Ay düğümleri Boğa-Akrep eksenine geçiyor

Önümüzdeki 1,5 yıl özellikle maddi istikrar konusunda hepimizi önemli tecrübelerden geçirecek

Ay düğümleri astronomik açıdan Dünyamızın Güneş ve Ay ile aynı düzleme geldiği izafi noktaları gösterirler. Doğal olarak tutulmalar da bu eksende gerçekleşirler. Gökyüzüne ait efsanelerde özellikle güneş tutulmaları bir ejderhanın Güneş’i yutması şeklinde anlatılırdı. Ay düğümlerine ait hikayelerde çoğunlukla bir ölümsüzlük iksirinden ve bu iksirin Vasuki adında yılan şeklinde bir iblis tarafından ele geçirilip içilmesinden ve bu nedenle, tanrı Vişnu’nun Vasuki’yi ikiye bölerek ejderin başı ve kuyruğu olarak, kuzey ve güney ay düğümlerini yarattığı hikaye edilir. Hint bilgilerinde kuzey düğüm Rahu, güney düğüm ise Ketu olarak adlandırılmıştır. Ay düğümleri astronomik açıdan Dünyamızın Güneş ve Ay ile aynı düzleme geldiği izafi noktaları gösterirler. Doğal olarak tutulmalar da bu eksende gerçekleşirler. Gökyüzüne ait efsanelerde özellikle güneş tutulmaları bir ejderhanın Güneş’i yutması şeklinde anlatılırdı. Ay düğümlerine ait hikayelerde çoğunlukla bir ölümsüzlük iksirinden ve bu iksirin Vasuki adında yılan şeklinde bir iblis tarafından ele geçirilip içilmesinden ve bu nedenle, tanrı Vişnu’nun Vasuki’yi ikiye bölerek ejderin başı ve kuyruğu olarak, kuzey ve güney ay düğümlerini yarattığı hikaye edilir. Hint bilgilerinde kuzey düğüm Rahu, güney düğüm ise Ketu olarak adlandırılmıştır.

Ejderin başı, ağız kısmını anlatan Rahu dünyasal zenginliklere ulaşma arzusunu, doymak bilmeyen bir iştahı ve büyümeyi temsil ederken, Ketu dünyevi zevklerden arınmayı, bir bakıma aydınlanmayı ve ruhsallığı ama aynı zamanda maddi olan şeyleri parçalamayı, onlardan ayrılmayı anlatır. Şimdi 18 Ocak’tan başlayarak, 2023 Temmuz ayına kadar Kuzey ay düğümü Boğa’ya, Güney ay düğümü ise Akrep burcuna geçiyor. Dolayısı ile önümüzdeki 1,5 yıllık süre içinde, maddi konularda manevi arayışlar arasında daha güçlü bir kutuplaşmaya şahit olacağız. Kuzey düğümün Boğa burcunda olması önümüzdeki 1,5 yıl boyunca kendimizi güvende hissetmek, istikrar ve huzur elde etmek, hayatın maddi zenginliklerine ulaşmak konusunda önemli istek ve arzular getirirken, Akrep burcundaki Güney düğüm ise sahip olduğumuz şeylerin, güven ve maddi değerlerin değişmesi, krizler içinden geçerek ruhsal değerlere dönüşmesi yolunda bir güç oluşturmakta.

Satürn ve Uranüs de devreye giriyor

Kısaca bu dönemde, astrolojik haritamızda Boğa hangi evde ise (tüm burç olarak) o evin konularında güven ve tatmin elde etmek, geliştirmek ve sağlamlaştırmak konusunda daha çok şey yapabileceğiz. Ancak Akrep haritamızda hangi evde yer alıyor ise, o evin konularında da dönüşümler, kaybetme riski ve bizi ruhsal yönden test edecek derslerden geçiyor olacağız. İlginç olan şey şu ki, bu süreçte Satürn ve Uranüs de bu sürece dahil olacaklar. 30 Nisan’daki Güneş tutulmasında ve 8 Kasım’daki Ay tutulmasında Uranüs tutulmalarla birleşiyor olacak. Bu durum özellikle içerisinde ekonominin, paranın ve maddi değerlerimizin yer aldığı konularda ani olaylar, uyanışlar ve daha farklı ve bağımsız davranma ihtiyacının öne çıkacağını, birikimlerimizi ya da değerlerimizi, sahip olmak istediğimiz şeyleri elde etmek yönünde sürprizler, beklenmeyen durumlarla da yüzleşeceğimizi anlatıyor.

Diğer yandan, 16 Mayıs’taki Ay tutulması ve özellikle de 12 Ağustos’ta Saka burcundaki dolunay sırasında, Satürn Ay ile önemli bir ilişki kurmakta. Bildiğiniz gibi Satürn ve Uranüs birbirlerine tamamen ters karakterleri açıklar. Satürn kısıtlayıcı iken Uranüs özgürleştiricidir. Satürn geçmişi, kuralları ve düzeni temsil ederken, Uranüs kuralsızlığı ve yenilikleri gösterir. Böyle bir durumda, özellikle Mayıs ve Ağustos aylarında hayatımızda düzen, güven, istikrar ve tatmin aradığımız konularda özellikle zor seçimler, gerilimler ve kopartıcı durumlarla karşılaşabiliriz. Sizler de özellikle bu dönemlerde haritanızda Saka burcunun hangi evinizde olduğuna dikkat ediniz. Bu evin konularında yeniden yapılanma, eski kalıpları değiştirme ve bazı zor seçimler içinde kalabilirsiniz.

Özetlemek gerekirse, önümüzdeki 1,5 yıl boyunca alışkanlıklarımızı değiştirmek ve yenilemek, hayatımızda yeni bir denge ve istikrar elde etme konusunda, özellikle maddi alanda dikkat çekici olaylarla ve stres doğuran koşullarla, krizlerle karşılaşacağız. Böyle bir süreçte, eskiye takılı kalmak yerine, yeni imkan ve fırsatları kucaklamayı öğrenmek, esnek olabilmek çok olumlu sonuçlar getirecektir.