Sanki zaman durdu. Her şey yabancı, herkes uzak. Zihni boşalmış gibi hissedenlerin telaşı, öfkesi, mutsuzluğu ve aldanmış, kaybolmuş hissedenlerin şaşkınlığı haftaya damgasını vurdu. Kimi yaşadığını hissetmekte zorlanırken, acaba ölmüş olabilir miyim diye sorgulamaya başlayanlar bile vardı. Bu karmaşık duygu durumu günlük yaşamın kalitesini düşürürken, neler oluyor sorgusunu da elbette beraberinde getirdi.

Olan şu: ‘’İnsanlık, karanlıkta batıp aydınlıkta doğmanın arifesindedir.’’ Sanki yaşam yeni kurallar ve yeni gerçeklikler içeren bir safhaya geçmiş, insanlar da bu yeni düzenin acemiliği sebebiyle ayakta kalmakta zorlanmaktadır. Bu aşamada zorlanmayanlar ise kendini keşfe adamış olanlardır.

Geçmişe yönelik doğal bir arınma sürecinin eşiğindesiniz.

Varoluşsal en derin yaranızı şimdiye kadar anlamanız mümkün olmadıysa ve bu alanda olgunlaşamadıysanız endişelenmeyin. Bu dönemde tanımlanamamış ve tamamlanamamış yönleriniz için koşulsuz geçiş hakkı isteyin. Şöyle düşünün; gerekliliklerini yerine getiremediğiniz halde üst kata çıkış izni aldınız ve ne gerekiyorsa yolda yaparım sözü veriyorsunuz. Verimli yaklaşım ‘’kendime dair çözemediğim çok şey var, ancak yolda çözerim’’ cesareti olmalıdır. Bu, dev bir sorumluluk adına verilmiş büyük bir sözdür. Ancak gelinen durum bir dönemi geride bırakmanın ‘’zorunluluğu’’ndan ibarettir, yani bu sözü verme cesareti gösteremeyenlerin daha az stresli ve daha az kaotik bir süreci deneyimleyeceklerini düşünmeleri gaflettir. Kapı açıktır ve geçilmesi evrimsel bir zorunluluktur. Güçlü ve bilinçli insan evrensel bütünlükle ortak hareket etmeyi arzulamalıdır.

En kadim acılarınız hortlamış, korkularınız ve şartlanmışlıklarınız kol gezmekte, yaşlanmış sınavlarınız ise eskimiş yüzünü maskelerle gizlemeye çalışarak, zihninizin derin kuyulardan su çekmesini izlemektedir. Siz bu suretleri tanıyorsunuz, kendinizi aldatmayın artık. Tek doğru şık var, o da ‘’yüzleşmelerden korkmuyorum’’ diyerek yola devam edebilmeyi seçmek.

Günlük yaşama dair bilinen yöntemlerin üstüne çıkılması artık bir zorunluluktur. Eski ve yeniyi birleştirmek, insan faktörü konuya dahil edildiğinde sonuç verebilir. Yenilikçi tavrın insanlar arası bulaşıcılığı toplumsal çözümleri yayarak çoğaltır. İnsan toplumsal yardımlaşmada özverili olmalıdır. Bireysel ihtiyaçlarınızdan çok kolektifin ihtiyaçları önceliğiniz olduğunda, çözümlerin yayılması ve uygulanması gerçek sonuçlar yaratacaktır. Zira bütünün parçası olan insanın, topluma katkısı oranında büyümeyi beklemesi mantıklıdır. Kazanacak olan Dünya’dır, haliyle insandır.

Bu süreçte temel risk, duygularını kendine ve çevreye doğru ifade edememektir. Kendinizi ifade etmek konusunda yeteri kadar dikkatli olamayacağınız bu devrede, duygularınızı öfkeyle ifade etmemeye gayret gösterin.

Şu sıralar ani ilişkilere girmek, imzalar atmak, sözler vermek konusunda yavaşlayın. Zihinsel olarak daha net ve huzurlu olduğunuz dönemlerde kararlar almayı tercih etme tavsiyelerini dinleyin. İlişkilerinizde haklarınıza sahip çıkın ve duygularınızın değersizleştirilmesine izin vermeyin. Tüm yaratıcılığınızla yaşama dahil olun, kimseye benzemeye çalışmadan büyütün duygularınızı.

Sağlık, mutluluk ve başarıya ulaşmak için Güneş’inizi takip edin.

Gökyüzünü dinleyin.

Sevgiler.

Instagram: astrologseckinilbuga

Facebook: seckin.ilbuga

Twitter: seckinilbuga