Mehmet Sümbül nerede?

Mehmet Sümbül nerede?


Tunca BENGİN

     Erol Evcil Kartal Cezaevi'nde ama; şimdi de Mehmet Sümbül kayıp!.. Sümbül kim? Nesim Malki cinayeti zanlılarından. Eski ülkücü, sonrasında radikal İslamcı. Mahkemedeki ifadeleri ve müfettiş raporlarına göre; olayın siyasi bağlantıları hakkında çok şey biliyor. Kilit isimlerin önde gelenlerinden. Ancak, ne hikmetse, 8 Ekim'den bu yana ne kendisi ne yeğeni ne de otomobili ortada yok...
       Medyaya sızan ifadesine göre; azmettirici olduğu öne sürülen Evcil, Mehmet Sümbül ile Burhanettin Türkeş'i olay öncesinde tanımıyor. Malki öldürüldükten sonra görüşmüşler. Oysa, 15 Ağustos 1998 tarihinde İçişleri Bakanlığı'na verilen çok gizli damgalı dosyada; Erol Evcil, Şükrü Elverdi, Mehmet Sümbül, Oğuz Işıklı, İlhan Öztürk arasında çok sıkı bir ilişki ve irtibat olduğu, çok sık yurtdışına gidiş - geliş yaptıkları belirtiliyor. Acaba hangisi doğru?..
       Bu sorunun yanıtı da diğerleri gibi Sümbül'ün konuşmasına bağlı. Ancak ailesi ve avukatları Sümbül'ün hayatından endişe ediyorlar. Peki Sümbül'ün susması kimin işine yarar? Ya da kimlerin?
       Avukatı Aykut Tuncay, müvekkilinin tetikçi olmadığını, bu nedenle de ilk duruşmada tahliye edildiğini savunurken, şöyle diyor:
     "O gün (8 Ekim) Bursa'dan avukatlarıma gidiyorum diye ayrılmış. Hatta diğer avukat arkadaşa uğramış. Sonra yok oldu. Üç gün sonra da yeğeni Orhan Karaçöl kayboldu. Orhan, bir gün sonra evi aramış, titrek sesle 'akşama gelirim' demiş. O günden bu yana ondan da haber yok. Önceleri yeğeni Oğuz Işıklı'ya ulaşabilmek için polis tarafından alındığını düşündük. Soruşturma bitince savcılığa gönderilecek diye rahattık. 10 - 15 gün sonra Evcil yakalanınca 'Hah, artık bırakılır' dedik. Şimdi poliste olmadığı çıktı, MİT'te de yok. 16 FB 402 plakalı otomobili de yok. Artık kötü şeyler düşünüyoruz. Menfaat odakları öldürmüş olabilir. Çünkü, yeraltı ve siyasi dünyadaki bazı bağlantılar hakkında bilgisi olduğu sanılıyor. Ya da Sümbül'e biçilen misyon gereği böyle bir tezgah yapılabilir..."

Gümrük 2000!..

     Aynı başlıkla gümrüklerimizdeki olumlu gelişmeleri aktarmıştım. Ama sonunda ünlem işareti yoktu. Şimdi var. Anlaşılan o ki; Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler ne yaparsa yapsın gümrükler adam olmayacak. İşte okurumuz Murat Uçar'ın Atatürk Havalimanı'nda yaşadıkları:
     "Londra'dan dönüşümde gümrük kapısından çıkmak isterken ben ve arkamdaki iki - üç vatandaş, sokak kabadayısı görünümlü biri tarafından kenara alındık. Öncelikle orada üniformalı görevliler dururken, polis ya da gümrükçü olduğuna dair hiçbir belirti taşımayan bir zat tarafından durdurulmayı hak ettiğimi sanmıyorum. Üstelik 'beyana tabi eşya yok' dedikten sonra da alıkonuldum. Eğer şüphe varsa bavullar açtırılmalı, yoksa yolcu gönderilmelidir. Nasıl oluyor da Avrupa'nın sayılı havaalanlarından birinde bu duruma göz yumuluyor?.."

Çöpten enerji

     Dünya alternatif enerji kaynakları üzerine yoğunlaşırken, biz gelişmelere kulak tıkıyoruz. Hem de enerji açığımız ve kaynak zenginliğimizi bile bile. Siyasilerin tek yaptıkları, değil laf üretmek. Okyanusun öte ucundan yazan okurumuz Tayfun Şahin, şöyle diyor:
     "New York'ta bir firma 10 - 15 milyon dolarlık yatırımla çöpten elektrik santralları yapıyor. Çöp sorununun yanı sıra, çevre kirliliği ve elektrik açığına çözüm getiriyor. Böyle bir proje belediyeleri Ankara'nın hakimiyetinden kurtarır. Çünkü firma tesisi kendi yapıp işletiyor ve gelirin yüzde 50'si sizin. Yapacağınız tek şey arsa tahsisi ve çöp bulmak. (İstanbul'da çöpten bol ne var.) Projeyi birkaç kişiye ilettim ama; Fuzuli'nin dediği gibi; 'Rüşvet değildir diye almadılar.' Etiketli insanların nükleer santrallar için kavgası bence menfaat çatışması."


Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr