Evlilikte ve ilişkide kendini değersiz hissetmek

Değersiz hissetmeyi isterseniz biraz açalım, çünkü partnerim ya da kocam beni -değersiz hissettiriyor- gibi bir ifadenin açılımı temelde önemsenmemektir, bunun ikincisi daha ilerisi ise alçaltılmaktır. Bir ilişkide kendini değersiz hisseden kadın ya önemsenmiyordur ya da alçaltılıyordur. Erkekler de ilişki içinde değersizlik yaşayabilir ama kadınlar bu süreçten daha fazla etkileniyor diyebiliriz.
Eşiniz sizi nasıl değersiz hissettir, kendini değersiz hisseden kadın bunu nasıl deneyimliyor ?

Değersiz hissettiren eş bunu eylemleriyle ve bu davranışları oluşturan sözcükleriyle, beden diliyle ya da ses tonu ile yapabildiği gibi bazen tepkisizliği ile de gerçekleştirebilir. Bazen beden dili öyle bir konuşur ki tek bir söz etmesine bile gerek kalmayabilir, tabii ki bu mesajların ortak bir noktası şudur; seni aslında onaylamıyorum, takdir etmiyorum.
Fiziksel şiddet, duygusal şiddet, Gaslighting gibi kötü niyetli oyunlar, manipülatif psikolojik şiddet, seni onaylamayan arka planda suçlayıcı ifadeler, sana kötü sözlerle hakaretler etmesi, kınayıcı ifadelerle aslında seni onaylamaması, çevrenin içinde küçük düşürücü hareketler gibi eylemlerle ilişkide kendini değersiz hissetmeni tetikleyebilir.
Seni değersiz hissettiren bir eş karşısında suçun bazen haklı olmak bile olabilir, çünkü her geçen gün kendi hakkından alarak bugüne kadar hak etmediği kadar hak vermişsindir ona. Kendini saydırmak ve sevdirmek için önce kendini sayman ve sevmen gerekir. Tüm bu davranışlar seni alçaltarak değersizleştiren eşin özellikleridir.
Kendini değersiz hisseden kadının, diğer bir değersiz hissetme şekli ise önemsenmemenin eylemleridir.

Peki, önemsenmemenin eylemleri nelerdir ? Kadının kendini değersiz hissetmesinin bir nedeni de protokolde olmamasıdır.
Belki seni dinlemiyordur ya da dinliyormuş gibi yapıyordur, mesajlarını ciddiye almıyordur, seninle dalga geçiyordur ama bu birlikte güldüğünüz bir şey değildir, ya da seninle konsolosluk düzeyinde konuşuyordur, arkadaşlarının ya da ailesinin çok gerisinde kaldığını hissediyor olabilirsin, belki de nitelikli ve doyumlu vakit geçirmek için senin duygusal ihtiyaçlarına o kadar önem vermiyordur.

Elbette zaman, enerji ve kaynaklar varken bu kaynaklarını öncelikli olarak hayatındaki kişi için özveride kullanmayan birisi karşısında öncelikli olmadığını fark etmen doğaldır. Buradaki ince ve hassas bir ayrım var, bu bir seçim mi ? Yoksa elinde olmayan bir durum mu ? Burada niyete bakmak önemlidir.
Mesela, yıllar önce bir arkadaşımızın eşi kocasının hiç vakit ayırmamasından dolayı isyan ediyordu, oysa ki arkadaşım ise işi ile yaşadığı krizin üstünden gelmek için çok daha fazla çalışması gerekiyordu. Ama bu bir kaçış değildi, zorunlu bir seçimdi çünkü arkadaşıma sorduğumda niyeti, -onların rahat yaşaması için uğraşıyorum- olmuştu. Burada işi bir kaçış olarak kullanmamasına ve işi ailesine gönüllü tercih etmediğine dikkat etmemiz lazım..
Bu durum, bu konularda yazılan çizilen ve anlatılan içeriklerde dikkat edilmesi gereken bir konudur, sadece anlatılan içeriklere göre yorumlamak ya da videolarda anlatılan duruma göre puan vermek, yanlış bir tutum sergilemenize neden olabilir. Bize yanlış karar vermemize neden olacak başka bir durum ise, bu konularda bir arkadaşınızdan akıl almaktır. Arkadaşımızdan öneri almak onun travmalarından, ve kültür ve değerlerine göre yorumlayarak karar vermemiz anlamına gelir ve bu da sağlıklı değildir. İhtiyacınız olan şey evrensel dinamiklerdir, objektif bir uzman görüşüdür.

Değersiz hisseden çiftler daha mı kolay ayrılır ?
Boşanmalardaki istatiksel verilere baktığımızda boşanmaların temelinde olan ciddi bir sebeptir. Ayrıca boşanmadan bile ya da ilişkinin içinde bile ayrılabilir.
Evlilik ya da duygusal ilişkiniz, işin ve hayatın stresinden sizi uzaklaştırabilecek bir huzurlu alan olmalıdır. İlişkimiz çok rutinleşti ifadesi vardır bir de, rutin güzel tarafı düzeni korur bu güzel, demek ki oturmuş bir ilişkiniz olabilir. Mesele rutinin dışına çıkabilme özgürlüğünü hatırlamaktır, biraz farklılık bunun için de biraz yaratıcılık katabilir çiftler kendilerine. Yani ikisi de gereklidir.

Sağlıklı bir ilişkide, bu evlilik olsun ya da duygusal bir ilişki olsun fark etmez, değerli, işitilmiş ve önemsendiğinizi hissetmelisiniz.

Değersiz hissettirildiğiniz bir ilişkinin seyri her gün ivme kaybeden bir uçak gibidir. Çiftlerin ayrılıklarının ya da boşanmalarının altında yatan en önemli dinamiklerden birisi ilişkisi içinde eşlerin değersiz hissetmesi yatar, birbirlerine karşı olan davranışları artık birbirlerine iyi gelmemeye başlar, dolayısıyla böyle bir durumda birde o kadın, durma bas git, yol senin gibi videolar izliyorsa, yanlış bir karar vermesi işten bile değildir, bunu aşmanın yolu öyle fevri hareketler değildir, öyle taktik ve strateji de değildir, o ilişkinin nasıl o hale geldiğinin dinamiklerini çıkartmak ve o ilişkiye özgü doğru adımları belirlemekten geçer. Bunu yapabilecek kişiler ise akademik kariyeri ve deneyimi olan, psikologlar, psikoterapistler, almış aile ve evlilik danışmanlarıdır.

Bu arada yazılarımı olabildiğince tek taraflı yazmamaya çalışıyorum, değersiz hissettiriliyor da olabilirsin, değersiz hissettiriyor da olabilirsin ama hangisi olursa olsun temelde bunun nedeni değersiz hissettiğin için oluyor, şimdi bunu söylediğimde içinden şöyle demiş olabilirsin :

Ne yani ben, kendimi değersiz hissettiğim için mi bu adam ya da kadın bana böyle davranıyor?

Temelde değersizleştirilme serüvenin ilişkinin en başında başladı, daha da temelde içinde başladı. Belki bunu şu anda fark etmiyorsun ama en tatlı anlara git, ilişkinin en başında olduğun o güzel anlarda da bir başkasına yaranmak pahasına kendinden tavizler vermiş olabilir misin ?
Başından beri benliğine saygı duyan birisi kimseyi kendine hadsiz davranacak noktaya getirmez, zaten böyle davrandığı ilk an tepkisiz kalmaz, verdiğin tavizler, üstünü örtmeler, görmezden gelmeler, ama seviyor, ama değişecek yönünde olan inançların belki de ona karşı kendi gerçek hislerini ve düşüncelerini ifade edecek kadar değerli saymadığın için bu noktaya gelmiş olabilir mi ?
Karşındaki kişinin hadsiz bir davranışı olsa bile, sen kendini değerli hissettiğinde, o seni değersiz hissettirecek şekilde davranış girişiminde bulunsa bile, sen bundan etkilenmezsin çünkü tam aksine benliğini sayan bir kişi buna cesaretle -hayır- der, benliği ile kaybetme korkusu arasında kaldığında, -kendi- olmayı seçer.

Sen hangisini seçtin? Kaybetme korkusundan dolayı katlanıp kendini hiçe saymayı mı ? Yoksa kaybetme pahasına bile olsa kendi benliğine duyduğun saygıyı mı? Ama burada şuna dikkat kendini sevmek demek, kendine takıntılı olmak demek değildir.

Evliyken de ya da romantik bir ilişki içindeyken de ayrılık yaşayabilirsin, her ayrılık bitirmek ya da boşanmak değildir, bazen evlilik sürse bile duygusal olarak boşanmış olmak da bir ayrılıktır, duygusal boşanmaların nedenidir değersiz hissetmek…

Şimdi şunu kendine sor; Karşımdaki kişinin beni değersiz hissettirme girişimi var mı? Bu bir rutine mi dönüştü? Bunu fark edip sonra senden özür diliyor mu?

Ben karşımdaki kişiye kendini değersiz hissettiriyor muyum bunu da kendine sor.
Eğer katlanıyorsan ya da sen bunu ona hissettiriyorsan ikisinin de altında -değersiz- olduğuna yönelik bir duygu hissediyor olabilirsin.

Birisi bana kötü davransa bile ben değersiz hissetmek zorunda değilim.
Birisi bana iyi davrandığında ona kendini değersiz hissettirmek zorunda da değilim.
İlk adım işte bunları fark etmek ve bilmek, ikinci adım ise bunu yapabilmek. Bunun içinde kendine emek vermelisin, doğru kaynakları araştırmalı ve bu yolda kendini geliştirmelisin.
Önce kendi değerini bilmeyi ve hissetmeyi öğren, sonra hayatındaki kişinin değerinin ne olduğunu ya da olmadığını anlarsın, kendi değerini hissetmediğin her an, değeri bir başkasında ararsın..

Esenlikle kal..
Erdem Taşkınsu
Aile Danışmanı-Sosyolog
İnstagram: erdemtaskinsu
YouTube: erdemtaskinsu