Ekim Bitmeden Gezilecek 3 Nefis Sergi

Henüz Ekim’in ılık günleri ve uzun gündüzler sona ermeden, size önereceğim 3 nefis sergiden birine, mümkünse hepsine birden gitmekte fayda var:

Dün & Bugün

Çizimleri 1 milyon satan haftalık New Yorker dergisine birçok kez kapak olan ve ayrıca New York Times ve Forbes gibi yine dünyaca ünlü dergilerde karikatür ve illustrasyonları defalarca yayınlanan Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Eylül ayı sonunda EKAV / Eğitim Kültür Araştırma Vakfı’nda yeni bir sergi ile sanatseverlerle buluştu.

Ekşioğlu’nun “Dün & Bugün” ismini verdiği sergisinde, sanatçının yaşamı kendine özgü kavrayış ve yorumlayış biçimini yine apaçık görüyor, fakat bu defa kağıt, tuval, üç boyut ve fotoğraftan oluşan kompozisyonlarını izliyoruz.

Ekşioğlu, yapıtlarının hiç birinde bir “tamlık” olmadığını, her bir parçada mutlaka bir “farklılık”, alışılagelenden bir gayrılık olduğunu söylüyor.

Grafik sanatını resimle buluşturup, öykülerle bezeyen sanatçının sergisinde hem şiirsel bir yol, hem de absürd pek çok öğeye rastlayabilir, sanatsever. Ve, renklerle desenlerin arasında dolaşırken, birbirinden bağımsız ve gerçeküstü görünen pek çok “şeyin” nasıl da birbirine bağlandığını keşfe çıkabilir.

Sözün kısası, “Dün & Bugün”ün basın bülteninde de yer aldığı üzere “ütopik bir karaktere sahip, içten ve kendine has eserlerle dolu bir sergi sizleri bekliyor.”

- 25 Ekim’e dek, Gümüşsuyu’ndaki Ekavart Gallery’ye uğrayın.

20XX: Kalıntılar

“Yok olup giden çok şey var. Ama kalıntılar ya çeşitli ritüel, efsane ve eser formunda beliriyor; ya da görüntü, bina, manzara ve şehir şekline bürünüyorlar.”

Larissa Sansour, Deniz Üster, İz Öztat – Dikran Taş, Can Kurucu, Berk Çakmakçı ve Gökçen Dilek Acay’ın yer aldığı “20XX: Kalıntılar” sergisi, Eylül sonundan bu yana Co Pilot Galeri’de devam ediyor.

Sanatçıların hepsi kendi üslup ve tarzlarında ve minimal bir yaklaşımla insanın gerçeklikten koptuğu o anları tarif ediyor. Eserlerin hepsinde hem “az”, hem de “çok” ve güçlü bir duruş var.

Kimlik, doğa ve bedenin geçirdiği dönüşümler, düşlenen bir geleceğe ve/veya kalıntılara dayanarak ele alınıyor. "Kalıntılar" derken esasında bahsedilen, gün be gün birikmekte olan dijital artıklar . . .

Eserler izleyiciye bir nevi “doğal-yapay”, “dikey-yatay”, “IRL-URL” gibi ikili karşıtlıkların bir aradalığını deneyimletiyor. Böylelikle, kimliksizleşme, geçmiş ve gelecek zaman içinde kendini konumlama kaygısı, insan bedeni ve internet gibi duygular ve araçlar arasında gidip gelen bir serüvene tanık oluyoruz . . .

Bu arada belirtmekte fayda var; “20XX”, grup sergiler, solo gösterimler, konuşmalar ve tartışmalar ile ilerleyecek, müzikten mutfak sanatları, tasarım ve modaya uzanan farklı disiplinlerle ortaklıklara başvuracak uzun soluklu bir girişim olmayı hedefleyen bir oluşum aslında. Bu anlamda, “20XX: Kalıntılar”, projenin başlangıç sergisi olmakta.

- Co Pilot Galeri’deki sergiyi kaçırmamak üzere 25 Ekim’e dek vaktiniz var.

Çakışan Karanlık

1989 yılında İran'ın Tebriz kentinde dünyaya gelen ve ülkenin en iyi on ressamından biri sayılan Farzin Rahneshin, Türkiye’deki ilk kişisel sergisini 17 Ekim'de Galeri Eksen’de gösterime sundu.

Sergiye verilen "Çakışan Karanlık" ismi, eserlerin koyu ve iç içe geçmiş dokusunu hakikaten de eksiksiz yansıtıyor. Sergilenen 16 eserin hemen hepsinde, gözler belirgin veya üstü çizili, bazen de yok sayılarak ön plana çıkarılmış sanki . . .

Her bir tablodan arada kalmış ve sesi kısılmış çığlıklar geliyor, insanın kulağına . . .

Sanatçının basın bülteninde şöyle diyor:

“Paradoks. Paradokslar bizi sarmış . . . Kültürel, sosyal ve kişisel paradokslar . . .

Ve biz istemsizce bu çelişkili ve paradokslu karanlıklar içinde yaşıyoruz. Hayır! Ölüyoruz . . .”

Çeşitli festivallerde dereceleri bulunan 25 yaşındaki ünlü ressam, 2013’te Dubai 'Emerging Artist Award' tarafından dünyanın en iyi gelişen 100 genç sanatçısı arasında yer aldı.

- Sergi, 30 Ekim’e dek Nişantaşı, Galeri Eksen’de görülebilir.

Siz de katılır mısınız bilmem ama bana öyle geliyor ki; insan karanlığın içinden ancak bilgi ve bir de sanatla sağ salim çıkıyor . . .

Fotoğraf: "20XX: Kalıntılar" sergisinden: Larissa Sansour, Nation Estate - Food 2012