Fibromiyalji tedavisinde sadece ilaç kullanımı, beslenme alışkanlığında değişiklik yapılması ya da alternatif tıp yöntemleri gibi farklı yaklaşımlardan faydalanmak bulguların hafiflemesi için yeterli olmayabiliyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Emrullah Hayta tedavinin hastaların şikayetlerine veya hakim olan semptomlarına göre planlandığını belirterek, “Fibromiyaljide birçok tedavi yöntemini başlangıçta beraber kullanıp, ilerleyen zamanda hakim olan semptoma göre çeşitli yöntemleri ekleyerek ya da çıkararak bu hastalığın bulgularını büyük ölçüde giderebiliyoruz” diyor.
Doç. Dr. Emrullah Hayta fibromiyalji hastalarına yönelik ideal bir beslenme tipinin ve hastalığa özgü bir diyetin olmadığını belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Aşırı kilo ve bazı yağlar sinir hücrelerinde doğrudan veya dolaylı olarak oksidatif stres oluşturarak ağrı eşiğini düşürebiliyor. Kilo kaybına yönelik diyetler, Akdeniz tipi beslenme, C, D ve E vitamini, beta-karoten gibi antioksidan yiyecekleri tercih etmek gibi yaklaşımlar fibromyalji hastalarında doğru beslenmeye yönelik adımlar olarak sayılabilir."
Akdeniz tipi beslenen hastalarda tedaviye daha kolay yanıt alındığını hatırlatan Doç. Dr. Emrullah Hayta, bununla birlikte kafein ve alkol tüketiminin sınırlandırılmasının fibromiyalji semptomlarında azalmaya yardımcı olabildiğini söylüyor. Aspartam, mısır şurubu ve monosodyum glutamat katkılı yiyecekler ile araşidonik asit içeren besinler, yumurta sarısı ve et ise ağrı eşiğini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Dolayısıyla bu tür yiyeceklerden kaçınmak yararlı olabiliyor