Bir migren atağının meydana gelmesini hızlandıran çeşitli tetikleyici unsurlar bulunur. Bunların en yaygın bilinenleri ışık, ses, stres, güçlü kokular, çikolata ve kahve olsa da kişiden kişiye değişmekle birlikte çok sayıda migren tetikleyicisi sıralayabiliriz. Örneğin alerjiler ve hormonal değişiklikler ya da hormonal dengesizlikler de migren ataklarını tetikleyebilir. Bu yazımda migreni tetikleyebilen olası faktörlerle birlikte alınabilecek önlemler hakkında bazı ipuçları paylaşacağım. Migren tetikleyicisi faktörleri saymaya başlamadan önce, biorezonans metodu ile ortalama 10 haftalık tedavi sonucunda kalıcı olarak tedavi edebildiğimizi belirtmek istiyorum. Bu tedavi hem migrende tetikleyici nedeni ortadan kaldırmaya hem de ağrıyı kesmeye yönelik bir protokole sahiptir. Dolayısıyla anlık ağrıyı baskılamaya yönelik bir yaklaşım değil, kalıcı tedavi sağlamaya yönelik bir yaklaşım sunar.

Migrende tetikleyici etkenler

Işık: Parlak veya yanıp sönen ışıklar migreni tetikleyebilir. Hastanın kendi kendine alabileceği pratik önlemler arasında dışarıda güneş gözlüğü takmak, elektrikle aydınlatılan ortamlarda pencere kenarlarına yakın oturmak, yanıp sönen ve parlak ışık bulunan ortamlardan kaçınmak yer alır.

Ses: Migren hastaları sese daha duyarlıdır. Özellikle aniden gelen sesler ve gürültü bir migren atağını tetikleyebilir. Sinema salonları, yüksek sesli müzik çalınan yerler gibi ortamlardan uzak durmak, gürültülü yerlerde kulaklıkla işitme koruması sağlamak, kişinin kendi kendine alabileceği önlemlerdir.

Alerjiler: Alerjiler az bilinen fakat sık rastlanan migren tetikleyicisi nedenler arasında gelmektedir. Vücudumuz alerjiye çeşitli şekillerde tepki gösterebilir ve migren de bu tepkilerden biri olabilir. Bunun tespiti ve tedavisi için mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Koku: Bazı kokular burun geçişlerindeki sinirleri uyararak migren baş ağrısına yol açabilir. Bunlar parfümler, ev temizlik ürünleri, oda spreyleri, benzin ve keskin kokulu yiyecekler şeklinde özetlenebilir. Bu nedenle migren hastaları tedavileri tamamlanana dek parfümsüz / kokusuz ürünler tercih etmelidir.

Gıdalar: Yapay bir tatlandırıcı olan aspartam, monosodyum glutamat, kafein, alkol (özellikle kırmızı şarap), çikolata, maya, karpuz, turşu ve fermente ürünler, işlenmiş etler ve paketli gıdaların pek çoğunun migren ataklarının tetikleyicisi olabildiği bilinmektedir. Bu yiyecekleri tüketen migren hastası, tüketiminden sonraki 90 dakika içinde bir atak yaşayabilir. Kişi tutacağı bir günlükle kendisini etkileyen tetikleyici gıdaların farkına varabilir ve tedavisi tamamlanana dek bu konuda dikkatli olarak önlem alabilir.

Hormonlar: Hormonal değişikliklerin migren baş ağrılarının oluşumunu çeşitli şekillerde etkileyebildiği bilinmektedir. Örneğin, kadınların adet dönemleri, hamilelik ya da doğum kontrol hapı alımına bağlı olarak migren geliştirmeleri muhtemeldir. Hormonal dengesizlik ve düzensizliklerin belirlenmesi ve tedavisinde doktora danışmak gerekmektedir.

Stres: Duygusal tepkiler ve stres migren hastaları için tetikleyici unsurlardır. Migren hastalarının neredeyse yüzde 70'i için stres tetikleyici bir faktördür. Depresyon ve anksiyete de diğer potansiyel tetikleyicilerdir. Doktor gözetiminde tedavinin yanı sıra egzersiz, gevşeme teknikleri, düzenli uyku ve nefes teknikleri bu açıdan faydalı olabilecek aktivitelerdir.

Hava durumu: Hava sıcaklığı değişimleri, uzun süreli güneş ışığına maruziyet, sert esen rüzgarlar gibi hava durumuna ilişkin etkenler migren ataklarını tetikleyebileceğinden bunlardan korunmakta fayda vardır.

Migreni tetikleyebilen diğer unsurlar: Çok fazla ya da yetersiz uyku, bazı ilaçlar, öğün atlamak, aşırı yorgunluk, yol tutması, yükseklik değişikliği, alkol ve susuzluktur. Mümkünse migrenli bir kişi düzenli yemek yemeli ve bol sıvı içmelidir. Ayrıca her gün düzenli olarak 7 - 8 saat uyumayı hedeflemelidir.