AVRUPA BİRLİĞİ GİBİ...

23 Şubat 2020

Afili Aşk’ta malum Ayşe sözlü, Kerem Ceyda’yla sözde birlikte... Muhsin Bey, Yelda Hanım hep birlikte yemek masasındalar. O sırada içeri Ayşe’yle sözlüsü girer. Muhsin Bey durum değerlendirmesi yapıyor: “Ne güzel ya memleket olarak giremedik ama biz aile olarak AB’ye girdik.
Eski gelin, yanında yeni sözlüsü, yeni gelin adayı oh ne güzel hep birlikte...”

Beğenmiyorsan, git...

TLC kanalı ‘Emlak Avcısı’, ABD’li bir çift vardı. Kalkmışlar İngiltere’nin Blackburn şehrine gitmişler. Burada evler, Victoria Dönemi’nden kalma... Çift, bir türlü ev beğenemiyor. “Mutfakta mikrodalga yok. Çamaşır ve kurutma makinesi mutfakta, biz Amerikalılar buna ‘sıkış-tepiş’ deriz. Çok köylü ve kırsal” diyerek eleştiriyor. Ev ahalisi, “Beğenmiyorsan, dön memleketine. İzmir’e gelen İstanbullular gibiler” demez mi?

Slim fit giyenler cemiyeti!

‘Tutunamayanlar’da Tarık, Sevgililer Günü’nde İrem’i kıskandırmak için Vildan’la sevgili olmaya karar veriyor. Vildan, onu baştan aşağıya değiştiriyor. Dar kesim takım giydiriyor. Mahalleye gitmeye karar veriyorlar.
O sırada, “Tarık sen misin?” diyen bir dar kesim giymiş genç, yollarını kesiyor. “Artık sen de bizdensin” diyor. Sonra bir kamyonet yanaşıyor, içinden benzer kıyafette gençler iniyor. “Babet çorap giyenlere selam olsun dar paçalar” yeminiyle, toplantı yapmışlar ve “Mahalleden sinyal aldık yeni katılım var, ekibi hazırlayın!” diyerek, yola çıkmışlar.

Yazının devamı...

REYTİNGLERİ GÖREBİLMEK

21 Şubat 2020

Bazı internet sitelerinde yer alıyordu ‘İlk 100 program’...
Sonra birden yasaklandı. Yabancı basını takip ediyorum. Sektörle ilgili siteler ya da yabancı gazete ve dergi sitelerinde televizyon programlarının izlenme oranları ile seyredilme sayılarıyla ilgili bilgiler yer alıyor. Bizde birden kaldırıldı. Durumu, Televizyon İzleme Araştırma Komitesi
TİAK’a sordum.

‘Veriler yasal değildi!’

“Televizyon izleyici ölçüm verileri; ölçümde olan kanalların ve medya planlama şirketlerinin abonelik sistemiyle faydalanabildiği verilerdir. Bunların gizliliği abonelerle TİAK arasında imzalanmış sözleşmelerle korunmaktadır. Takdir edersiniz ki abonelerin ciddi bütçeler ödeyerek faydalandıkları ticari veri tanımındaki bu verilerin serbestçe kamuoyuyla paylaşılması, haksız rekabet yaratabilecek bir durumdur” yanıtını aldım. Geçmişteki bu paylaşımlarla ilgili söyledikleri: “Geçmiş dönemde internet sitelerinde görmüş olduğunuz veriler izinsiz olarak elde edilmiş ve yayın hakkı bulunmayan kurum ve kuruluşlar tarafından yayınlanan ve ne yazık ki çoğunlukla hatalı/yanlış ögeler taşıyan verilerdir. Bu konuda kanuni haklarımızı kullanarak, bu verilerin yayınlanmasını engellemiş bulunuyoruz. Yani bu durum bir yasak getirme değil; yapılan bir yanlışın düzeltilmesidir” Düzeltilme olarak niteleniyor.

‘Her ülkenin kendi dinamiği’

“Her ülke kendi dinamikleri ve standartları çerçevesinde verileri yayınlama inisiyatifine sahiptir. Bizdeki uygulamalar ölçümün tüm taraflarının bir arada bulunduğu TİAK Yönetim Kurulu kararıyla sadece internet sitemizde aylık özet tablolar olarak yer almakta bunun dışında kamuoyuyla hali hazırda paylaşılmamaktadır” diyor TİAK. Aylık veriler bir genel değerlendirme içermektedir. Kanalların günlük izlenme oranlarının dağılımı özetle...

Bilmek hakkımız değil mi?

Yazının devamı...

KAMU TELEVİZYONU ÖZEL Mİ OLMALI?

19 Şubat 2020

Arupa’daki en önemli kamu televizyonu kuşkusuz BBC... Şu günlerde en büyük gelir kapısı olan ‘vatandaş vergileri’nin kesilmesi konuşuluyor. Muhafazakâr Johnson hükümeti ‘kararlıyım’ diyor. Bir yanda ‘kamu yararı yayınlar’ öte yanda ‘haksız rekabet’ eleştirileri...

Bilanço ne gösteriyor?

BBC’ye vatandaş yıllık 185 euro para ödüyor. Ödemediğinde, bin 200 euro’ya kadar giden cezalar var. 2019 yılı 5 milyon 870 bin euro gelirin, 4 milyon 410 bin euro’su vergilerden. Buna rağmen açık 62 milyon euro olmuş. Muhafazakâr kesimin eleştirisi ‘ aynı içerik üretimi yapıp, en büyük hukuki ayrıcalığa kamunun isteğine bağlı olmayan bir finansal gelirle sahip olmak’.  ‘BBC, içerik pazarı ve program üretimini ,boyutunu azaltırsa, bu pazar yeniden kendini üretir diyorlar. Tersine, İngiliz yapımlarının sonu olur’. Bunu söyleyen İngiltere’nin önemli ekonomistlerinden emekli London Business School İşletme ve Pazarlama Öğretim Üyesi Patrick Barwise... Hani nasıl denir ‘dinazor’ değil! Bu düzenin insanı sonuçta...

Solcuların elinde

Muhafazakârların ağızlarında asıl bakla belki de bu; ‘önyargılı solcuların elindeki kurum’ diye niteliyorlar BBC yönetimini. Tony Hall, son genel müdürü istifa etti. Yönetim kurulunun hükümetin benzeri salvolarına karşı önlem niteliğinde bir ismi getireceği konuşuluyor. Bu arada BBC’ ye dokunmak. 2027 yılına kadar pek mümkün değil. Cameron Hükümeti ile kurum ‘Kraliyet Yasası’ gereği bir anlaşma imzalamış bulunuyor.

Kamu TV ve özerklik

Yazının başında söyledim, bu kamu televizyonlarının en çok tartışılan bölümü gelir gider dengesi. Özel televizyonların reklamlardan, kamu televizyonlarının halktan aldığı parayla yaşaması özetle, eşitsizlik olarak görülüyor. Bir ülkede yaşayan tüm vatandaşlara eşit şekilde yaklaşan programlar yapmak, siyaseten eşit mesafede olmak önemli. Özel televizyonların kıyısından geçemeyeceği yapımlara imza atmak (Örnek BBC Earth kanalı) gibi ayrıcalıklarıyla her daim yaşaması gereken kurumlardır kamu televizyonları. Kurumlar değil onu yönetenler ve o yöneticileri getirenler, başarısızlıkların sorumlusudur. 

 

Yazının devamı...

KOLOMBİYA’DA BİR NUMARA OLDU

18 Şubat 2020

Bizim ‘total izleyicinin’ pek hararetle izlediği dizi örneklerinin tek adresi Latin Amerika’dır. Orta Doğu’yla ilişkilerde bir soğuma mevcuttur. Buralarda tutunmak da kolay değil. Çünkü ‘telenovela’nın topraklarında ‘Türk telenovela’sı satmak zor iştir. Kanal D’de ekrana gelen günlük dizi ‘Yaralı Kuşlar’, bizde 165’inci bölümde final yapmıştı. Günlük dizi için düşük bir rakam. Pek ilgi görmedi. Ama Kolombiya’da öyle olmadı. Yayınlandığı ilk gün Caracol TV’nin yüzünü güldürdü. ‘Ömer; Çalınmış Hayaller’ adıyla gösterilen yapım, açık kanallar içinde yüzde 30 izlenme payıyla en çok seyredilen proje oldu. Özellikle Kolombiya’da bizim ‘telenovelalar’ fena tuttu. ‘Elif’ dizisinin yanı sıra küçük oyuncu İsabella Damla Güvenir, bu ülkede bir ‘star’...

Kanal D’nin Latin çıkarması

Latin pazarının boyutunu anlamak için çarpıcı bir örnek, Kanal D International Latin pazarı sorumlusu Mikaela Perez’in sözleri... Produ, Latin dizi pazarıyla ilgili uzman bir site, kendisiyle yaptığı söyleşide verdiği örnekler, Türk dizilerinin Latin pazarındaki yerini de gösteriyor. ‘Kanal D klasikleri’ olarak nitelediği ‘Fatmagül’ün Suçu Ne?’, ‘Fırtına’ ve ‘Aşk-ı Memnu’nun hâlâ ilk günkü gibi izlenediğini söylüyor Perez. Şili, Arjantin, Ekvator ve Paraguay’da bu diziler artık birer ‘klasik’ olmuş durumda... Beş yıldır izleniyor. Perez, İspanyol piyasasının da artık Türk dizileri tarafından çevrelendiğini belirtiyor. Kanal D cephesinde yeni dizilerin gösterimi de var. ‘Afili Aşk’tan beklenti yüksek. Yine bu piyasaya, bir başka romantik-komedi ‘Tatlı İntikam’ verilmiş. ‘Zalim İstanbul’ ve ev ahalisinin de keyifle izlediği ‘Hekimoğlu’nun da Latin piyasasına tanıtımı yapıldı.

 

Yazının devamı...

‘HİZMETÇİLER’İN ANIMSATTIKLARI

17 Şubat 2020

Kanal D’nin yeni dizisi ‘Hizmetçiler’ fragmanı yayınlanıyor. Ev ahalisi; ‘Umutsuz Ev Kadınları’ ile ‘Ufak Tefek Cinayetler’ esintileri var’ yorumunu yaptı. Bu ilgimi çekti. Bir de yapım tarafına sorayım dedim. “Aynı tonlarda diyebiliriz” cevabını alınca açıkçası diziyi merak etmeye başladım. Hani önce zenginler, işte ona hizmet edenler arasında biraz sınıf farkı, üstü dedikodu ve entrika düzleminde bir dizi olur ön yargısından daha ‘kapsamlı’ bir yapım beklentisine evrildim diyeyim.

Oyuncu ekibi içinde gerçekten beğenerek izlediğim isimler var, Selen Domaç mesela. Yiğit Kirazcı ve Seçkin Özdemir yerli dizi sektörümüzün keyifle seyrettiğim erkek oyuncuları.

Bir de ‘İşte başrol, oyna bakalım’ tecrübesinde Aleyna Solaker olacak. Pek bana hitap etmeyen ‘Kırgın Çiçekler’in beğenilen genç oyuncusuydu.  Senaryoda ‘uyarlama dizi uzmanı’ bir isim var, Makbule Kosif. ‘Ellas la Alegria del Hogar’ Meksika dizisinin yerli hali ‘Hizmetçiler’. Yanlış saymadıysam beş uyarlama dizinin senaryosunda bulundu kendileri. Bir de yapım şirketine değinmek lazım.

Fabrika Yapım, yeni yeni piyasada adını duyuruyor. Aslında kurucusu ‘gişe filmlerinin’ çoğunda imzası olan bir isim, Ömer Aslanel. Şimdi “Tecrübelerimi kendi şirketimde değerlendireyim” diyor. Bu ikinci dizi işi ve piyasada kalıcı olmak için önemli bir deneme olacak.

CIA BÖYLE ÇALIŞIR

Hollywood filmleri ‘emperyalizmin istihbarat halini’ senaryolarında gayet güzel işler. ‘Görevimiz Tehlike 5’, çarpıcı bir örnek olarak ekrandaydı. Sendika adlı uluslararası yasa dışı bir örgüt, Ethan Hunt’ın (Tom Cruise) ajan olarak görev yaptığı IMF’yi ortadan kaldırmaya çalışır. Aslında birbirine düşen ‘emperyal oyun’ kuruluşlarıdır bu ikisi... IMF’nin ajanlarından birini anlatır Benji Dunn’a (Simon Pegg) Ethan; ‘Bunu arıyordum İstanbul Boğazı’nda. Aynı gün Malavi Başkanı bir kazada öldüğünde (Bir eli Türkiye’de!), Cakarta’ya kaçtı o sırada Filipin’lerde 236 yolcuyla uçak kayboldu. Kaybolan uçakta dünya bankası başkanı vardı. Filipinler’de petrol kimya fabrikasında yangın çıktı. Bir silah şirketi iflas etti...’ Kazaların ve yangınların tesadüf olmadığını pek de güzel anlatıyordu o sahne... Belki film şeridi gibi ‘Aaa bak bizde bu olmuştu’ diye nice yaşanmışlıklar geçmiştir sizin de izlerken!

 

Yazının devamı...

GERÇEĞİN ŞOVU NASIL BİTTİ?

13 Şubat 2020

‘Ünlü oyuncu Hale Soygazi’nin, bir televizyon programında oğlu olduğunu söyleyen Murat Şar’a açtığı 1 TL’lik manevi tazminat davasında, beklenen Adli Tıp Kurumu raporu dava dosyasına geldi. Rapora göre, Hale Soygazi ile Murat Şar’ın biyolojik bağı olmadığı ortaya çıktı’... Valla Seda Sayan’ın o günler yaptığı programları ev ahalisi takip etmişti. ‘Gerçeğin Şovu Fena Bitecek’ti başlığıyla yazmışım Ekim 2017’de...
‘40 yıllık büyük sır perdesinde önemli gelişme!
Yeşilçam’ın yıldızı Hale Soygazi, Murat’ın annesi olduğu iddialarına canlı yayında cevap verecek mi? Şar, sürpriz tanıkların ışığında annesine kavuşabilecek mi?’ Üç haftadır Seda Sayan ve Uğur Arslan’ın sunduğu ‘Artık Susma’da bunlar konuşuluyor’ diye...‘Gerçeğin Şovu’,
bitti. Bu durumda ne olmalı?

CUMHURİYET’İN KADIN SPORCULARI

TRT’nin spor kanalında şahit oluyoruz. Hentbol Kadınlar Süper Lig karşılaşmaları yayınlanıyor. Avrupa Hentbol Federasyonu (EHF) Kupası’nda, yeni sistemde gruplara ikinci kez kalan tek Türk takımı Kastamonu Belediyespor Kadın Hentbol Takımı mesela... Bu bile büyük başarı. Aynı kanalda badmintoncular vardı. Güneydoğu illerindeki şampiyonadan görüntülerde kızlarımız var. En yakından yaşıyoruz. Eşimin yeğenleri biri 15 yaş altı (Ravza) diğeri 19 yaş altı (Behiye) Badminton Milli Takımı’nda... Manisa Selendi, muhafazakâr bir ilçemizdir. Zeliha ve Okan Demir, öğretmenlerin olağanüstü çabası sonucu, Selendi Türkiye’nin ‘badminton kaynağı’ olmaya aday. Ve aileler koştur koştur, çocukları bu değerli hocalara teslim ediyor. İkinci kanalda izlerken badmintocuları gece haberlerinde, bunlar aklıma geldi.
“Cumhuriyet’in ülkeye kazandırdıkları” dedi ev ahalisi. Bize bunları TRT’nin ikinci spor kanalı gösteriyor, bunu da belirtmek lazım.

Yazının devamı...