Her yaşta seksi ve yeterli hissetmek

Seksi hissetmek zihinseldir. Her yaşta, her fizikte insan kendini seksi hissedebilir. Seksi hissetmek kendilik algısının olumlu olmasıyla ilgilidir. Kendi bedeninden, yaşından, tarzından memnuniyetle kişi yeterli hisseder. Seksi hissetmenin zihinsel bir kavram olduğu bilinirse kadınlar kendilerini daha yeterli görürler. İnsanın yaşı kaç olursa olsun, fiziği, boyu, kilosu ne olursa olsun kendini güzel görebilir ve değerinin farkında olabilir. 

Yaş ilerledikçe insanlar duyguların bittiğini zannederler oysa duygular yaşam boyudur. İlerleyen yıllarda da insanlar için aşk, seksilik, arzu, tutku, heyecan, merak gibi duygular aynı kalır. İnsan yaş aldıkça bu duygular azalmaz ama yaş ilerledikçe yetersiz hissetme başlayabilir. Peki ama kadınlar ilerleyen yaşlarda kendini neden yetersiz hisseder ve çekici görmezler? 

Dikkatinizi çekmiştir, çok güzel kadınlar bile yaşamlarının bir döneminde kendilerini güzel bulmazlar, yeterli görmezler, mutsuzlaşırlar içlerine kapanırlar. Aslında hiçbir şey sebepsiz değildir. Bir kadının kendini seksi algılamamasının, cinsellikten uzaklaşmasının, yetersiz görmesinin, güzellik algısının değişmesinin arkasında birçok sebep vardır. Bu sebeplerle yüzleşmek gerekir. Eğer bu sebeplerle yüzleşilirse yaşam boyu kendini kendine yeten bir birey olarak görecektir ve tamamlanmış hissedecektir. Farkındalık kazanmak yenmenin önemli bir parçasıdır. Sebeplerin neler olduğunu fark etmeli ve içinizdeki potansiyeli çıkarmalısınız. İşte bunun için yetersiz hissettiren sebeplerden terapilerde en sık karşılaştıklarımı maddeledim.

Sosyal medya; Son dönemde kadınları fiziksel ve ruhsal olarak en yetersiz hissettiren ortam. Kadınlar, mükemmel fizikli, estetikli hem cinslerini ve üzerine oynanmış profesyonel fotoğrafları görünce ister istemez kendilerinin de öyle olması gerektiği hissine kapılmaya başladılar. Güzellik kuralları, sık maruz kalma ile katılaşmaya başladı. Hatta buna engel olmak için son dönemde insanlar daha doğal sosyal medya hesaplarını takip etmeye yöneldiler, daha doğal içerikler paylaşma akımı yaratmaya çalıştılar. Sosyal medyanın sahte mükemmellik algısına kapılmamalı, öz güveni bu sebeple düşürmemeli. 

Tatmin edici ilişkiler kuramamak; Üst üste yaşanan olumsuz ilişki deneyimleri kadınların kendilerini suçlamalarına neden oluyor, kendilerinde bir problem olduğunu düşünmeye itiyor. Bir süre yolunda gitmeyen ilişkiler kadınların özgüvenini düşüyor. Başlangıçta kendini çok seksi ve yeterli algılasalar bile ilişki bitiminde değersizlik duyguları ile baş etmek zorunda kaldıkları olabiliyor. Oysa kendilik değerinin ilişkiler üzerinden algılanması doğru değildir. Bir kadın ne olursa olsun, ilişkisi yolunda gitsin gitmesin değerini ilişkiler üzerinden belirlememelidir. Kişinin kendi değeri başkalarına göre belirlenmez.

Çevre ve eleştiriler; Gerek iş hayatı olsun, gerek arkadaş sohbetleri olsun etrafta sürekli acımasız eleştiriler yapan insanlar yetersiz hissettirebilir. Mutlulukla giydiğiniz bir kıyafet, severek yaptığınız makyaj, aldığınız iki üç kilo ile eleştirildiğinizde gün sonunda kendinizi sorgularken buluyorsanız yeterliliğinizin bu eleştirilere bağlı olmadığını fark edin. Motivasyon düşüren bu eleştirilere karşı uyanık olun. Benimsemeyin.

Yargılayıcı iç ses; Bazen çevre bir yana en acımasız ses kendi sesiniz olabilir. Size sürekli yaptığınız hataları hatırlatabilir, yapmanız gereken zorundalıklarınızı tekrarlayabilir. Siz bu acımasız sesi dinleyerek sürekli yapmanız ve başarmanız gereken yeni şeyler olduğuna inanırsınız. Hatta çoğu zaman boş zamanlarınızın bile keyfini çıkaramaz hale gelirsiniz. İç sesiniz yaptığınız başardığınız şeylerin keyfini çıkarmaya bile vakit bırakmadan yeterince iyi olmadığınınız ile ilgili konuşmaya devam eder ve yeni hedefler belirler. Eğer kendinizi suçlamaya neden olan böyle bir iç sese sahipseniz yetersiz hissetmeniz kaçınılmazdır. 

Mükemmellik beklentisi; yargılayıcı yorumlarınız sonucunda kendinizden hep daha iyisini beklersiniz. Sonuçta yaptıklarınız size mükemmelce gelmezse kendinizle gurur duymazsınız. Bir zaman sonra da motivasyonunuz düşer. Bu da sıklıkla yetersiz hissetmenize neden olur. Mükemmeliyetçiliğiniz varsa size devamlı eksik hissettirir.

Olumsuz yaşam deneyimleri, yaşam akışı içerisinde yolunda gitmeyen her şey yeterliliğe ve çekici algılamaya bozucu etki edebilir. Her türlü olumsuz yaşam deneyimini bu madde içinde değerlendirebiliriz. Kendinize bakış açınızın hayattaki olaylarla ilgili olmadığını bilin. Hatta bakış açınıza göre olayları anlamlandırdığınızı hatırlayarak hayata kendi pencerenizden baktığınızı unutmayın. Bu sebeple olaylara karşı bakış açınızı değiştirin, özgüveninizi değil.

Çocukluk travmaları, Çocukken yaşanan özgüven kırıcı her şey yeterliliği etkiler. Örneğin ebeveynleri tarafından sıklıkla kardeşiyle yada arkadaşlarıyla kıyaslanan çocuklar yetişkinlik yıllarında da hep rekabet içerisinde olurlar. Bu sebeple başkaları ile acımasız karşılaştırmalar yaparak kendinize haksızlık edebilir, mutsuz hissedebilirsiniz.

Kısacası, yeterlilik, kendinize olan saygınız, fiziksel çekiciliğiniz bu saydığım maddelerden çok daha fazlasıdır. Yaşadığınız olumsuz olaylar, sosyal medyanın mükemmelliği, etraftaki eleştiriler kendilik algınızı etkileyen faktörler olmamalı. Yetersiz hissettiren bütün bu maddeler konusunda farkındalık kazanırsanız, kendinize daha şefkatle davranırsınız.

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet