Çorba içerken ekmeğe dikkat

Osmanlı Dönemi'nden bu yana baktığımızda sofralarımızın ve mutfak kültürümüzün ne kadar zengin olduğunu görebiliyoruz. Sıcacık bir çorba ile başlayan öğünler ana yemek ve pilav ile devam ederken tazecik, çıtır çıtır ekmekler sofranın bir köşesini süsleyebiliyor. Çorba, pilav, ekmek gibi karbonhidrat grubu besinlerin tek bir öğünde yer alması ise günümüz şartlarında hareket kabiliyetimiz ve fiziksel aktivite düzeyimiz yoğun olmadığından bedenimize yağlanma ve kilo artışı olarak geri dönüyor. Bu nedenle herhangi bir öğün oluşturuken besin gruplarının her birinden ihtiyacımız kadar tüketmekte fayda var. Örneğin; içine ekmek doğranmış çorba tüketimi yerine bir kase çorba, et veya sebze yemeği ve salata ile oluşturacağınız bir bileşim daha sağlıklı bir tercih olacaktır.

Kış mevsiminin vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan çorbalar, öğün başlangıcı olarak kullanıldığında; mideyi sindirime hazırlama sürecine destek olurken; erken doygunluk sağlayarak fazladan enerji alımının da önüne geçiyor. Çorba içilerek başlanılan öğünlerde ortalama 200-250 kalorilik bir tasarruf sağlanıyor. Bu sayede özellikle kilo koruma ve kilo verme döneminde olan bireylerde bu sürecin doğru yönetiminde büyük öneme sahip. Vücudun sıvı ihtiyacını karşılamaya da yardımcı olan çorbalar cilt kuruluğunun önüne geçmeye destek oluyor.

İşte kalorisi düşük fakat besleyici değeri yüksek çorbalar

Tarhana çorbası: B grubu vitaminler, çinko, demir, kalsiyum açısından oldukça zengin bir kaynaktır. Probiyotik içeriği sayesinde hem bağırsak faaliyetlerini düzenler hem de kolay sindirilir. Bu sayede vücut için faydalı vitamin, mineral ve proteinlerden yararlanma oranını arttırır. Bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur.

Lahana çorbası: Lahana lif içeriği oldukça yüksek bir sebzedir. Folik asit, B6 vitamini, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve sulforafan adlı antioksidan bileşenlerden oldukça zengindir. Erken ve uzun süreli doygunluk sağlamak ve barğırsak hareketlerini düzenlemek açısından sıklıkla tercih edilebilecek çorbalardan birtanesi olabilri.

Bal kabağı çorbası: Balkabağı kış mevsiminin en renkli meyvelerinden birtanesi. Çoğumuz onu sebze olarak değerlendirsek de aslında o; vitamin A, vitamin B, vitamin E, demir, sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum , çinko, fosfor ve posadan oldukça zengin bir meyve. İçeriğinde bulunan A vitamini gece ve alacakaranlıkta gözün ışığa uyumunu sağlayarak görüş kabiliyeti kazandırır. Cildin nem kazanmasına ve cilt sağlığının korunmasına yardımcıdır.

Ispanak Çorbası: A, C ve E grubu vitaminler, demir, fosfor, magnezyum ve iyot gibi mineralleri içerir. Kanserden, kalp ve damar hastalıklarına kadar pek çok hastalıktan korur. Ayrıca ıspanak kansızlığa da iyi gelir. Sindirimi kolaylaştırır. Kolesterolü düşürür.

Domates Çorbası: Domates içerdiği likopen sayesinde kanserden korur. Posadan zengin bir besindir, kolesterol ve kan şekerini dengede tutar.

Sebze Çorbası: Sebze çorbaları bol vitamin ve mineral içerir, kalp krizinden korur, kabızlığı önler.

Brokoli Çorbası: Brokoli vitamin açısından zengin ve lif oranı yüksek bir sebzedir. A, C ve E vitaminlerini içerir. İçerdiği flavonoidler bakımından bağışıklık sistemini güçlendirir, kanserden korur.

MELİS TORLUOĞLU

BESLENME VE DİYET UZMANI

ACIBADEM ETİLER TIP MERKEZİ