Teller dişimi çürütür mü?

6 Ocak 2020

Bu haftaki yazımızda da çokça sorulan bir sorunun cevabını bulmaya çalışalım. Diş telleri dişlerde çürüğe sebep olur mu? Öncelikle iyi bir ağız bakımı herkes için vazgeçilmez ve devam ettirilmesi gereken bir konudur. Genetik faktörler, beslenme alışkanlıkları, sistemik durumlar ve fırçalama alışkanlığı diş çürüğü riskini belirleyen temel faktörlerdir.

Sabit ortodontik tedaviler esnasında hekim tarafından uygulanan aparatlar, hastalar tarafından çıkartılamadığı için retansiyon alanları olarak adlandırılan, yiyecek artıklarının ve bakterilerin oluşturduğu tabakanın oluşumunu hızlandırıp artırabilen girintili çıkıntılı yüzeyler oluşturmaktadır. Bu bölgelerin temizlenebilmesi işin kritik noktasıdır. Bu nedenle bu tedaviler esnasında, dişlerinde herhangi bir aparat olmayan kişilere göre, çok daha iyi bir temizlik şarttır. Bu amaçla üretilen ortodontik fırçalar, arayüz fırçaları ve süper floss denilen özel diş ipleri kullanılmalıdır.

Sabit tel tedavisi gören kişilerin daha uzun süreli ve her yemekten sonra mutlaka diş fırçalamaları gerekmektedir. Bu fırçalama esnasında, diş tellerinin, diş etine ve dişlerin kesici-çiğneyici yüzeylerine bakan kısımları ortodontik fırçalar yardımıyla dişlerin birbirilerine bakan yüzeyleri de ara yüz fırçaları ile temizlenmelidir. Bunun için, tellerin altına rahatlıkla girebilen orta kalınlıklarda ara yüz fırçaları uygundur. Günümüzde kapaklı ve küçük saplı olarak üretilen bu fırçalar sayesinde, hastalar fırçalarını yanlarında kolayca taşıyıp her ortamda gayet rahat şekilde dişlerini temizleyebilmektedirler.

Tellerin kendi yapısı itibarıyla diş çürütücü hiçbir etkisi yoktur. Sabit ortodontik tedaviler esnasında diş çürüğünün artma sebebi, temizlikteki zorluk ve yiyecek artığı birikiminin hızlanmasıdır. Yani hangi türde olursa olsun uygulanan sabit teller iyi bir ağız bakımıyla, düzenli olarak temiz tutulduğu sürece çürük riski oluşturmazlar.

Halihazırda iyi bir fırçalama alışkanlığı olan bir kişi için teller varken de hijyen sağlamak hiç zor olmayacaktır. Fakat ağız bakımı iyi olmayan bir kişide tellerin de bu ortama eklenmesiyle, diş eti problemlerinde ve çürük riskinde artış görülebilmektedir. Hekimin kontrolleri esnasında tüm bu durumları kontrol edip hastayı uyarma şansı vardır. Teller olsun olmasın iyi bir ağız hijyeni sağlıklı dişler için mutlaka devam ettirilmesi gereken bir durumdur.

Ortodonti uzmanı diş hekimi Eşref Kerem Atamözlü

Instagram : https://bit.ly/2rRpEP6

Facebook : https://www.facebook.com/softdent.com.tr/

Yazının devamı...

Dişinizi Sıkıyor Olabilir misiniz?

24 Aralık 2019

Diş sıkma ya da gıcırdatma sorunu olarak bruksizmin zararlarını ve tedavilerini sizler için anlattım.

Atalarımız boşuna dememiş "Sık dişini!" diye. Evet, böyle bir söz olsa da biz diş hekimleri, bu diş sıkma olayını önlemenin türlü türlü yollarını arıyoruz uzun bir süredir. Öncelikle bruksizm nedir diye sorulacak olursa dişlerin kontrolsüz bir şekilde sıkılması olarak cevaplayabiliriz. Bu durum beyin tarafından istemsiz bir şekilde (refleks) olarak gerçekleştirilmektedir. Çoğunlukla uyku esnasında gözlemlenir ve uzun yıllarda dişlere ve çene eklemine ciddi hasarlar verebilmektedir. Araştırmalara göre, bu durum toplumda yüzde doksanlara varan sıklıkta görülmekte ve çoğu zaman kişi tarafından fark edilememektedir. Bu durumun varlığını gözlemlemek için ikinci bir kişinin takibi işe yarayabilir.

Sebebi tam olarak bilinememekle birlikte, psikolojik rahatsızlıklarda ve stres durumlarında arttığı gözlemlenmektedir ve bilinenin aksine antidepresan ilaçların kullanımı diş sıkma eğilimini (bruksizm) artırmaktadır. Bunun dışında genellikle dönemsel olarak artıp azalma şeklinde seyreder. Genelde sabah kalkıldığında bütün dişlerde ve çene kaslarında bir hassasiyet ve ağrı şeklinde hissedilir.

Tedaviyle kontrol altına alınabilir

Genelde ilk yapılacak uygulama, eklem splinti adı verilen gece plaklarıdır. Hastanın detaylı bir eklem muayenesi yapıldıktan sonra, kişiye özel olarak laboratuvarda hazırlanan plaklar, klinik olarak gereken diş kapanış pozisyonuna göre hasta ağızında uyumlanır. Eklem splintinin (gece plağı) işlevi, dişlerin birbiri üzerine yaptığı sürtünme kuvvetini ve buna bağlı hasarları azaltmak ve dişleri böylece korumaktır. Bunun yanında, kapanış esnasında bir kalınlık oluşturup, dişler ve kaslar arasındaki mesafeyi artırarak eklemin pozisyonunu düzeltmek ve bu şekilde bir rahatlama sağlamaktır. Kasların ve eklemin konumu düzeltildiğinde, bütün bu yapılar yeniden programlanmış olur ve buradaki hastalıklar ve rahatsızlıklar büyük oranda düzelir.

Sebebin ortadan kaldırılamadığı durumlarda, dişlerin temas noktalarını daha iyi hale getirip kapanışı düzenlemek amacıyla ortodontik veya protetik tedaviler planlanabilir. Yıllar içinde aşınmalar sebebiyle kaybedilen diş mesafesi tekrar kazandırılmaya çalışılabilir. Çok ileri düzey rahatsızlıklarda, kas gevşetici ve enflamasyon giderici ilaçlardan faydalanılır veya ekleme yönelik bazı cerrahi müdahaleler gerçekleştirilebilir. Bazen de çiğneme kaslarına botoks uygulamaları yapılarak kasların işlevi azaltılmaya çalışılır.

Bu tip sıkıntılar yaşayan kişilerin mutlaka periyodik diş hekimi kontrolleri ile uzun dönemli takip edilmeleri gerekir. Rahatsızlığın ileri düzeyde olduğu durumlarda splintler hem gece hem de gündüz kullandırılabilmektedir. Bu tip şikayetler, uzun sürelerde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açtığı için kesinlikle ihmal edilmemelidir.

Yazının devamı...

Hangi Yöntemle Ortodontik Tedavi?

16 Aralık 2019

Herkese tekrar selamlar, kısaca hatırlamak gerekirse, ortodontik tedavinin dişler ve çeneler arasındaki bozuklukları düzeltmeye yarayan diş hekimliği branşı olduğunu söylemiştik. Peki ortodontik tedaviler hangi metotlarla yapılabilir, bu hafta da bunun üzerinde duracağız.

Sabit tedaviler

Öncelikle ortodontik tedavileri sabit tedaviler ve hareketli apareylerle yapılan tedaviler olarak sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırmalar da kendi içinde farklı bölümlere ayrılmaktadır. Sabit ortodontik tedavilerde, halen en yaygın olarak, genel halk tarafından da daha çok bilinen, metal braketler kullanılmaktadır. Braket dişlere hareket vermek için ortodontik tedavi esnasında dişe yapıştırılan aparatların ismidir. Bu aparatlar, kompozit (ışıkla sertleşen dolgu) malzemelerinin bir türeviyle dişe yapıştırılıp, tedavi bitiminde dişe hiç bir zarar vermeden çıkartılmaktadır. Sabit ortodontik tedavilerde bunların dışında estetik veya şeffaf braket denilen (genelde porselen ve seramik içerikli) malzemeler de kullanılmaktadır. Sabit tedavilerde son olarak, dişlerin iç taraflarına yapıştırılan, lingual dediğimiz braket sistemleri de kullanılabilmektedir.

Hareketli tedaviler

Hareketli tedavilere gelince, daha ziyade küçük yaşlardaki çocuklarda uygulanan damaklıklar ve ergenlik çağından itibaren her yaş grubuna uygulanabilen şeffaf plaklar olarak sınıflandırılabilir. Damaklık tedavileri daha çok başlangıç veya hafif düzeyde ortodontik tedavilerde kullanılıp, genelde ileri düzey ortodontik tedavilere hazırlık yapma amacı güdülmektedir. Şeffaf plaklar günümüzde çok geniş çaplı kullanım alanına sahiptir ve teknolojik ilerlemelerle hızla gelişme kaydetmektedir.

Kişiye özel tedavi planı oluşturulur

Peki hangi tedavi metodu benim için uygun, sorusunun cevabına gelecek olursak. Evet cevap yine bir ortodonti uzmanı muayenesinden geçiyor. Ortodontistiniz, gerek klinik muayene, gerek röntgen ve yardımcı tanı araçları verileri eşliğinde, hastanın ihtiyaçları ve de beklentileri doğrultusunda bir tedavi planı oluşturmaktadır. Gayet kolay olan bu muayene sonucunda hangi metodun hasta için uygun olduğuna birlikte karar verilebilmektedir. İlerleyen haftalarda metodların detaylarını inceleyeceğiz. Şimdilik herkese sağlıklı günler dilerim.

Ortodonti uzmanı diş hekimi Eşref Kerem Atamözlü

Yazının devamı...

Şeffaf Plakla Ortodontik Tedavi

9 Aralık 2019

Evet, gelelim en merak edilen konulardan birisi olan şeffaf plaklarla ortodontik tedaviye. Günümüzde dijital teknolojideki gelişmeler sayesinde hızla ilerleyen bu tedavi dalında çok büyük gelişmeler kaydedilmiştir ve bu da hastalar tarafından büyük bir ilgi görmüştür.

Bu tedavi metodunun nasıl ilerlediğini kısa bir şekilde özetlemeye çalışayım. Hasta öncelikle bir ortodonti uzmanının klinik muayenesinden geçmelidir. Bu esnada röntgen ve tomografi gibi yardımcı araçlardan da faydalanılabilir. Hastanın klinik muayenesi ve hikayesinin ardından problemler belirlenir. Hasta ve hekim tarafından şeffaf plak tedavisinin kişi için uygun olup olmadığına karar verilir. İleri düzey ortodontik bozukluklarda, yani ortodontik amaçlı diş çekimi gerektiren veya büyük çene uyumsuzluklarının bulunduğu vakalarda şeffaf plak tedavisi uygun olmayabilir. Veya bazen hastalara plakların kullanım disiplinine uyum sağlamak zor gelebilir. Çünkü bu tedavi metodunda hasta tarafından plakların devamlı kullanılması ve bakımının yapılması çok önemli bir konudur. Şeffaf plak tedavisi büyük oranda hastanın kontrolünde gitmektedir. Hasta uyumu ve performansı tedavinin başarısı üzerinde oldukça etkili bir rol oynamaktadır.

Nasıl uygulanır?

Tedavinin uygulanmasına karar verildikten sonra hastanın ölçüleri alınıp, plakları üretecek firmaya gönderilir. Sonrasında firma tarafından bilgisayar ortamında üç boyutlu bir planlama hazırlanır. Bu planlama dişlerin, her aşamada yapacağı bütün hareketleri görsel olarak sunmaktadır. Hastanın takacağı her plak (diğer ismiyle aligner) iki hafta süreyle kullanılıp, her aşamadaki değişiklikler ve dişlerin alacağı son şekil görsel olarak hasta ve hekim tarafından incelenebilmektedir. Böylece hasta, tedavi bitiminde dişlerinin alacağı son şekli, henüz başlamadan görmüş olur. Daha sonra ortodonti uzmanı planlama ile ilgili düzenlemeleri yapıp onay verir ve plaklar firma tarafından hazırlanarak tedaviye başlamak üzere hekime gönderilir. Bütün bu süreç, ortalama iki ile altı hafta civarı sürmektedir.

Plaklar ne zaman teslim edilir?

Başlangıç işlemleri gayet kolay olan bir randevu sonrasında plaklar hastaya teslim edilip, periyodik randevularla kontrol edilerek tedavi yürütülür. Bu randevular genellikle dört haftada bir olmaktadır. Bu yöntemin sağladığı en büyük avantajlardan biri, hasta plaklarını düzenli kullandığı sürece randevuların uzatılabilmesidir. Özellikle işi gereği yoğun seyahat eden iş adamı veya iş kadını hastalar tarafından ya da çalışma ortamı gereği dişlerinde tel görünmesini istemeyen kişiler tarafından çokça tercih edilen bir metottur. Yine sosyal yaşamı gereği, davetlere, toplantılara ve sunumlara katılan kişiler için çok uygundur. Bu tip durumlarda hastanın plaklarını çıkartıp normal hayatına devam etmesi imkanı verir. Yurt dışında yaşayan ve bu sebeple randevulara daha seyrek gelebilecek olan kişilere de tedavi imkanı sağlar. Nişan veya düğün gibi planları olan veya askere gitmek, belli bir süre yurt dışında kalmak gibi zorunlulukları olan kişiler için uygulamayı geciktirmeden çok kolay bir şekilde çözüm sunabilmektedir. Ayrıca implant tedavisi veya lamine, zirkonyum gibi estetik uygulamalar öncesi, hazırlık ortodontik tedavilerinde kullanım için çok uygundur.

Avantajları neler?

Yazının devamı...

Ortodontistinizle Ne Zaman Tanışmalısınız?

3 Aralık 2019

İlk ortodontik muayene çocuklarda dişlerin çıkması ile birlikte olmalıdır. Bu yaşlarda geniş çaplı ortodontik tedaviler yapılmasa da, ileriye dönük koruma amaçlı bazı uygulamalar çok önemlidir.

Süt dişi tedavileri

Yapısal bozukluklarda, genetik yatkınlık ve çevresel faktörler gibi birçok etken önem arz etmektedir. Öncelikle problemin kaynağı tespit edilip bu doğrultuda bir tedavi planlanmalıdır. Örneğin küçük yaşlarda masum gibi görünen; parmak emme, dil itme, tırnak yeme, kalem ısırma veya yanlış yutkunma alışkanlıkları, ilerleyen yaşlarda ciddi iskeletsel bozukluklara yol açıp uzun ve zahmetli tedaviler gerektirebilmektedir. Genelde toplum tarafından önemsenmeyip ihmal edilen, süt dişi çürükleri ya da süt dişlerinin zamanından önce kaybedilmesi konusu da en büyük ortodontik bozukluk sebeplerinden birisidir. Bu tip durumların oluşmaması için ortodontik muayene yapılmalı, gereken süt dişi tedavileri uygulanmalı ve hasta bütün bu büyüme sürecinde düzenli olarak kontrol edilmelidir.

Ergenlik döneminde diş sağlığı

Özellikle 10-14 yaş civarı ergenlik çağı (pubertal atılım) dönemi ortodontik tedaviler açısından son derece önemlidir. Ortodontik tedavilerle elde edilmeye çalışılan bazı iskeletsel değişiklikler; ancak bu yaşlarda yapılabilmekte olup, ergenlik dönemi sonrasında istenilen cevaplar alınamamaktadır. Tedavilerin başarısı ve uzun ömürlü olabilmesi için bu yaş grubunda mutlaka ortodontik muayene yapılmalıdır. İlerleyen yaşlarda benzer tedavileri yapabilmek için ortodontik amaçlı diş çekimleri veya ortognatik cerrahi operasyonları gerekebilmektedir.

Erken dönemde ortodontik kontroller ve tedaviler çok önemli!

Çocukluk döneminden itibaren ortodontist kontrolünde olan kişilerde oluşabilecek problemler, çok daha basit müdahaleler ile erken dönemlerde önlenebilmektedir. En azından yıllık kontrollerle birçok problemin önüne geçilip basit çözümler oluşturulabilmektedir. Birçok anomali hem çok daha ekonomik hem de daha zahmetsiz şekilde engellenebilmektedir. Bu haftalık bu kadar, tedavi detayları ve yöntemlerini önümüzdeki haftalarda açıklamaya devam edeceğiz.

Herkese zamanında ortodontik kontrol tavsiye ederim ve problemsiz günler dilerim.

Yazının devamı...

Merhaba! Ben Dr. Kerem

27 Kasım 2019

Herkese Merhabalar, Ben ortodonti uzmanı diş hekimi Eşref Kerem Atamözlü. Bundan sonra size ortodonti ve dişhekimliği hakkında bu platform üzerinden bilgilendirmeler yapacağım. En güncel yaklaşımlar ve yenilikleri buradan takip edebileceksiniz.

Öncelikle çok kısa bir şekilde ortodontinin ne olduğunu tarif edelim. Ortodonti dişler ve çeneler arasındaki uyumsuzlukları düzelten diş hekimliği branşıdır. Dişler arasındaki çapraşıklıklar ve boşluklar, çeneler arasındaki uyumsuzluklar ve kapanış bozuklukları gibi problemler ortodontik tedaviler ile düzeltilmektedir.

İlk soru kimlerin ortodontiye ihtiyacı vardır? Bunun cevabı bir uzman muayenesi ile anlaşılabilmek ile beraber, dişleri üst üste konumlanmış veya aralarında boşluklar olan ya da alt çenesi çok önde veya geride ya da yana kaymış şekilde kapanışa gelen, yüz yapısında büyük uyumsuzluklar olan kişiler ortodontik tedaviye ihtiyaç duyan kişiler olacaktır. Günümüzde ortodontik tedavi çok çeşitli yöntemler ve amaçlarla yapılmaktadır. İmplant ve protez tedavisi öncesi diş konumlarını düzenlemek amaçlı ortodontik tedavilerden; lamine ve zirkonyum gibi estetik uygulamalar öncesi hazırlık amaçlı ortodonti tedavilere ve daha ileri düzeyde çene pozisyonlarını ve yüz yapısını tamamen değiştiren ortognatik cerrahi tedavilerine kadar geniş bir alan içermektedir. Gerek vâkanın gerektirdiği durumlar gerekse hastanın istekleri doğrultusunda tedaviler şekillenmektedir.

Şüphesiz dijital ve yazılım teknolojileri alanındaki yenilikler ortodonti alanında da büyük çığır açmıştır. İlerleyen haftalarda tedavilerin detayları, hangi yöntemlerle ortodontik tedavi uygulanabildiği, kimlere hangi metodun uygulanması gerektiği, tedavilerin ne kadar sürdüğü ve tedavi esnasında yaşanabilecek durumlar hakkında bilgilendirmeler yapmaya çalışacağız.

Fonksiyonel faydalarının yanı sıra ortodonti günümüzde estetik için de çok fazla tercih edilen bir tedavi metodudur. Bu sebeple artık yetişkin hastalar tarafından da yoğun bir şekilde talep edilmektedir. Bu hasta grubu ve ilerleyen talepler, ortodontide çok büyük yeniliklerin oluşmasına da katkı sağlamıştır. Sağlık ve Sevgiyle kalın,

Ortodonti Uzmanı Diş Hekimi Eşref Kerem Atamözlü

Instagram : https://www.instagram.com/atamozlu/

Facebook :

Yazının devamı...