Bu yazı; bu güne kadar bir defa bile olsa bir kadına el kaldıran, kaldırmakla kalmayıp o eli bir kadının yanağına doğru hızlıca indiren, bir kadının gözüne yumruk atan, bir kadının boğazına sarılan tüm erkeklere.

Size küfredeceğimi, hakaret yağdıracağımı veya kadınların bu durumda neler hissettiğini anlatacağımı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bunların hepsinin gülüp geçtiğiniz, umrunuzda bile olmayan, bir çoğunun ne demek olduğunu bile anlamadığınız şeyler olduğunu biliyorum, öğrendim.

İletişim kurmanın en doğru yollarından birinin karşındakinin anlayacağı dilde konuşmak olduğunu biliyoruz. Ancak bazı dilleri konuşmak o kadar zor ki, tam olarak anlaşamıyoruz.

Dünyanın hangi ülkesinde kadına şiddet yok?

Eğitim düzeyi, yetiştirilme tarzı, dini inancı, ekonomik geliri fark etmeksizin erkek kadına vuruyor. Kimi bunu 'bardağı taşıran son damla' olarak görüyor, kimi hakkı kabul ediyor. Bahaneler sonuçların üzerine çıkıyor ve unutulup gidiyor.

Bir şeyi çözmek için altında yatan sebebi bulmaya çalışırken kendi öğrenmişliklerimizde ve çoğunluk reaksiyonlarında kaybolup gidiyor, eylemi yapana 'Neden' diye sormayı unutabiliyoruz.

Neden, neden bir kadına vurmak istiyorsun?

O an ne hissediyorsun da bir kadına tokat atman gerektiği komutunu veriyor beynin sana?


Şiddet eğilimi bir savunma mekanizması mıdır?

Donanımıyla yönetemediği durumu, refleksleşmiş kaba kuvvetle ele geçirmeye çalışmak öğrenilmiş bir çaresizlik değil de nedir?

İstediğinin olmaması, söylediğine karşı çıkılması durumunda kaba kuvvete başvurmayı istemek kontrol altına alınamayan bir tanrı kompleksi değildir de nedir?

Bu güne kadar hayatında bir defa bile olsa bir kadına vuran, elini kaldıran, şiddet uygulayan tüm erkeklere soruyorum.

Neden? Ne oldu da bunu yapmanız gerektiğini hissettiniz?
Yazın...öğrenelim.

Papatya Somer
papatya.somer@milliyet.com.tr
i
nstagram.com/papsmood