Haftada en az 3-4 kez, eliyle ağzını kapatarak benimle konuşan bir hastayı muayene ediyorum. Şu anda taktığımız maskelerden çok memnun olan başkalarını görüyorum. Kendilerini koruduğu için değil, gülümsediklerinde ortaya çıkan dişlerini beğenmedikleri için.
Dişlerini muayene edebilmek için elini indirmeye ya da maskelerini çıkarmalarına ikna edebildiğimde bile, ağzı kapalı gülümsüyorlar. Ve dişlerini dudaklarıyla kapatacak şekilde konuşmaya çalışıyorlar.

Tepki ne olursa olsun, hepsinin ortak bir yanı var, dişlerinin görünümünden tamamen utanıyorlar. Bunu diş hekimi muayenesinde yardım yapıyorlarsa, sosyal ortamlarda da yaptıklarını biliyoruz.

Bilim ve psikoloji, insanların sizin hakkınızda fark ettiği ilk şeylerden birinin dişleriniz olduğunu kanıtladı. Yani mutsuz olduğun bir gülümsemeye sahip olmak, çok dar bir ayakkabıyla yürümek gibidir.
Gülümsemenin psikolojik faydaları göz ardı edilemez. Çünkü gülümsemek aslında sizi daha mutlu eder. Her gülümsediğinizde beyniniz serotonin, endorfin ve dopamin gibi nöropeptitleri salgılar. Bunların hepsi “iyi hissettiren” hormon ailesindendir. Açıkçası, dişlerinizden utandığınız için gülümsememek, bu çok ihtiyaç duyulan hormon artışlarını alma şansınızın azalması anlamına gelir. Sizi depresyona sokabilir.

Peki bunu bilmek, size göre gizlediğiniz bir gülümsemeye sahip olmak duygusal ve psikolojik sağlığınızı nasıl etkiler? Bu olumsuz duyguların bazılarından kaçınmak veya bazı olumlu duyguları deneyimlemek için günde birkaç dakikayı diş bakımına ayırmaya değer mi?
Eğer diş sağlığınıza ve bakımınıza dikkat etmezseniz kötü ağız hijyeni çürükler, diş kayıplarına ve sistemik birçok rahatsızlığa sebep olabilir. Unutmayın ki ağız sağlığı ile genel sağlığınız arasında ciddi bir bağlantı vardır.

Ayrıca ertelenen, ihmal edilen ağız sağlığı sorunları ilerde hem maddi hem de tedavi süresi olarak sizi zorlayabilir.

Günlük ağız bakımınızı ve her 6 ayda bir diş hekimi ziyaretinizi unutmayın.