Ne kadar ve nasıl değiştin?

“Ben çok değiştim” ya da “benim hayatım çok değişti” diyor musun hiç ya da şöyle bir perdeyi aralasak der misin bir daha?

Mesela eskiden önemsediğin şeyleri, bilmem kaç sene önce sevdiğin şeyleri şimdilerde artık önemsemediğini ve sevmediğini belki fark etmiyorsundur.

Örneğin eskiden görünüşüne verdiğin özen, insanların düşüncelerini önemsemen, karşı cinsten beklentin ya da sosyal yaşamında arzu ettiğin temalar eski ve yeni sen arasında nasıl değişkenlikler veriyor. İnsanları tanıdıkça ne oldun, kazıklar yedikçe ya da deneyimlerinde zorlandıkça veyahut ilginç şeylerle yeni şeylere merak duydukça nelerin değişiverdi?

En çok da “Of ya ben baya değişmişim” dedirten ne olabilir sende? Bu kesinlikle hayata, insanlara, ilişkilere, yaşam biçimlerine veya sosyalleşmekten söyleşmeye kadar ince detaylara yaklaşımın üzerine olmalı.

İnsanın hayatı zihninin evrimleşmesine paralel değişir. Zihnin dümeni nereye çevirirse, o hangi şarkıyı söylerse ve hangi arzunun esiri olursa o yöne sürüklenir ve soluğu o süreklilikte bulursun. Ama zihnini de bu güdülenmeye sürükleyecek kişi sensin. İşte burası tam bir paradoksun ve aynı zamanda en güzel mucizen değil mi?

Evrimleştikçe, değişip dönüştükçe iyi ya da kötü başka bir kimliğe ve yaşama biçimine ulaşıyoruz yani. Ardından düne ve bugüne bakarken “ben çok değiştim ya” “hayatım çok değişti” sözlerini sarf edebiliyoruz. Bu sözü dedirtecek detayları görmeyi ve bunu demeyi çok fazla sevdiğimi itiraf etmeliyim.

Bir başkasında gördüğünüz bir davranıştan sonra “canım kendim, iyi ki ben öyle biri değilim” dediğiniz olmuştur ya hani, işte o anki mutluluğunuzu hatırlayın. Onun aynısı tüm yolculuğunuzda geldiğiniz yere bakışınızda da hissedebileceğiniz bir güzellik. Ama bunu gerçekten doğru yaparsanız! Kimi çok hızlı biçimde “hala hayatımda kimse yok” “seneler geçmiş hala istediğim yere ulaşmamışım” “hayallerim olmamış” gibi negatif tespitlere koşup kafasını gömüveriyor. Mesele bu mu? Konu hayatta elde edebildiğin kazanımlar, somut olarak ulaşıp ulaşmadıkların değil; kimliğinde ulaştığın sen, vardığın yeni halin, eskiden olan yönlerin ve şimdi hala sıcak tutmadığın önemseyişlerin konu!

Asıl bakacağın yer sensin! Sen seneler boyu ne oldun ve şimdi nesin, en az bir tane söyle bana “ben çok değişmişim” cümlesine örnek olacak iyi bir değişim ver bana. Açıkçası seneler boyu hayata bakış açın ve tüm detayların aynı olamaz ama böyle olduğunu düşünüyorsan da önemli bir sorunun olduğunu fark et ve değişim başlat derim.

Mesela ben gerçekten çok değişmişim, eskiden “kaliteli” sandığım sosyalleşmelerin şimdi zamanı yok eden kalite eksikliğinde olduğunu fark ediyorum. Zamanımı çok idareli kullanmak ve oturduğum masada hayatı hissedeceğim insanlarla konuşmak istiyorum. Ben bildiğiniz zaman tutumlusu bir insan olmuşum ve baya insan seçer olmuşum. Üstelik sırf “güzel zaman” başlığı altına nice arkadaşlar nice eğlence oturmaları ya da nice gelir geçer flörtlere açık olmuşuz hepimiz ve hep. Kendime sarılıp “iyi ki yeni bir hayat kurmuşsun kendine ve iyi ki bu olmuşsun, şimdi ki sen, hani dünyanın sürüklendiği deniz yerine kendine yeni bir nehir yaratan ve oradan okyanuslara bağlanan sen!” diyorum.

Bağımsız, özgür, kaidesiz ve huzurlu bir kimlik seçen yoluma minnetimle, “ben çok değişmişim ve yeni hayatım çok güzel” der, aynısı için sana da ayna tutup susarım. Çünkü kendi hikayesine dönüp bakmayan insan yaşamayı bilmez ya da ne yaşadığını tezahür edemez, onlar sadece sürüklenir. Her hikaye ise mutlak alkışı hak eden değişimler barındırır ve bakınca onları görürsen, o güzel değişimler sana seni alkışlattırır ve hayatın tadına daha çok yakınlaştırır.

Sevgiler

Betül Yergök

İnstagram: @betulyergok