Alkol beyni nasıl etkiliyor?

Alkol bağımlılarında beyinde meydana gelen yapısal değişikliklere ve fizyolojik fonksiyonlarda bozulmalara neden olur. Alkol çeşitli sinirsel ileticilerin sentez ve yıkımında beyin kan akımına ve beyin glikoz metabolizmasına etki eder.

Alkolün beyin üzerindeki etkisini üç grupta toplamak mümkündür:

1. Fizyolojik değişiklikler

2. Nörokimyasal değişiklikler

3. Yapısal değişiklikler

Fizyolojik değişiklikler nelerdir?

Glikoz kullanımındaki inhibisyon kronik alkoliklerde daha fazladır. İnsan beyninde benzodiazepin reseptörlerinin dağılımı ve glikoz kullanımının inhibisyonu arasındaki ilişkidir. Yapılan çalışmalarda alkolün beyinde glikoz metabolizmasının yavaşlamasına etki ettiği gösterilmiş olup, akut alkol intoksikasyonunda bölgesel beyin kan akımının arttığı da bildirilmiştir. Ayrıca, kronik alkol bağımlılarında beyin kan akımının ve oksijen kullanımının azaldığı ve beyin kan akımındaki bölgesel azalmanın en fazla olduğu bölgelerden birinin frontal korteks olduğu gözlenmiştir. Alkol bağımlılarında felç (inme) olayının çok sık görüldüğü ortaya konulmuştur. Özellikle genç yaşlarda beyin kanamasına bağlı felçlerde alkolün önemli bir rolü vardır.

Nörokimyasal değişiklikler nelerdir?

Alkol bir GABA (Gama-Aminobütrik asit) reseptör inhibitörüdür. GABA, merkez sinir sisteminin en önemli inhibitör sinirsel taşıyıcısıdır ve nöronlar içine klor geçişini arttırarak hiperpolarizasyon yapar. Alkolün deprese edici etkisi, GABA reseptörü ile kompleks oluşturmaktadır. Kronik alkol bağımlılarında yapılan araştırmalar, plazma GABA düzeylerinin azaldığını göstermiştir.

Alkol bağımlısı babaların alkol bağımlısı olmayan oğullarında plazma GABA düzeyinin, ailesinde hiç alkol kullanmayan babaların oğullarına göre önemli ölçüde düşük olduğu bulunmuştur. Serotonerjik ilaçlarla yapılan araştırmalarda, alkol alımını azaltmak alkoliklerin beyin serotonin metabolizmasındaki bozukluktan dolayı ortaya çıkan anti-sosyal davranışını alkol ile örtmesi, alkoliklerde diğer sinirsel taşıyıcıların yanı sıra, beyin serotonin metabolizmasındaki bozukluğun da önemli olduğu ileri sürülmüştür. Alkol bağımlılığını tek bir sinirsel taşıyıcı ile açıklamak zordur. Bununla birlikte, alkoliklerin MSS (merkez sinir sistemi)'de BOS (beyin omurilik sıvısı)'da serotonin, noradrenalin, GABA gibi sinirsel taşıyıcılarında gerek sentezlerin, gerekse reseptörlerin bozuk olduğu bir gerçektir.

Yapısal değişiklikler nelerdir?

Uzun süre alkol kullananlarda alkolün beyinde sebep olduğu en önemli yapısal değişikliklerden birisi beynin büzülmesidir. 1971 yılında pnömoensefalografi ve daha sonra da bilgisayarlı tomografi (BT) ile bu büzülme tespit edilmiştir. Beyinde alkolden etkilenen korteks alanının en önemli bölümü frontal korteks bölgesidir. Beyin kan akımı araştırmalarında, bölgesel kan akımı azalmasının en çok frontal ve pariyetal kortekste olduğu izlenmiştir. Özellikle gençlerde ve içki içme süresi uzun olmayanlarda beyin büzülmesi olayı geri dönüşebilir özelliktedir. Alkol bırakıldıktan sonra beyin normal haline gelir. Hem nöradyolojik hem de nöropsikolojik araştırmalar, kadınların beyninin erkeklere göre alkole karşı daha duyarlı olduğu, yani daha çok zarar gördüğünü göstermiştir.

Sonuç olarak, alkol alan kişilerde, alkolün etkisi sonucu DNA ve protein sentezinde yavaşlama görülebilmekte ve beyinde pek çok fonksiyonel değişikliklere ve hücre ölümlerine neden olabilmektedir. 

 

Psikolog Dilek Memnun

www.instagram.com/psikolog.dilekmemn