Kaçıngan erkeği kim yarattı?

Bu yazımda tamamen, baştan sona, yüksek sesle hemcinsim kadınlara sesleneceğim.

Erkekler şimdilerde cinsel güdülerle ya da sorumluluktan kaçma arzusuyla ilişkisiz ilişkiler yaşamaya meyilliler. Bu neden mi oldu? Bizim yüzümüzden! Sırf onları elde edelim diye alttan aldık, çoğunlukla sanki biz de öyle istiyormuşuz gibi davrandık. Ardından piyasada bunu kabul eden kadınlar varmış gibi geldi erkeklere. Gelenek oluşur gibi oldu, erkekler bu isteklerinin normal olduğunu hissetmeye başladılar. Çünkü onların bunu normal saymasına destek veren en az bir kadın oldu.

İletişimsiz ve paylaşımsız olan erkekleri idare ettiğimiz için “ben böyleyim, beni kabul eden böyle kabul etsin” demeye başladılar. Neden mi? Çünkü onları öyle kabul etmese de kabulü varmış gibi hissettiren ve böylelerine değer veren en az bir kadın oldu.

Bir kadına kendini özel hissettirmek istemek ya da kaybetmekten korkmak gibi duygular yok oldu erkeklerde. Çünkü kendilerini özel hissetmeye başladılar ve kaybetmekten korkulan hep onlar oldu. Biz sustuk, onları her şeyiyle kabul ettik, kaybetmekten korktuk ve güzel egolarını kaldırdık arşa! Ve bunu başlatan, “Yeter ki yanımda olsun” diyerek tuz biber eken en az bir kadın oldu.

Erkekler kötü demiyorum, onları kötülemiyorum burada. Ancak yanımızda illa bir partner, sevgili, eş olsun diye ilişki doğasını yakıp yıktık. Dünyanın değişiminde her şeyde olduğu gibi ilişki dengesinde de erozyon oldu. Kıymet kimde, kıymetli kim? Bence hem kadın hem erkek kıymetli ama gerçek dünyada neden kendi kıymetimizi yok ettik? Bunu biz yaptık, hem de sadece kendimiz için değil tüm kadınlar için kadın-erkek dengesinin bozulmasına neden olduk.

Çokça kadın gördüm iletişimsiz olmayı seviyor gibi davranan, ilişki istemediğini söyleyen, cinselliği daha önemli saydığını lafa söze döken. Ancak hiçbiri bir flörtte bu dediklerini uzun süre sürdüremedi ve hepsi bir yerden sonra açık verdi. Çünkü bu kadın doğası! Erkekler gibi düşünmek ve zamanın dejenerasyonuna kapılmak şart değil. Bu iyi de değil, doğamıza uygun da değil. Bu yüzden zorlamayın, doğanızdan farklı bir tavrı dilinizde resmetmeyin. Kabul edin, ne istediğinizi ve ne istemediğinizi kabul edin.

Biz sadece ruhumuzun merhametine muhtacız, kimsenin değil! (inanç dışında insanlar anlamında)

Kendimizi seversek başkasının sevmesine aç dolaşmayız bir kere ve sırf bu yüzden açıklarımızdan yaralar almayız. Dönüp kendinizi sevin önce!

Bir erkeğin vereceği değerle değerlenmiyoruz, bulgur değiliz ki bir avuç daha katınca kilomuz artsın, değerliyiz ve birinin bize hissettirmesine ya da değer katmasına ihtiyacımız yok, kabul edin artık!

Puzzle değiliz ki tamamlanalım! Tam yaratıldık, eksiğimiz yok ki bir erkeğin gelip gediğimizi tamamlaması gereksin.

Fedakarlık ruhumuzda var ve emektar varlıklarız tamam ama şiddete rağmen çocuklarımız için ya da herhangi bir sebeple sineye çekmek ve katlanmak zorunda değiliz, bozun bu denklemi!
 
Haydi elbirliği ile ilişki doğasının dengesini yeniden olması gereken hale getirelim. Paye vermeyin, hepimiz için ya da yalnız kendiniz için kendi değerinizi seçin.
 
Betül Yergök
İnstagram: @betulyergok
Youtube: @mentalizasyon