Gerçek aşk karışmaktır!

Bir ilişkiden beklenen sayısız ortaklığı paylaşmak değil midir? Her iki tarafın sevdiği bir tatlıyı birlikte yemesi gibi yani. Ortak bir nihayette buluşmak ve nihayetinde birbirimize karışmaktır doğrusu.

Birlikteliğin adına taktığımız günümüz dünyasında adını ne koyarsanız koyun, nasıl yaşarsanız yaşayın en temel paylaşımı yaşamadıkça ölür bağlar. Bağlanmayalım derken gerçekten bağlanmazsın ve erkenden koparırsın her ne varsa. Yorgan kirlenir, yastıkta parfüm kalır ama gelip geçer sevdasızlıklar.

Gerçek bir sevgide hayatlar karışmalıdır. Dilediğin kadar özgürlük naraları at, kendi hayatını alıp onun hayatına katık etmedikçe tadı olmaz sevmelerin. Hiç gördün mü soğanı ayrı tabakta suyu ayrı kasede fasulyesi bir tencerede olan bir kuru fasulye ya da hiç gördün mü pirinci bardakta, biberi ayrı haşlanmış bir dolma? Karıştırmazsan, güzel bir tat arzu etmezsen o yemek yemek olur mu hiç?

Gerçek bir sevgi tadı farklı farklı da olsa bir yemektir işte. Birbirine karışan iki hayatın birleşiminden çıkan ve sevgisi eklenmiş bir birlikteliktir.

Hayatı hayatına karışmış kaç adam ya da kaç kadın oldu? Ne kadar karıştınız birbirinize? Kim kendini sana katmak istemedi? Onu zorla hayatına katmak için çabalayıp durdun da başarısız mı oldun? Hayat lokmasını kendine saklayan ve karışmak istemeyen karışmıyor işte. Zorla yemek olmaz zorla güzellik olmadığı gibi ve zorla hayatı karıştıramayacağın gibi.

Gerçek bir sevgi alıp hayatını sevilenin hayatına karıştırmaktır ve bunu bile isteye yapmaktır yani. Dertlerimiz karışsın, kahkaha seslerimiz, bu akşam ne yapacağımız konusunda tekliflerimiz karışsın, ihaleler karışsın, uyurken ayaklar karışsın, dolapta çoraplar ve atletler karışsın. Karışalım istiyoruz işte, her ne olursa olsun. Aksini dilimiz söylese de ya da katıksızlığa alışsak da gerçek arzu hayatının hayatımıza karışacağı gerçek bir muhatapla karşılaşmaktır.

Şimdilerde tek karışan şey akıllarımız! Neler olup bittiğini, neden gittiğini ya da neden böyle dediğini anlamaya çalışan aklımızdan başka bir şey karışmıyor. Uzak kalma çabası, sorumluluktan kaçma güdüsü, korku duvarları ile zihnimiz karışıyor. İlişkiler zorlandıkça niyetler ve kırmızı çizgiler karışıyor, katlanma ve zorlama mevsimi gelmişçesine. İnsan arttıkça, imkanlar çoğaldıkça ve bilgiler kirlettikçe sevmenin tadı kaçıyor, seven kaçıyor ve hayat kaçıyor.

Herkes elindeki telefonunu karıştırıyor, sosyal medyada dönen fotoğrafları, kumandayla kendini bağladığı dijital dizileri ve oyunları karıştırıyor ama hayatın gerçek anlamı üzerine doğruyla yanlışı karıştırdığına aymıyor bir türlü. Ne üzücü, hayatların karışmasının tadı bu kadar güzelken sadece kafalar karışık bir yalnızlığa mahkum olmak!

Betül Yergök

İnstagram: @betulyergok

Youtube: @mentalizasyon