Merhabalar, bu haftaki yazımızda yanan ormanlarımızı, canlarımızı konuşalım. herkesin içinde kanayan ve çok taze olan yarayı, yaramızı konuşalım. Geçen hafta başlayan ve hala süren yangınlar… Etkisi de uzunca bir süre hayatımızdan ve ülkemizden silinmeyecek gibi duruyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde detaylı bir şekilde bulunmakla ve güncellenmekle birlikte 130’a yakın orman yangını gerçekleşmiş, bunlardan 17 tanesi ise devam etmektedir.

Marmaris’e özgü çam balı, Fethiye Seydikemer’deki tarım alanları, yine bu yörelerde yapılan hayvancılık faaliyetleri oldukça büyük hasar aldı Bunun dışında yine Muğla yöresinde yer alan 300-400 yıllık koruma altındaki sığla ağaçlarının da yangından etkilendiği ortadadır. Hem geçimini sağlayan insanlar için hem de turizm açısından üzücü sonuçlar doğuracaktır.

6831 sayılı Orman Kanunu’na göre; ormanlara zarar veren ve yine kanunda belirtilen filleri işleyenler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur. Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak orman yangınına sebebiyet verenler iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası, kasten orman yakan kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde devlet ormanlarını yakan kişi ise müebbet hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Milli varlığımız olan ormanlarımız için söz konusu cezalar öngörülmüş, tabii ki orman yangınına sebep olanlar, can kayıplarından ve yaralanmalardan da ayrıca sorumlu tutulmuştur.

28//07/2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı tarafından yapılan kanun değişikliğiyle kıyılar başta olma üzere orman alanlarındaki yapılaşma tasarrufunu Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkisine bırakıyor. Hangi alanların kapsama gireceği ise doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecektir. Bu değişiklik de dikkatlerden kaçmamıştır.

Bütün bu aşamalarda peki bizim payımıza düşen ne? Belki de eleştirmekten, yargılamaktan daha da önemlisi birlik olmak. Kendimizi eğitmek ve bilinçlenmek; aksi takdirde daha çok ormanımız yanacak daha çok canımız acıyacak. Hayatımızı ve dünyamızı en iyi şekilde idame ettirebilmemiz için sorumluluk almalıyız. Geniş çerçeveden bakıp ülkemiz ve dünyamız için önlemler alıp bundan sonra doğacak zararları minimalize etmeliyiz. Bu herkesin sorumluluğudur.

 

Avukat Elif Akar

www.instagram.com/lawmeditation/?hl=tr

www.facebook.com/av.elifakar/

https://twitter.com/avelifakar

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet
akıllı banner