Doğru hasta seçimi ne demektir?

Sosyal medya, internet, televizyon ve dijital çağda önünüze düşen yüzlerce reklam bulunuyor… Yeter ki kendinize küçük dokunuşlar yaptırmak isteyin.

Hem dünyada hem sektörümüzde gelişmekte olan dijital çağa adapte olurken, artık ulaşılamaz dediğimiz birçok ürün ve hizmet ulaşılabilir konuma yükseldi. Eş zamanlı olarak bilgiye aslında bu kadar kolay ulaşılabilecekken, bilgiden bu kadar uzaklaştığımız bir dönem yaşadığımızı hatırlamıyorum. O kadar bilgi kirliliği oluştu ki doğruyu ve yanlışı ayırt etmek çok zor. Aynı şekilde ameliyatsız estetik alanında çalışan meslektaşlarımın üzerinde, keza kendi üzerimde de benzer bir baskı olduğunu söylemeliyim. Kliniğimize başvuran hastalara baktığımda birçoğunun düşüncelerinde yatan isteklerin, arzuların yüksek ancak bu isteği tamamlayabilecek öz bilginin ve birikimin yani bilinçli olmanın uzağında olduklarını izliyorum.

Genelde istekler şu şekilde olmaya başladı; “Botoks yaptırmak istiyorum.”, “Fransız Askı yaptırmak istiyorum.”, “Dudaklarıma dolgu yaptırmak için geldim.”. Peki bilinçli olarak kendinize cevap vermeniz gerekirse şu soruyu sorabiliyor musunuz? “Gerçekten bunlara mı ihtiyacım var? Yoksa zamana yayılmış, doğru bir estetik planlama ile gün geçtikçe istikrarlı ve sağlıklı bir güzelleşmeye mi?” Seçim sizin! Kendi meslek hayatımdan basit tecrübelerimi size aktarmama müsaade edin. Kendiniz için en doğrusunu bulmanızı sağlayacaktır.

Doğru hasta seçiminin hekim ve hasta açısından önemi!

Bir önceki yazılarımda da bahsettiğim “estezede” kavramını temel alarak yorumlayacağım; bazı ameliyatsız estetik işlemler (Botoks, dolgu, Fransız Askı, Fokus Ultrason vb.) yaptırmış ve ortada değişen ya da düzelen bir görüntü olmadığını fark eden hasta sayılarımız gün geçtikçe artıyor. En sık karşılaştığım estezede vakaları da özellikle ‘’Yüzüme iple askılama yaptırdım ama hiçbir şey değişmedi!’’ diyen grup son yıllarda çok dikkat çekici seviyede arttı.

Bu tarz bazı işlemler yaptırıp memnun olmayan kişilere baktığımda konunun hep yanlış hasta seçimi olduğunu gördüm. Bir doktorun ilk görevi hasta istedi diye o işlemi yapmak değildir. Bence görevimiz, sizlere inatla doğruyu anlatmak. Sizlere yüz güzelliğiniz, cildiniz ile ilgili doğru bir planlama sunmak olmalıdır.

Öncelik her zaman cilt sağlığıdır!

Gerçek doğal güzellik sağlıklı bir cilt ile mümkündür! Cildin yapısı ince, akordiyon kırıkları oluşmuş (yani ciltte ciddi kolajen kaybı var olan) yüzün çene ve jawline hattında ciddi sarkma ve hacim artışı olan kişiler iple askılama yaptırıyorlar sonuç doğal olarak başarısız oluyor.

‘’Ama hocam internetten araştırdığımızda hiç böyle bahsedilmiyor’’ dediğinizi duyar gibiyim.

Herkese her işlem olmaz! Size ne olursa olsun, sizleri bütünsel olarak yorumlayacak, detaylı muayene edecek, cildinizi size anlatarak doğru işlemlere yönlendirecek doktorlara ulaşmalısınız. Doğru hastaya doğru işlemler ancak belli bir planlama dahilinde yapılırsa başarılı olunabilir.

Rejuvenasyon planlamasının önemi!

Esasında size bahsetmek istediğim asıl konu rejuvenasyon planlaması! Lütfen dikkatli okuyun. Kendiniz için doğru işlemlerin ne olduğunu bulmaya yardımcı olacağım.

Rejuvenasyon planlamasında ilk adımda hastaya, doğru günlük cilt bakımı alışkanlığı kazandırmakla başlar.

1) Günlük düzenli ve doğru cilt bakımı

Cildimizin günlük yıpranmasının önüne geçmek için düzenli olarak güneş koruyucu, C vitamini içeren serumlar ve hyalüronik asit içeren nemlendirici serumlar kullanmalısınız. Bu üçlü bakımı günlük yapmanız cildinize ilerleyen aşamalarda yapılacak işlemler etki süresi ve kalitesini artıracağını unutmayın.

2) Hacim kayıplarının düzeltilmesi

İkinci aşama yüzdeki hacim kayıplarını, ihtiyacınız kadar ve abartıdan uzak olacak şekilde düzeltmek. Bu aşamada kullanılan ürünler hyalüronik asit bazlı dolgular ya da akıllı dolgulardır. Yüzün dinamik akışını oluşturan 5 bölge değerlendirilerek başlanır ve sadece ihtiyaç olan alanlara Dinamik Yüz çalışması yapılarak doğal hatlar tekrar ortaya çıkarılır. Bu aşama 1 ay içinde tamamlanmalıdır.

3) Cilt kalitesinin artırılması

Üçüncü aşama, cilt kalitesi üzerine yoğun bir çalışma gerektirir. Dinamik Yüz dolgu uygulamasından sonra cilt kalitesini artırmak için mezoterapiler (Gençlik aşısı, vitamin ya da somon DNA aşıları, akıllı kolajen mezoterapileri) ve kış döneminde fraksiyonel lazer uygulamaları ile cilt sıkılığı ve kalitesi artırılarak cildinizin tüm yüzü sıkı bir şekilde doğal yollarla toparlaması sağlanır.

4) Cildin tekrardan pozisyonlanması

Son aşama ise nadiren de olsa ihtiyacınız olabilecek iple askılama yöntemleridir. Yeniden pozisyonlama (repositioning) amaçlı yapılabilir. Zorunlu olmadığını belirtmeliyim.

Şimdi dönelim yazının başına, ‘’Hocam ben ip askılama yaptırdım hiçbir işe yaramadı!’’ diyen hastalarım.

Cildin kalitesi kötü ve aynı zamanda cildin altında dayanabileceği hacim yok ise ip ile askılama yaptırdığınızda tutmayacağını ya da istenilen görüntüyü neden sağlamadığını anladınız.

Ne olursa olsun güzelliğinize küçük dokunuşlar yaptırmak istiyorsanız yukarıdaki planlama üzerinden değerlendirme yaparsanız her zaman mutlu olursunuz. Unutmayın önce doğru bilgiye ihtiyacımız var!

Dermatoloji Uzmanı Dr. Yusuf Topal

https://www.dryusuftopal.com/

#gelecekbütünselde