Sümbül ne biliyor?

Sümbül ne biliyor?


Tunca BENGİN

     Muğla'da bulunan cesedin Mehmet Sümbül'e ait olmadığı ortaya çıktı. Yaşıyor olabilir ama, avukatları umutsuz. Çünkü; 'Kaçmasına gerek yok' diyorlar. Onlara göre Sümbül fazla büyütüldü. Doğru olabilir mi; yoksa Sümbül gerçekten Nesim Malki cinayetinin kilit ismi mi?
       Yakalandığında 'tetikçi' olarak lanse edilen Sümbül, İstanbul DMG'de 'Cürüm işlemek için kurulan teşekkülün üyesi olmak, tehditle menfaat temin etmek, sahte kimlik kullanmak' iddialarıyla yargılanıyor. Ve tıpkı Erol Evcil gibi, o da polisteki ifadesinin işkence zoruyla alındığını öne sürüyor. Hatta mahkemedeki sorgusunda 'polis tetikçi gibi zorlama yaptı' diyor.
       Peki Sümbül seçilmiş kurban mı? Elbette ki; değil. Polisteki ifadesine göre; başından beri olayın içinde. Erol Erkohen ile Erol Evcil arasındaki ilişkilerin yakın tanığı. Hatta Erkohen'den tehditle alınan paralar onun bankalarda sahte kimlikle açtırdığı hesabına yatıyor. Macaristan ve Romanya'da sık sık Erol Evcil'le buluşuyor. Silah ve paralarla yakın ilişki içinde. Ekim 1998'deki polis ifadesinde, Nesim Malki'nin öldürülmesinde kullanılan silahlarla ilgili şöyle diyor:
     "Şükrü Elverdi'ye bu silahları yok etmelerini söyledim. O silahların ileri bir tarihte lazım olacağını belirterek karşı çıktı. Ancak 1998 yılının Mart ayından bu yana polislerce takip edildiğimizi fark edince, panikledik Şükrü, Yalova - Gebze arası arabalı vapurla gelirken silahları poşete koyup denize attı."
       Ne soruşturma ama; Sümbül yok, silahlar yok, Erol Evcil'in politik bağlantılarından tık yok. Geriye ne kaldı!..

Trakya uçağı...

     Ne zaman uçak kazası olsa, aklıma Adana'da tarlaya çakılan Boeing 737 geliyor. Aradan yedi ay geçti ama; nedeni hala belirlenemedi. Üstelik, ilk raporlardaki kuyruk koptu ya da motorları yandı yönündeki savlarda çürüdü. Uçağın ABD'de test edilen hidrolik motorları da sağlam çıktı. Yetkililerin verdiği bilgiye göre; kazayla ilgili soruşturmada gelinen son nokta şu:
     "Patlama yok. Pilot istese de uçağı bu duruma sokamaz. Kuyruk kopsa döne döne düşerdi, görüntüler hiç baş değiştirmeden aynı istikamette çakıldığı yönünde. Test edilen hidrolik motorları sağlam. Kayıtlarda uçağın süratı düşük, ancak yere gömülmesi dikkate alındığında anormallik var. Uçağın yere vuruş anına kadar tüm radar görüntüleri mevcut. Kaza anında hava şartları çok kötü. Kokpitteki ses kayıtları bir kez daha inceleniyor."
       Bir yetkili, bulunabilecek her yeni parçanın soruşturmanın seyrini değiştirebileceğini söylüyor. Özetle sıfıra sıfır, elde var sıfır...

Artı - eksi...

     Kocaeli Yahya Kaptan'da kurulan 1300 kişilik Çadır İçinde Çadırkent yarın hizmete giriyor. Aydınlatılıp, ısıtılan çelik konstrüksiyonlu dev sergi ve konvansiyon çadırlarda kamera ve ekranlı güvenlik sistemi dahi var. Yazlık çadırlarını dev korunakların içine taşıyan depremzedeler yağmur, soğuk, rüzgar, toz ve çamurdan etkilenmeyecek. Bravo Rotaryenlere. Devlete rağmen direndiler, sözlerini yerine getirdiler. Tıpkı diğer Sivil Toplum Örgütleri gibi. İyi ki; varlar...
       Ya Devlet ne yapıyor? İşte; yine sözünde durmadı. 'Prefabrik konutlar 30 Kasım'da tamam' diye atıp tuttu, şimdi ise geveliyor. Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın, 'Yetiştiremeyeceğiz, inşallah zoru başaracağız' diyor. Bu iş inşallahla, maşallahla olmaz. Yapamayacaksan söz verme? Ki; 'Devlet elinden geleni yapıyor, eleştiriler anlamsız' demeye hakkın olsun...

Bu seslere kulak verin

       . "Biz memurlar öldük bittik, her iktidarın gazabına uğradık. Ekononik krizlerin faturası sürekli bize çıkarılıyor. Aynı işi yapan işçi - memur arasında ücret uçurumları oluştu. Artık hak ve hukuka aykırı bu uygulamaya son verin." M. Sönmez, A. Akın, C, Çiçek, K. Kaymaz
       . "Konya'da da türban yasağı deliniyor. Atatürk Sağlık Meslek Lisesi kadrolu öğretmenlerinden Yadigar Şahin bir dönem derslere türbanla girdi. Uzunca süredir de okula gelmeden maaş alıyor. Çünkü eşi Kamu Çalışanları Derneği'nde Sağlık Bölümü Başkanı." Numune Hastanesi hemşireleri
       . "İki çocuk annesi Samsun 19 Mayıs Üniversitesi 2. sınıfta okuyan bir anneyim. Eşim Trabzon'da 9 yıldır öğretmen. 1998'de eş durumundan tayin istedi. Eşin üniversitede okuması mazeret kabul edilmedi. Aile kurmuş bayanın okuma hakkı yok mu? Okuyacaksa aile bölünmek zorunda mı?" Sevilay Usta

Biz hazırız

     ABD'den yazan Tayfun Şahin'in 'çöpten elektrik santralı' projesine Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan'dan yanıt geldi: "Yapacak kimse varsa buyursun. Yer de bulurum çöp de.. Hatta Çatalca, Silivri, Büyükçekmece, Avcılar, Küçakçekmece Belediyeleri'ni de içine katarız. Üstelik yüzde 50 kar da istemeyiz. Yeter ki; çöpü kaldırsınlar. Karları ömür boyu onların olsun." Okurumuzun dikkatine...



Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr