Yaratıcılık ve bireyselleşme ekseni

Aslan ve Saka kişisel yaratıcılık ve özgünlükle yakından ilişkilidir

Değerli okurlar, burçları karşılıklı olarak, bir eksen biçiminde ele almaya devam ediyoruz. Hazır Güneş Saka burcunda ilerlerken, bu kez Aslan-Saka karşılaşmasına bakalım. Karşıt şeyler, dualite (ikilik) ilkesi gereğince birbirlerini tamamlarlar ve birbirlerini doğururlar. Yin ve yang, aydınlık ve karanlık gibi. Astrolojik açıdan Aslan yaratıcılığın, kendine güveninin ve hayat enerjisinin yoğun olarak hissedildiği burçtur. Aslan’da kendini sorgulama yoktur, o biraz da naif bir şekilde parlar ve kişisel gücü ile dikkat çekici bir örnek olur. Aslan tek olmayı, hayat yolculuğumuzda kişisel olarak elde ettiğimiz zafer ve başarı duygusunu ve merkezde kalabilme gücümüzü açıklar, çoğu zaman bu egomuzun elde ettiği güce ve kendine güven duymasına paralel olarak, kendini doğru ifade ettiğinde, sağlıklı ve güvenilir bir ifade biçimidir.

Aslan’ın karşısında Saka ise, bu bireysel gücü toplumsal güce ve çok sayıda bireyden oluşan, daha nesnel, gerçekçi ve egonun gözünden çok, daha evrensel, herkese yararlı olabilecek bir çabaya dönüştürür. Saka Aslan’ın ışığını ve sıcaklığını ararken, Aslan da Saka’nın gerçekçi ve olaylara farklı bir açıdan bakabilen (çok sayıda kişiyi temsil etmesi nedeni ile) yönüne ihtiyaç duyar. Aslan ateş, Saka havadır, ateş ve hava birbirlerine ihtiyaç duyarlar. Bu ikili başarılı şekilde bir araya getirildiğinde, kendimize güvenen, başarı ve tanınma arayan, parlak, dikkat çekici ama aynı zamanda özgün ve yenilikçi, sadece kendimiz için değil, herkes için ilham verici bir örnek haline geliriz.

Güneş ve Satürn, ruhun simyası

Yengeç-Oğlak ekseninin ele alırken, Satürn’ün korkularımızı, eksik yönlerimizi ifade ettiğimizi söylemiştik. Saka burcunda, Satürn aynı zamanda bize rehberlik eden yaşlı bilge adamı da temsil eder. Kişisel yolculuğumuzda, egomuz sayısız engelle karşılaşır ve hırpalanır. Başarısızlıkların verdiği acı ve yetersizlik hissi bizi umutsuzluğa, depresyona ve doğal olarak içsel bir sorgulamaya yöneltir. Bu Güneş ile Satürn’ün dengesizliğinde ortaya çıkar. İçsel sorgulama hayatı daha gerçekçi ele almamıza yol açacak bir melankoli sürecini de beraberinde getirir. Güneş’in sağlıksız çalıştığı, her şeyi kendi merkezinden görmeye ısrar etmesi karşısında, bizden daha olgun, tecrübeli ve ağır başlı bir arketipe, bize yol gösterecek bir büyüğe, bir rehbere ihtiyaç duyarız.

Yaşlı, olgun adam arketipi Satürn’dür. Ne zaman başarısızlığa uğradığımızda, kendimizden şüphe ettiğimizde ve ısrarla kendi hatalarımıza bakmak istemediğimizde, yaşlı adamın öğretici ve olgunlaştırıcı söylemi ile karşılaşırız. Satürn, Saka burcu düzleminde, geleceği inşa etme ve deneyimlerimizden, eksiklerimizden yararlanarak daha dengeli, gerçekçi bir hayat kurabilme yönünde yardımcı olur. Bu yaşlı figür kimi zaman bir baba, bir öğretmen, bir yönetici olarak karşımıza çıkar. Aslan (Güneş) kendini gerçekleştirmeye niyetli bir çocuk, bir öğrenci ise, Saka (Satürn) bu süreçte bizi şekillendiren disiplin, kurallar ve olgunlaşma sürecimizi temsil eder.

Güneş ve Satürn, astrolojik haritamızda test edici bir açı (birleşme, kare, karşıt) içinde ise, kendimizi gerçekleştirme, kendimize güvenme yaratıcılığımızı ifade etme yönünde önemli derslerle karşılaşırız. Babamızla, otorite figürleri ile sorunlar, sürekli bir engellenme ya da başarısızlık korkusu hayatımıza gölgeler düşürür. Bu gölgeleri, eksiklik duygumuzu ve engelleri aşabilmek için kendimizi kastırmadan, korkularımıza bakmayı ve egomuzu daha sağlıklı ve dürüst bir yola sokmamız gerekir. Böylece birey olma sürecimizde, yaratıcılığımızı uzun vadede, istikrarlı kılacak yeni bir hayat yolu  keşfetmiş oluruz.