Bilinçli farkındalıkta 7 kural

Farkındalık kişisel aydınlanmanın ve ruhu olgunlaştırmanın bir basamağıdır. “Bilinçli Farkındalık” kişinin anda olanları fark edebilmesi ve bunları yargılamadan kabul edebilmesidir. Bilinçli farkındalık kişiyi suçlamalardan, pişmanlıklardan, yargılamalardan, kaygılardan vs. uzaklaştırır ve huzura yaklaştırır. Bilinçli farkındalık, mutlu ve huzurlu yaşamanın yoludur.

Bu yazımızda “Bilinçli Farkındalık” seviyemizi yükseltmek için 7 kurala dikkat çekelim isterim:

1- “Şu an” içinde kalmak: Basit bir soru: “Hayatında olan biten her şeyin farkında olan bir kişi geçmişe bakar mı?” Farkındalığı yüksek insan geçmişte olanlarla ilgili her şeyin farkındadır ve farkında olduğu geçmişe dönmenin, tekrar üzüntü duymanın yahut bir daha sorgulamanın anlamı olmadığını bilir. Bu nedenle yaşadığımız hikayenin geçmişinden derslerimizi almış ve zamanın içinde bırakmış olmalıyız. Yine “henüz yaşamadığınız zamanın merakıyla halen yaşamakta olduğunuz zamanı tüketmek ister misiniz?” sorusunun cevabı da önemlidir. Yani hep geleceğe bakmak da yanlış zamanda yaşamaktır. O halde bilinçli farkındalığa erişmek istiyor isek “şu an” bizim için önemli olmalı. Gerçek yaşamın zamanı şimdidir.

2- Olumsuzluğa teslim olmamak: Çoğu insan olumsuz düşüncelerin gelmesinden kurtulamadığı için başarılı olamadığını düşünür ancak bu yanlıştır. Her birimize farklı ölçülerde olmakla birlikte olumsuz düşünceler gelir. Farkındalık seviyesi, bu düşünceler geldiğinden sonra kimin bu düşünceyle ne kadar yaşadığına göre değişir. Yani gelen olumsuz düşünceye inanıp teslim olursanız onunla yaşarsınız ama ona inanmayıp aksi düşünceyle ona karşı savaşırsanız o düşünce gücünü yitirir ve yakanızı bırakır. Nihayetinde sadece olumsuz düşüncelerin tamamen gelmesini sağlayamazsınız, sadece düşüncelerinizi yönetmeyi öğrenirsiniz.

3- Holistik bakışa sahip olmak: Holistik bakış kuş bakışı demektir. Yani kendinize, olanlara ve dünyaya zaman zaman dışarıdan, yukarıdan ve tepeden bakabilmeniz gerekir. Bir filmi küçük cep telefonunuzdan izlemekle dev bir televizyondan izlemek arasında fark vardır. Bir kere sizinle ilgili olan şeylerde içerden baktığınızda taraf olursunuz ama dışarıdan bakışta üçüncü bir göz gibi görürsünüz. Hayatı anlamak, insanları anlamak, kendi içinizde olan biteni anlamak, şu an olan şeyin detaylarını anlamak biraz dışarıdan ve biraz yukarıdan bakmakla mümkündür.

4- Yargılamadan kabul etmek: Holistik bakmaya başlarsanız zaten yargılamayı bırakıp biraz daha kabul ile yaşarsınız. Yaptıklarınız ve dürtüleriniz için kendinizi ve başkalarını yargılamamalısınız. Siz dahil herkesin zaaflarına yenik düşebileceğini, farkında olamayabileceğini, hata yapabileceğini, sadece o an istediği için bir seçim yapabileceğini kabul etmelisiniz. Herkesin hayatta onlarca seçimi var, yalan söylemek ve aldatıcı olmak bile mümkün. Kendinizi ve başkalarını yargılamadığınız ve yargılarla yaşamadığınız zaman tek önemli şey “kendiniz ve yaşamınız” olacaktır.

5- Dikkat etmek: Hayat hunharca detay ve hızla ilerliyor. Kendinizde yaratmak istediğiniz değişimleri bir kararla gerçekleştiremezsiniz. Her daim kendinize, içinizde olanlara, dışınızda olanlara ve değişmesini istediğiniz konulara bakıyor olmalısınız. Baktığınız zaman görebileceğinizi ve gördüğünüz zaman onarıp değiştirebileceğinizi unutmayın. Örneğin olumsuz düşünce ve duyguların geldiğini görebilmelisiniz ki ona teslim olmayıp değiştirebilesiniz. Buradaki dikkat “pür dikkat” olmak değildir, sadece kendinizi doğru dengede tutmak için en az ara kontroller yapmanız gerektiğini biliniz.

6- Hatırlamak: Kendinize hatırlatmanız gereken şeyler olmalı. Ne için yaşarsınız, kimsiniz ve neleri değiştirmek istiyorsunuz? Kendinize dikkat ederken gördüğünüz hatalarda doğru duygu ve düşünceyi kendinize hatırlatmalısınız. Bir yanlış his ya da düşünce belirdiğinde beyninize doğrusunu hatırlatırsanız yeniden doğru dengeye geçersiniz.

7- Yavaş hareket etmek: Duygusal beynimiz düşünen beyne göre hızlı hareket eder, bu yüzden limbik sistemimiz bizi hızlıca olumsuza ya da yanlışa sürükleyebilir. Olaylar ve içinizde olanlar karşısında hızlı hareket etmeden yavaşlamalı ve sağlıklı beynin yani düşünen beynin devreye girip size doğruyu söylemesine imkan tanımalısınız. Amigdala kaçağı (duygusal ani atak) halinde bile 2 dakika dursanız atağın geçtiği bilgisi bile bilimsel gerçeklik iken biraz yavaşlayarak düşünen beynimizle uyumlanmak doğru olmaz mı?

Betül Yergök

İnstagram: @betulyergok

Youtube: @mentalizasyon