldırmak için gidermek için geliştirilen bu uygulamada cerrahi operasyona gerek kalmadan, kılçıklı ipler yardımıyla sarkan bölgeler askıya alınarak cilt germe işlemi gerçekleştirilmektedir.

İple Yüz Askılama Nasıl Uygulanır?

İple yüz askılama yüz ve boyun başta olmak üzere vücutta çeşitli alanlarda uygulanabilmektedir. İple askılama özellikle sarkık görünüme sahip yanak ve çene görüntüsünün düzeltilmesinde sıklıkla tercih edilen kolay ve güvenli bir yöntemdir.

Genel anestezi altında uygulama yapılacak bölgelerin işaretlenerek uyuşturulmasıyla başlayan operasyon sürecinde öncelikle deri ve alttaki destek dokuların yapısı gerekli olan işlem için ön analiz yapılır. Sonrasında deri altına askılama yapılacak ipler ince iğneler yardımıyla yerleştirilerek deri gerektiği kadar gerilir ve yüz son durumuna getirilir. Lifting işlemi sonrası asimetri varsa bunlar da düzeltilerek yüz temizlenir ve giriş- çıkış noktaları bantla kapatılır.

İple Yüz Askılama Kimler İçin Uygundur?

Bu operasyon için 30-60 yaş aralığında cilt kalitesi iyi olan, sağlıklı kişiler idealdir. Ancak yüzde sarkma bulgularının yeni başlamış ve çok ileri düzeyde olmaması önemlidir Daha ileri düzeydeki sarkmalarda cerrahi yüz germe teknikleri düşünülmelidir.

İple yüz askılama operasyonu için hamileler, kan sulandırıcı ilaç ve vitamin kullananlar, kollajen doku hastalığı olanlar, deri destek dokusu yetersiz ya da aşırı kalın olanlar ile kontrolsüz diyabet hastası olanlar uygun değildir.

Yazının devamı...

Tatile sixpack ile çıkın

8 Ağustos 2020

Havalara bakılırsa tatil sezonu bu yıl uzun sürecek. Bir kısmımız uzun bir tatil yapmışken, diğer kısmımız ise planları yapmış durumda. Ancak inatçı yağlar ve aşırı kilolar her tatil öncesi can sıkar. Peki, çözüm nedir?

Bazen ne yaparsak yapalım özellikle yerleşik ve hiç gitmeyecekmiş gibi duran karın bölgesi yağlarından kurtulamayacağımızı düşünürüz. Egzersiz, spor, diyet de istediğim görünümü elde etmemizi sağlamayabilir. İşte bu noktada uzun yıllardır hızlı ve kesin çözüm veren liposuction uygulamasında çığır açan 3D vaser tekniği, geleneksel liposuction tedavilerindeki gibi rahatsızlık ve uzun iyileşme sürelerine gerek olmadan göz alıcı sonuçlar ortaya çıkarabiliyor. Daha hassas bir liposuction teknolojisi olan bu teknik, sadece yağ dokularını hedefleyebilen bir özelliğe sahip olduğu için daha başarılı sonuçlar ortaya çıkarırken, sixpack görünümü yaratabilmesi açısından da özellikle erkekler tarafından haklı bir ilgi görüyor.

Sixpack uygulaması için kimler uygundur ve neler sağlar?

3D vaser liposuction vücut hatlarının diğer yöntemlere göre çok daha belirgin hale getirildiği bir liposuction tekniğidir. Uygulanabilmesi için kişinin kas kütlesinin yeterli olması ve cilt sıkılığının iyi olması gerekmektedir. Aşırı kilolu olmayan, kas kondisyonu iyi olan ve sıkı bir cilde sahip olan; spor ve diyete rağmen kaslarını yeteri kadar belirgin hale getiremeyen kişiler bu operasyon için uygun adaylardır.

Erkeklerde sixpack denilen karın kasları, göbek üzerinde yukarıya doğru uzanan oluklanmanın, göğüs kasları ile karın ve bel bölgesindeki diğer kasların belirginleştirilip gölgelerin ortaya çıkarılmasıyla sağlanır. Kadınlarda ise karın yan kısımlarında hafif gölgelenme, göbek üzerinde yukarıya doğru uzanan hafif bir oluklanma, popo üstü bölgesinde kas gölgelerinin oluşturulması ve yine popo üzerinde 2 adet venüs gamzesi oluşturulabilir.

Nasıl yapılır ve iyileşme süreci nasıldır?

Vücut şekillendirme esasına dayalı olan bu operasyonda kasların bağlantı noktalarındaki yağlar liposuction tekniği ile alınarak belirgin hale getirilir. Bu sayede kasların görünür hale getirilmesi sağlanarak atletik bir vücuttaki karın kaslarının ortaya çıkarılır. Ameliyat öncesinde hastanın kas ve yağ dokusu değerlendirilerek kişiye özel planlama yapılır. Genel anestezi altında yaklaşık 2 saat süren ameliyatta kasların çukurlaştığı alanlardaki yağ dokusu liposuction ile alınarak dinamik, sağlıklı ve fit bir baklava görünümü sağlanmış olur.

Vaser liposuction ile yüzeysel yağ hücreleri alındığı için işlem yapılan bölgede yeniden yağ hücresi üretimi olmadığı sonuçlar kalıcıdır. Ancak kişinin sonraki yaşantısında beslenme düzenine dikkat etmesi ve egzersiz yapması, elde ettiği görünümü koruması açısından kritik öneme sahiptir. Sonuçlar genellikle hemen görünür hale gelir ancak nihai görünüm için 5-6 hafta gerekebilir. Operasyon sonrası aynı gün taburcu olunabilirken, birkaç gün içerisinde ise normal yaşantıya dönülebilir.

Yazının devamı...